Rum basınında yer alan, Kıbrıs’ta Maraş ve Güzelyurt'un Rum tarafına bırakılması karşılığında KKTC'nin tanınması ve siyasi eşitlik sağlanmasının gündemde olduğu yönündeki iddialara tepki gösteren Arıkan, "Şehitlerimizin emaneti olan Kıbrıs'ta bırakın Maraş'ı, Güzelyurt'u, bir çakıl taşının dahi pazarlığı yapılamaz" dedi.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, partisinin TBMM'deki grup toplantısında NATO Zirvesi hazırlıkları, savunma sanayii, ASELSAN ve Kıbrıs iddiaları başta olmak üzere gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Hükümete çeşitli eleştiriler yönelten Arıkan, ASELSAN'ın yabancı sermayeye devredileceğine ilişkin iddiaların açıklığa kavuşturulmasını isterken, NATO Zirvesi öncesi Ankara'da alınan tedbirleri de eleştirdi.

NATO HAZIRLIKLARINA TEPKİ
Arıkan, Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi hazırlıklarını eleştirerek, hükümetin milletin sorunlarını geri plana ittiğini söyledi. "İktidarın gündeminde ne emekli var, ne asgari ücretli var, ne çiftçi var. Ülkenin bütün sorunlarını bir kenara bıraktılar, varsa yoksa NATO diyorlar" ifadelerini kullanan Arıkan, zirve öncesi alınan tedbirleri "utanç verici" olarak nitelendirdi. Arıkan, "Sırf eylem yapabilirler diye insanlar tutuklanıyor, gazetecilere ambargo uygulanıyor, yoksulluk görülmesin diye evler boyanıyor, yol kenarlarına brandalar çekiliyor. Aziz milletimize reva gördüğünüz bu utanç hiçbir brandayla kapanmayacak, hiçbir boyayla üstü örtülmeyecek" eleştirilerinde bulundu.
"NATO BRÜKSEL'DE SERBEST, ANKARA'DA YASAK"
NATO protestolarına yönelik yasakları da eleştiren Arıkan, Türkiye ile Avrupa’yı karşılaştırdı. Arıkan, "NATO'nun merkezi Brüksel'de protesto etmek serbest ama Başkent Ankara'da yasak. Afyonkarahisar'da ne oldu? Karabük'te, Mersin'de, Eskişehir'de neden yasak koyuyorsunuz? Kimden bu kadar korkuyorsunuz? Vatandaşın anayasal hakkını elinden alıp sonra da sivil anayasa yapacağız diyorsunuz. Hadi oradan" dedi.
"BRANDA İKTİDARI" ÇIKIŞI
İktidarı "branda iktidarı" olarak nitelendiren Arıkan, sorunların çözülmek yerine gizlenmeye çalışıldığını söyledi. "Sayın Cumhurbaşkanı Hatay'a gidecek branda, Adıyaman'a gidecek branda, şimdi de Trump gelecek diye bütün Ankara brandalarla örtülüyor. Beceriksizliğinizi brandalarla örtemezsiniz" dedi.
KAAN VE YERLİ MOTOR TARTIŞMASI
Savunma sanayiine destek verdiklerini vurgulayan Arıkan, KAAN savaş uçağıyla ilgili iddiaları gündeme taşıdı. Arıkan, "Yüzde yüz yerli ve milli dediğiniz jetin motorunu neden Trump bize hediye ediyor? Kaportası bizden, motoru Amerika'dan gelen bir jetin kullanım izni bizde mi olacak, ABD'de mi olacak? Milletimiz algı değil, gerçekten icraat istiyor. Sadece adı değil, motoru da yüzde yüz yerli ve milli olan KAAN istiyor" diye konuştu.
ASELSAN İDDİALARINA AÇIKLIK ÇAĞRISI
Arıkan, kamuoyunda gündeme gelen ‘ASELSAN’ın yabancı sermayeye teslim edileceği’ yönündeki iddiaların da cevapsız bırakılmaması gerektiğini söyledi. Cumhurbaşkanı ile BlackRock CEO'su Larry Fink arasında yapılan görüşmeyi hatırlatan Arıkan, "Bu görüşmede ASELSAN var mıydı?" sorusunu yöneltti. Arıkan, "ASELSAN bir bilanço kalemi değildir. ASELSAN herhangi bir ticari kurum değildir. ASELSAN bu milletin bağımsızlık iradesidir. Türkiye'nin stratejik savunma sanayii şirketleri küresel sermayenin değil, bu milletin egemenlik hakkının konusudur" ifadelerini kullandı.
KIBRIS İÇİN "BİR ÇAKIL TAŞI BİLE VERİLEMEZ" MESAJI
Rum basınında yer alan ve Maraş ile Güzelyurt'un Rum tarafına bırakılması karşılığında KKTC'nin tanınması, siyasi eşitlik ve doğrudan temas gibi adımların masada olduğu yönündeki iddialara değinen Arıkan, hükümeti kamuoyunu bilgilendirmeye çağırdı. Birleşmiş Milletler Kıbrıs Özel Temsilcisi'ne atfedilen planın ayrıntılarının Rum medyasında yer aldığını belirten Arıkan, şu ifadeleri kullandı: "Şehitlerimizin emaneti olan Kıbrıs'ta bırakın Maraş'ı, Güzelyurt'u, bir çakıl taşının dahi pazarlığı yapılamaz. Kıbrıs Türkü'nün Mehmetçiğimizin kanıyla kazanılmış vatan toprağı hiçbir müzakerenin konusu olamaz. Eğer bu iddialar doğru değilse iktidar derhal milletimizi aydınlatmalıdır. Eğer böyle bir hazırlık varsa bundan derhal vazgeçilmelidir."
İSRAİL'E "SOYKIRIMCI ARIYORSAN AYNAYA BAK" TEPKİSİ
Dış politikaya ilişkin konuşmasında ise İsrail kabinesinin 1915 olaylarına ilişkin kararına da tepki gösteren Arıkan, Netanyahu yönetimini hedef aldı. Arıkan, "Soykırım arıyorsan Gazze'ye bak. Soykırım arıyorsan Lübnan'a bak, Suriye'ye bak. Soykırımcı arıyorsan aynaya bak" ifadelerini kullandı.
"EMEKLİNİN BEDDUASI AĞIRDIR"
Emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara da değinen Arıkan, en düşük emekli aylığının asgari ücret seviyesine çıkarılması çağrısında bulundu. Arıkan, "Bugün eczane önünde ilacının parasını sayan emeklinin sözcüsüyüz. Siz emekliye 20 bin lira verip açlık sınırının altında yaşamayı dayatıyorsunuz. Emeklilik yoksulluğa açılan kapı değil, emeğe ödenen şeref borcudur. Getirin en düşük emekli maaşını asgari ücrete eşitleyelim. Emeklinin bedduası ağırdır; gelin hayır duasını kazanalım" diye konuştu.

ADIYAMAN'DAN TÜTÜNLE GELDİ
Önceki hafta sonunu Adıyaman'da geçirdiklerini belirten Arıkan, kentte vatandaşların altyapı, üretim ve geçim sıkıntılarını dinlediklerini söyledi. Kürsüye Adıyaman tütünü çıkaran Arıkan, "Bu sadece bir tarım ürünü değil; bu ülkenin alın teridir" dedi. Arıkan, "Buradaki mesele vatandaşın cebindeki sigara paketi değil, bu ülkenin üreticisini küresel sermayenin insafına terk etmektir. AK Parti öncesinde 500 bine yakın insan tütün üretiminden geçiniyordu, bugün bu sayı 35 binlere düştü. Faize karşılar faiz rekor kırıyor, enflasyona karşılar enflasyon rekor kırıyor, sigaraya karşılar sigara tüketimi rekor kırıyor. Allah rızası için siz bir şeye karşı olmayın" ifadelerini kullandı.
GENÇLER VE UYUŞTURUCU UYARISI
Konuşmasının sonunda gençlerin yaşadığı sorunlara da dikkat çeken Arıkan, işsizlik ve bağımlılığın ciddi boyutlara ulaştığını söyledi. "Türkiye'de bağımlı sayısı 16 milyona ulaşmış durumda. Uyuşturucu kullanım yaşı 9'a kadar düştü. Okulların önünde jelibon şeklinde uyuşturucu satılıyor. Soğancılara operasyon yapıyorsunuz, tavuk üreticilerine operasyon yapıyorsunuz. Peki uyuşturucu baronlarına ne zaman operasyon yapacaksınız? Baronların inlerine ne zaman gireceksiniz?" diye konuştu.
DAVUTOĞLU: “NATO ZİRVESİNE HAZIRLIK DEĞİL ANKARALILARA İŞKENCE”
Toplantıda konuşan Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ise NATO Zirvesi hazırlıkları ve Ankara’daki güvenlik uygulamalarına tepki göstererek, “NATO Zirvesine iyi hazırlanmak yerine, Ankaralılara nasıl günü işkenceye dönüştürürüz diye hazırlık yapmışlar, bunu uyguluyorlar. İktidar, NATO'nun sorgulanmadığı, sadece NATO'nun konuşulduğu bir NATO zirvesi istiyor. Engellemeyin bu insanlar Gazze için sokağa çıksınlar. Emin olunuz çok daha güçlü olursunuz, Trump'a dönüp ‘bakın benim halkımın tepkisi var’ dersiniz, ‘benim ülkemde demokrasi var özgürlük var’ diyebilirsiniz. Bırakın Trump inerken, on binlerin Ankara sokağında ‘Gazze’ diye haykırışını duysun, polisler değil, kapatılan yollar değil, insanlık vicdanı haykırsın Ankara'da. Hiçbir şey kaybetmez, kazanırsınız” dedi.

BABACAN: “TEMMUZ'DA ASGARİ ÜCRETE ZAM VERMEMEK KUL HAKKINA GİRMEKTİR”
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ise toplantıda konuşarak, Türk-İş’in açıkladığı açlık sınırı verilerine dikkat çekerek ekonomik tabloya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Babacan, “Türk-İş açıkladı. Açlık sınırı olarak tanımladığımız rakamın 35 bin 759 liraya çıktığını gördük. Yılbaşından bu yana artış tam 18,6. 1 Temmuz'da asgari ücrete zam vermemek kul hakkına girmektir. En düşük emekli maaşının da mutlaka güncellenmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.





