Cumhurbaşkanlığı seçimi yaklaştıkça Baykal ve CHPnin ortamı olabildiğince  gereceği kesin görünüyor. Maksat Erdoğanın Cumhurbaşkanı olarak Köşke çıkmasını engellemek. Baykala göre Erdoğan Köşke layık değil, çıkmaması gerekiyor.. Çünkü, Erdoğanın Köşke çıkması Cumhuriyeti tehlikeye sokacak bir gelişme. Baykal bu düşencelerini her fırsatta tekrarlıyor. Son olarak bazı gazetecilerle yaptığı görüşme sırasında da bize göre çok sivri ve demokratik sistemle bağdaşmayan laflar etmiş.. Söz gelimi Baykal Cumhurbaşkanı olacak kişiyi, "Anayasanın özü ile sorunu olmayan, ulusal onur sahibi birisi" olarak tarif etmiş. Belli ki Baykal Erdoğanı Anaylasanın özü ile sorunlu görüyor ve ulusal onur sahibi olmadığını düşünüyor.

Çok ağır bir nitelendirme değil mi

Bu lafları eden Baykalın önce ulusal onurdan ne anladığını tarif etmesi gerekmez mi Öte yandan Erdoğanın Anayasanın özü ile sorunu olduğu hükmüne nereden varıyor . Niyet okuyarak insanlar hakkında hüküm vermek mümkün mü Bunun mantığı olabilir mi

Erdoğan pek çok konuda Baykal ile aynı çizgide olmayabilir ve aynı düşünceyi paylaşmayabilir. Ama bu ulusal onursuzluk olarak nitelendirilebilir mi Ulusal onurun miheng taşı Baykal mıdır Onun tarifine uyanlar ulasal onur sahibi, uymayanlar ise ulusal onurdan yoksundur gibi bir anlayış demokrasi ile bağdaşabilir mi Demokratik bir yaklaşımı içlerine sindiremeyenlerin Cumhuriyet koruyuculuğuna soyunmaları karşısında, "Siz hangi Cumhuriyeti korumanın gayreti içindesiniz " sorusunu yöneltmek gerekmez mi

Bu arada Baykal sorunun "Cumhuriyete sahip çıkma koalisyonunu oluşturmak olduğunu" belirtiyor. Belli ki, Baykalın oluşturmadığı ya da içinde olmadığı tüm koalisyonlar Cumhuriyet düşmanı olacaklar.. Söz gelimi Baykal Cumuhurbaşkanı seçiminden önce genel seçimlerin yapılmasını isterken seçimlerden tek parti iktidarı çıkmayacağını, bunun neticesinde koalisyonun gündeme geleceğini düşünebilir. Böyle olunca da Baykal kendisini Başbakanlık koltuğunda, bir diğer ifade ile oluşacak koalisyonun Başbakanı olarak hayal ediyor olabilir.. Dolayısıyle Baykalı Başbakanlığa taşıyacak her türlü koalisyonun mensupları ulusal onura sahip ve Cumhuriyeti koruyor olacaklar ama bunun aksi olursa tüm iktidarlar ulusal onurdan yoksun ve Cumhuriyet karşıtı olarak Baykal tarafından takdim edilmeye devam edilecek. Böylece eğer seçimler erkene alınır. Baykalın partisi ve MHPbarajı aşabilirlerse iyi bir Cumhuriyeti koruma koalisyonu oluşturabilicekler.. Buna bir üçüncü hatta dördüncü parti de katılabilir.. Bu pek önemli değil. Yeter ki belirleyici CHPve Baykal olsun..

İşte yıllardan beri CHPnin sergilediği mantık bu.. Ve bu mantık 1950den bu yana milletten tek başına iktidar olacak ilgiyi görmedi. Cünkü CHPmantığı hep nalıncı keseri gibi kendinden yana yonttu. Kendi anlayışlarını ölçü olarak tarif edip herkesin buna uymasını isteyen anlayış demokrasi ile çelişti. CHPher zaman demokrasiden söz etmesine rağmen anlayışlarını demokrasi ile bağdaşır hale getiremedi.

İsterseniz Baykalın şu sözlerini de birlikte değerlendirelim:

"Cumhurbaşkanı olmak herkes için onur. Ama, halkla birlikte, halkın desteğini alarak."

AKPhalk desteği ile iktidar olmadı mı CHPyeoy verenler halk da başka partilere oy verenler halk değil mi Baykal halk desteği isteğini kendince şöyle izah ediyor.  Baykal diyor ki, genel seçiimlere çok kısa bir zaman kalmıştır.. Bu süre içinde Erdoğannın Cumuhrbaşkanı seçilmesi halk desteğinden uzak olur.. Peki seçimlerin 5 yılda bir yapılması Anayasa gereği değil mi Sayın Baykal bu Anyasa hükmünü neden içine sindiremez

Bu mantığı anlamak mümkün değil. Meclisi oluşturan halkın oyları ise bu Meclisin Cumhurbaşkanı seçmesini halk iradesine ters diye değerlendirmek, bu Meclisin şu günlerde çıkardığı yasaları da yok saymayı gerektirmez mi