Peki, Enstitü Sosyal ile NUN Eğitim ve Kültür Vakfı’nın ev sahipliğinde düzenlenen “World Decolonization Forum 2026-Dünya Dekolonizasyon Forumu 2026” programında, İranlı yönetmen Mecid Mecidi neleri ifade etti;

* “Ben Türkiye’yi, kültürünü ve tarihini çok severim. Ancak bazı dizileri izlediğimde ‘Bu dizinin Türkiye’nin kültürüyle ne alakası var?’ diye düşünüyorum!”

* “Bazen çok değersiz filmler de çok yüksek reyting alabilirler. Ekonomiyi sanatın üstünde tutmadan bir denge kurmalıyız. Biz ilk önce kendi seyircimizin beğenisini, ne istediğini ve zevkini değiştirmeliyiz. Eğer seyircinin gözü ve beyni kimliksiz, çok yüzeysel filmlere alışmışsa, ilk başta yaptığınız anlamlı filmler hoşlarına gitmeyecektir!"

* “Türk kültürü bu değil. Türk kültüründe sevgi var, samimiyet var, dostluk var. Ben ekonomiye veya reytinge karşı değilim, bir filmin ekonomik anlamda çok güçlü olmasını isterim. Ancak buna ödediğimiz bedel; şiddet, tecavüz, ihanet veya boşanma mı olmalı? Biz bunlarla mı reyting kazanacağız, yoksa kendi kültürümüzü ön plana çıkararak mı?” sorusunu kucağımıza bıraktı.

* ABD destekli, Yahudi yapımcıların her yıl çektiği soykırım filmleriyle tüm dünyaya ‘mazlum’ portresi çizmesi konusunda da Mecidi şu cümleyi sarf etti; “Son yaşananlar, gerçek katillerin; bizzat hikâyeyi yazanlar olduğunu kanıtladı”

MECİD MECİDİ KİMDİR?

7 Nisan 1959’da Tahran, İran’da dünyaya gelen yönetmen, senarist ve yapımcı.

Orta sınıf bir ailede Tahran'da doğdu ve büyüdü.

14 yaşında amatör tiyatro gruplarında oyunculuğa başladı.

Tahran'da Dramatik Sanatlar Enstitüsü'nde eğitim gördü.

1998 yılında yönettiği “Cennetin Çocukları” adlı filmiyle, en iyi yabancı film dalında Oscar Ödüllerine aday gösterildi.

2008 yılında Mecidi'nin başyapıtı olarak gösterilen Serçelerin Şarkısı adlı filmini çekti ve ün kazandı.

Mecidi, Pekin'de düzenlenen 2008 Yaz Olimpiyatlarına hazırlık olarak Pekin’i tanıtmak için bir belgesel film hazırladı.

Pekin hükümeti tarafından davet edilen beş uluslararası film yönetmeninden biri oldu.

Hz. Muhammed’in karikatürlerinin yayınlandığı Danimarka'da bu durumu protesto etmek için Danimarka film festivalinden çekildi.

2016 yılında İran’ın en yüksek bütçeli filmi olarak bilinen "Hz. Muhammed: Allah’ın Elçisi" filmini çekti.

Kaynak: Haber Merkezi