Özellikle toplumun dezavantajlı kesimlerini hedefleyen bu tarihi düzenleme, araç sahibi olma sürecindeki vergi yükümlülüklerini yeniden tanımlıyor. Yasama sürecinin ardından yürürlüğe giren ve piyasada geniş yankı uyandıran kararın tüm detayları şöyle...
Özellikle fiziksel engeli bulunan vatandaşların mobilite imkanlarını artırmayı hedefleyen bu yasal adım, yüksek yargının işaret ettiği hukuki boşlukları doldurmak amacıyla hayata geçirildi. Gece geç saatlere kadar süren mesai sonrasında yasalaşan metin, mülkiyet hakkı ve sosyal devlet ilkesinin bir gereği olarak değerlendiriliyor.
HUKUKİ ZEMİN VE ANAYASA MAHKEMESİ’NİN ROLÜ
- Değişikliğin temel motivasyonu, Anayasa Mahkemesi tarafından daha önce verilen bir iptal kararına dayanmaktadır.
- Yüksek Mahkeme'nin hak mahrumiyetine vurgu yapan kararı doğrultusunda, kanun teklifine eklenen yeni maddeyle ÖTV istisnasının sınırları yeniden belirlenmiştir.

- Yapılan düzenleme ile daha önce sistemin dışında kalan belirli bir grup, yasal güvence altına alınarak araç erişim hakkına kavuşmuştur.
- Meclis’teki siyasi partilerin büyük oranda uzlaşısıyla kabul edilen madde, hukuki belirlilik ilkesine hizmet etmektedir.
ORTOPEDİK ENGELLİLER İÇİN YENİ BİR DÖNEM BAŞLIYOR
Düzenlemenin odak noktasında, engel oranı yüzde 40 ve üzerinde olan ortopedik engelli bireyler yer alıyor. Yeni mevzuata göre, fiziksel kısıtlılıkları sebebiyle bizzat sürücü belgesi alamayacak durumda olan vatandaşlar da artık ÖTV ödemeden araç sahibi olabilecek. Bu hak, bireyin kendi başına araç kullanamadığı durumlarda dahi ulaşım özgürlüğünün kısıtlanmaması gerektiği fikrinden yola çıkılarak kurgulandı.
YAŞAM STANDARTLARI VE EKONOMİK YANSIMALAR
Alınan bu karar, sadece bir vergi indirimi değil, aynı zamanda binlerce ailenin sosyal hayata katılımını kolaylaştıracak bir sosyal politika aracı olarak görülüyor.





