Türkiye Yazarlar Birliği Şeref Genel Başkanı ve Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Kâzım Arıcan, Diyanet TV ekranlarında yayınlanan “Yeni Güne Merhaba” programına konuk oldu.

Canlı yayında konuşan Arıcan, Kur’an-ı Kerim’den tarihsel mirasa, yapay zekâ ahlâkından Çanakkale ruhuna kadar uzanan geniş bir yelpazede “Hayallerden Geleceğe Gençlik Yolculuğu”nu anlattı.

Demet Köseoğlu’nun hazırlayıp sunduğu, büyük bir ilgiyle takip edilen “Yeni Güne Merhaba” programı, bu hafta medeniyetimizin gençlik tasavvurunu ve modern çağın getirdiği meydan okumaları ekranlara taşıdı.

Programın konuğu olan ASBÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Kâzım Arıcan, gençlik kavramının sadece biyolojik bir yaş aralığına sıkıştırılamayacağını belirterek çarpıcı açıklamalarda bulundu.

“Gençlik; imanın berraklığı, kalbin diriliği, hakikat arayışı ve istikamet üzere yaşama iradesidir. Nice genç vardır ki idealini kaybettiği için erken ihtiyarlar; nice yaşı ilerlemiş insan da hizmet aşkıyla hâlâ gençtir.”

KUR’AN’IN GENÇLİK AYNASI: ASHÂB-I KEHF’TEN HZ. YUSUF’A

Prof. Dr. Arıcan, konuşmasında Kur’an-ı Kerim’de zikredilen gençlik modelleri üzerinden bugünün dünyasına ayna tuttu. Ashâb-ı Kehf’in modern çağın haz, hız ve dijital kalabalıkları arasında kendi iç sığınağını arayan gençlere bir rehber olduğunu ifade eden Arıcan, Kur’an’ın bu gençlerin dünyevi gücünü değil, imanını merkeze aldığını hatırlattı.

Konuşmasında Hz. Yusuf’un iffet ve sabrını, Hz. İbrahim’in sorgulayan felsefi zihnini, Hz. Musa’nın adalet arayışını ve Hz. Meryem’in sarsılmaz vakarını örnek gösteren Arıcan, “İslam’da gençlik ideali sadece erkek kahramanlar üzerinden değil, kadın şahsiyetler üzerinden de kurulur. Gençlik, kadın-erkek bütün insanlık için ahlâki bir sorumluluk dönemidir” dedi.

“GENÇLERİ HATALARIYLA MAHKÛM ETMEYİN”

Hz. Peygamber’in gençlere yönelik eğitim modelinin temelinde güven, merhamet ve sorumluluk yattığını vurgulayan Arıcan, bugünün yetişkinlerine ve eğitimcilerine de önemli uyarılarda bulundu.

Efendimiz’in henüz peygamberlik gelmeden önce “el-Emîn” sıfatıyla anıldığını hatırlatan Rektör Arıcan, büyük davaların ancak güvenilir şahsiyetlerle inşa edilebileceğini söyledi. Mus’ab b. Umeyr, Hz. Ali ve Üsame b. Zeyd gibi genç sahabilerin erken yaşta kritik sorumluluklar üstlendiğine dikkat çekerek, bugünün gençlerine “yapma, etme, sus” diliyle yaklaşmanın yanlış olduğunu; onlara alan açılması, kabiliyetlerinin keşfedilmesi ve hatalarıyla mahkûm edilmemeleri gerektiğini belirtti.

DİJİTAL ÇAĞDA YENİ BİR RUH: “YAZILIM VE YAPAY ZEKÂ AHLÂKI”

Konuşmanın en dikkat çekici bölümlerinden biri ise Türk-İslâm geleneğindeki fütüvvet ve ahilik kültürünün günümüze uyarlanması oldu. Ahiliğin sadece bir esnaf teşkilatı değil, bir karakter inşası ocağı olduğunu belirten Arıcan, günümüzde diplomanın verildiğini ancak karakter inşasının eksik kalabildiğini ifade etti.

Çağımızın yeni alanlarında acilen fütüvvet ruhuna ihtiyaç duyulduğunu belirten Arıcan, şu listeyi sıraladı: Yazılım ve Yapay Zekâ Ahlâkı / Medya ve Ticaret Ahlâkı / Bilim ve Akademi Ahlâkı.

“Ahlâkı olmayan bilgi insanlığı kurtarmaz. Vicdanı olmayan teknoloji insanı nesneleştirir, merhameti olmayan güç ise zulme dönüşür.”

GÜNÜMÜZÜN CEPHELERİ: “LABORATUVARLAR VE KÜTÜPHANELER”

Mehmet Âkif Ersoy’un idealize ettiği “Âsım’ın Nesli” kavramına da değinen Prof. Dr. Arıcan, Çanakkale’de vatanı için hayallerini ve geleceklerini feda eden lise ve üniversite gençliğinin ruhunu selâmladı. Bugün gençlerden cepheye gitmelerinin beklenmediğini ancak çağın farklı cepheleri olduğunu ifade etti:

“Bugün de cehalete karşı ilim, tembelliğe karşı çalışma, dijital savrulmaya karşı bilinç cepheleri var. Gençlerimiz laboratuvarlarda, yazılım merkezlerinde ve kütüphanelerde yeni bir Çanakkale ruhuyla çalışmalıdır. Çünkü milletlerin geleceği artık kültür, sanat, teknoloji ve bilim meydanlarında belirleniyor.”

GELECEĞE YÜRÜYEN GENÇLİĞE YOL HARİTASI

Programın sonunda, umutsuzluğa kapılan ve nereden başlayacağını bilemeyen gençlere altın değerinde tavsiyelerde bulunan Prof. Dr. Musa Kâzım Arıcan, manifesto niteliğindeki şu sözlerle konuşmasını noktaladı:

“Umutsuzluk gençliğe yakışmaz. Önce kendinizi tanıyın, iyi bir eğitim alın ve mutlaka derinlikli okumalar yapın. Türkçenizin bir medeniyet dili olduğunu unutmadan dil öğrenin. Yol arkadaşınızı iyi seçin. Hayalleriniz büyük olsun ama kalbiniz hayallerinizden de büyük olsun. Yükselin ama başkalarını ezmeden yükselin. Teknolojiyi üretin ama insan kalmayı unutmayın.”

PROF. DR. MUSA KAZIM ARICAN KİMDİR?

Prof. Dr. Musa Kazım ARICAN 1970 yılında Hatay Dörtyol’da doğdu.

İlkokulu Karakese kasabasında, liseyi Dörtyol’da bitirdi.

Üniversite eğitimini 1994 yılında Ankara Üniversitesi’nde tamamladı.

1994 yılında Diyarbakır Ergani’de bir yıl öğretmenlik yaptı.

1995 yılında Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde Araştırma Görevlisi olarak akademik kariyerine başladı.

“Spinoza’nın Tanrı Anlayışı” teziyle doktorasını tamamladıktan sonra 2010 yılında doçent oldu, 2015 yılında profesör ünvanı aldı.

2011 yılı sonuna kadar Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde çalıştı.

2012 yılından itibaren Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde akademik hayatına devam etti.

28 Şubat 2020 tarihinden itibaren Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektörü olarak görevine devam etmektedir.

2016 yılında Türkiye Yazarlar Birliği Genel başkanlığına seçilen ve beş dönemdir bu görevi sürdüren ARICAN, Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) bünyesinde kurulmuş ve “Uluslararası” statüye sahip “TÜRKSOY Yazarlar Birliği”nde Başkan Vekili olup, evli ve üç çocuk babasıdır.

Kaynak: Haber Merkezi