Kürt sorunu hakkında kafa yoran isimlerden AKP milletvekili Orhan Miroğlu “PKK’nın HDP’den korktuğunu” iddia ediyor!

Ve “HDP’nin barışa giden yolda oynayabileceği misyonun yaratacağı değişimden endişe duyduğunu” ileri sürüyor!

Miroğlu’nun görüşüne saygı duyarız!

PKK böyle bir korku yaşıyor olabilir!

Yıllarını dağlarda geçirmiş olan kadrolar bir barış ortamının sağlanması halinde kendilerinin “işsiz güçsüz” kalacaklarını düşünüyor olabilirler!

Ve bunun için de barış ortamına giden yolun kapanmasını arzu edebilirler!

Ama bunun tam aksi de varit değil mi, benzer bir korkuyu HDP de yaşamıyor mu Yani HDP de PKK’dan korkmuyor mu

Böyle bir korku yaşanmıyor olsa bir gün önce verilen demeçler bir gün sonra hemen düzeltilmeye kalkışılır mı

Bir gün önce PKK’nın “kirli eylemlerinden” söz edip bir gün sonra “böyle bir söz söylenmemiştir” denilmesi neyin alametidir

Aslında böyle bir korkunun yaşanması da doğaldır!

Elinde silah olmayanın elinde silah olandan “çekinmesinden” daha doğal ne olabilir

HDP Eş Başkanı Demirtaş’ın acilen Brüksel’e uçması da böyle bir çekinme sonucu gerçekleşmiş olamaz mı

Yapılan anketlerde terör yüzünden HDP’nin belli bir oranda oy kaybına uğradığı ifade ediliyor!

Kürt sorununun tarafları Brüksel’de bu “oy kaybı” ile ilgili olarak fikir teatisinde bulunmuş olabilirler mi

Her şey olabileceği gibi hiçbir şey olmayabilir de!

Zira mesele oldukça çetrefilli bir hale bürünmüş durumda!

Mesele tartışılırken sadece sorunun “yerli aktörlerinin” pozisyonları değil sorunun arka planındaki “yabancı aktörlerin” niyetleri de dikkate alınmak zorundadır!

Yerli aktörler istedikleri kadar Kürt sorununun “tatlıya” bağlanmasını arzu edip dursunlar!

Yabancı aktörlerin böyle bir niyeti yoksa yani onlar Kürt sorununun çözümlenmesini istemiyorlarsa bu kavga daha “uzun yıllar” sürecek demektir!

Kürt sorununun yabancı aktörleri meselenin “tatlıya” bağlanmasına karşı iseler HDP ile PKK arasındaki anlaşmazlık konuları sona erer mi

Yabancı aktörlerin “barıştan çok kavgadan yana” olduklarını unutmamak gerekir!

Kavga olacak, savaş olacak, bölgenin “kardeş insanları” birbirine düşecek ki bunlar ekmek yiyebilsin!