Genelkurmay Eski Başkan Org. İlker Başbuğ‘un, darbeye teşebbüs ve silahlı terör örgütü kurmak suçuyla tutuklanmasını değerlendiren emekli askerler, önemli hususlara dikkat çektiler. Emekli Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi, mahkemenin halen varlığını devam ettiren bir cuntanın olup olmadığını açığa çıkartması gerektiğini söyledi.
35 meşruiyetini kaybetti
Emekli Askeri Hakim Faik Tarımcıoğlu, Başbuğ‘un tutuklanmasıyla gelinen noktayı "Darbeler döneminin sonudur" diye nitelendirdi. Bundan sonra hiç kimsenin iç hizmet kanunun 35. Maddesine dayanarak darbe yapamayacağını kaydeden Tarımcıoğlu, "Artık kimse, bunu bir mazeret veya kılıf olarak kullanamaz. 35.madde, bundan sonra bir meşruiyet şemsiyesi olamaz" dedi.
ASDER Onursal Başkanı ve Emekli Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi, "Anlaşılıyor ki, bu ithamla tutuklananlar bunun doğru olduğu istikametinde ifade ettiler. Bu noktada, bu suçta kimin imzası olursa olsun, ayrım yapılmadan yargı önünde herkesin eşit olması gerekir. Dolayısıyla bu sonuç, hukukun üstünlüğü ve eşitlik açısından olması gereken bir durumdur" diye konuştu.Özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekilliği‘nce ‘‘İrtica ile Mücadele Eylem Planı‘‘ davası kapsamında yer alan iddialara ilişkin başlatılan soruşturmada eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ‘un tutuklanması, yurtiçinde ve yurtdışında büyük yankı uyandırdı. İstanbul Nöbetçi 12. Ağır Ceza Mahkemesince ‘‘örgüt yöneticiliği‘‘ ve ‘‘darbeye teşebbüs‘‘ suçlarından tutuklanan emekli Orgeneral Başbuğ, Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi‘ndeki 5 No‘lu L Tipi Kapalı Cezaevine yerleştirildi. Yaşanan süreci bazı isimler şöyle değerlendirdi:
Tanrıverdi: Cunta varsa ortaya çıkarılmalı
ASDER Onursal Başkanı ve Emekli Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi, böyle bir gelişmeden dolayı üzüntü duyduğunu belirterek, "Her şeyden önce, internet andıcı ve irtica ile mücadele eylem planı doğru çıkmasıydı. Ama anlaşılıyor ki, bu ithamla tutuklananlar bunun doğru olduğu istikametinde ifade ettiler. Bu noktada, bu suçta kimin imzası olursa olsun, ayrım yapılmadan yargı önünde herkesin eşit olması gerekir. Dolayısıyla bu sonuç, hukukun üstünlüğü ve eşitlik açısından olması gereken bir durumdur" diye konuştu. Esas zanlının hiyerarşik yapı dışındaki cunta örgütünün olduğuna dikkat çeken Tanrıverdi, "Hiyerarşik yapıdakiler suçludur ama öbürlerine nazaran ikinci dereceden" dedi. Suçu işlemeye dayanak yapılan yasal mevzuatın da sorgulanması gerektiğini dile getiren Tanrıverdi, "Bunun da ortaya çıkarılması lazım" dedi. Silahlı kuvvetlerde böyle bir cuntalaşma varsa bu cuntanın uzantılarının emekliler içinde olduğu kadar hala aktif görevde olanlar da bulunabileceğine dikkat çeken Tanrıverdi, "Bunların tamamının yargı önüne çıkarılması gerekir" dedi.
Tarımcıoğlu: Darbe döneminin sonu
Emekli Askeri Hâkim Faik Tarımcıoğlu ise, Başbuğ‘un tutuklanmasıyla gelinen noktayı "Darbeler döneminin sonudur" diye nitelendirdi. Bundan sonra hiç kimsenin iç hizmet kanunun 35. Maddesine dayanarak darbe yapamayacağını kaydeden Tarımcıoğlu, "Artık kimse, bunu bir mazeret veya kılıf olarak kullanamaz. 35.madde, bundan sonra bir meşruiyet şemsiyesi olamaz" dedi. İnternet andıcı ve irtica eylem planının iç içe geçmiş, darbeye teşebbüs hazırlayan faaliyetler olduğuna dikkat çeken Tarımcıoğlu, bu faaliyetlerde emir-komuta zinciri içerisinde olunmasa basına yansıyan ıslak imzalar ve paraflar olamayacağını vurguladı. Soruşturmada gelinen sürecin sürpriz olmadığını vurgulayan Tarımcıoğlu, "Bundan birkaç sene önce bu işler ilk defa çıktığında bana sormuşlardı. Ben de emir- komuta zincirine bakmak lazım. Aksi halde herhangi bir albay, kendi başına ve emir almazsa, bu işi yapamaz demiştim. Tutuklu olan sanıklar da aynı şeyi ifade ettiler. Ve nihai sonuçta, genelkurmay başkanına kadar geldi. Emir- komuta zinciri içinde bir takım eylemler yapılmış. Bu hukuki mi değil mi? Onu ancak mahkeme bilir" şeklinde konuştu.
Petek: Kimsenin yaptığı yanına kar kalmıyor
Emekli Cumhuriyet Başsavcısı Reşat Petek de, "Türkiye‘de demokratik, hukuk devleti olma yolunda darbesiz bir değişim yaşıyoruz. Gelinen süreç normalleşme, hukuka uygun bir gelişmedir. Meseleye üzülme ve sevinme diye duygusal açıdan değil hukuki açıdan bakıldığında, Türkiye demokratikleşiyor, hukukun üstünlüğü hakim hale geliyor demek mümkündür. Artık kimsenin yaptığı yar kalmıyor. Yargı önünde herkes hesap veriyor. Bu süreçte kişiler sıfat ve ünvanlarına bakılmaksızın eski bir genel kurmay başkanı hakkında bir soruşturma ve tutuklama gerçekleştirildi" diye konuştu. Petek, sağduyulu ve hukuk çerçevesinde bakıldığında, artık hukuk karşısında herkesin eşit olduğu, yapılan bir eylemde hukuksuzluk ve suç teşkil eden bir şey varsa yargının buna hesap sorabildiği bir dönem yaşandığına dikkat çekti.





