KONUMU, mevkii ne olursa olsun hiç kimsenin suç işleme
gibi bir hakkı olamaz. Bu gerçeğe rağmen vekillerin dokunulmazlığı anayasa ve
yasalarla teminat altına alınmıştır. Böyle olunca da sanki vekillere suç işleme
hakkı verilmiş gibi bir görüntü ortaya çıkıyor. Hâlbuki mesele vekillere suç
işleme hakkı sağlamak değil. Sadece Türkiye de değil dünyanın diğer pek çok
ülkesinde vekillerin dokunulmazlığı söz konusudur. Bu dokunulmazlık
kaldırılamaz da değildir. Suç işleyen bir vekil ile ilgili olarak yargıdan
Adalet Bakanlığı na oradan da Millet Meclisi ne dokunulmazlığın kaldırılması
talebi gelmektedir. Ne var ki, bu mekanizma ülkemizde sağlıklı bir şekilde
işlememekte, genellikle dokunulmazlığın kaldırılması talepleri Millet
Meclisi nde dönem sonuna ertelenmektedir. Bu durum bir teamül haline gelmiştir.
Dokunulmazlıklarının kaldırılması istenen milletvekilleri ile ilgili olarak
tartışmaların gündeme geliş sebebi de işte sözünü ettiğimiz dokunulmazlığın
kaldırılmasının dönem sonuna bırakılması uygulaması ile ilgilidir.
Hiç kimsenin suç işleme hakkı olamayacağına göre niçin
suç işleyen vekillere dokunulmazlık zırhı giydirilmiştir Vekillerin herhangi
bir suçtan tutuklanıp içeri atılmasını engellemeye yönelik bir tedbirdir. Bir
bakıma Meclis çoğunluğuna sahip partilerin istemedikleri milletvekillerinin
basit bir takım suçlar bahane edilerek dokunulmazlığının kaldırılması cihetine
gitmelerini engellemek için düşünülmüştür. Kısacası, milletvekillerinin
cezalandırılması imkânsız hale getirilmiş değil, zorlaştırılmıştır.
Bu mekanizma doğru işletilirse yanlış bir tarafı yoktur.
Ama bir takım kişisel kabullere dayanılarak milletvekillerinin bir takım söz ve
eylemleri suç kabul edilerek dokunulmazlığının kaldırılması yoluna gidilmesi
durumunda bugün dokunulmazlıkların kaldırılmasının dönem sonuna bırakılmasının
ortaya çıkardığı sakıncalardan çok daha fazlası ile karşılaşmamız söz konusu
olabilecektir. Geçmişte Merve Kavakçı başörtülü Meclis e geldi diye linç
edilmesinin sebebi suç işlemiş olması mıydı Hayır. Siyasete bir takım siyaset
dışı asker-sivil bürokratların baskısı sonucu demokrasi ve insan hakları sözlerini
dillerinden düşürmeyen siyasi parti liderleri bile çılgına dönmüş Merve
Kavakçı nın başörtüsü devlete meydan okuma olarak nitelendirilerek Meclis in
devlete meydan okuma yeri olamayacağını söyleyerek Meclis dışına itilmesine
destek vermişlerdi.
İnanç ve düşünce özgürlüğünün anayasanın teminatı altında
olduğu söylenmesine rağmen bu linçe yargıdan bir ses çıkmıştır. Demek istediğim
o ki, vekillik suç işleme hakkı vermez ama bir takım siyasilerin suç icat etme,
kendileri gibi düşünmeyen ve inanmayanları suçlu ilan etme hakları da olamaz.
Bu bakımdan dokunulmazlıkların kaldırılmasının şartlarını, hatta
dokunulmazlığın kaldırılmasını gerektiren suçların tasnifinin yapılması,
böylece dokunulmazlığın kaldırılmasının konjonktüre, bazı siyasilerin keyfine
bırakılmaması gerekiyor. Mesele yargının kararına bırakılacak ise, yani
yargıdan işlenen bir suç sebebiyle bir milletvekilinin dokunulmazlığının
kaldırılarak yargılanmasına imkân verilmesi talebi söz konusu olacaksa o zaman
dokunulmazlığın kaldırılmasının dönem sonuna bırakılmaması gerekir. Ancak böyle
bir uygulama 4 yıllık bir dönem içinde pek çok milletvekilinin
dokunulmazlığının kaldırılmasını gündeme getirecektir. Bu bakımdan meseleyi
derinlemesine ele almak, dokunulmazlık müessesinin hangi şartlardan kaynaklandığının
tespit edilerek, dokunulmazlığın kaldırılması hususunda farklı uygulamalara
meydan vermeyecek bir düzenlemeye gidilmesi gerekir. Yoksa Meclis te çoğunluğa
sahip olanların egemenliği gündeme gelecek, çoğunluk milletvekillerinin
dokunulmazlığının kaldırılması dönem sonuna bırakılırken, muhaliflere yargı
yolu açılabilir ki bu adaletsizliği gündeme getirir.