27 Mayıs ihtilalinin kurmay heyetinden, ihtilalin “kudretli albayı”, ihtilal hükümetinin başbakanlık müsteşarı Alpaslan Türkeş…
Türkeş’in, bir sohbet sırasında anlattıkları da son derece manidardır;
Türkeş’in şu cümlelerine dikkat;
* “27 Mayıs’ta incelemelerim sırasında Emniyet Genel Müdürlüğü binasında bir oda gördüm.”
* “Amerikalı subaylar ve siviller vardı.”
* “Ne yaptıklarını sordum. Emniyete gelen bilgiler ilk önce burada değerlendirildikten sonra ilgili birimlere gönderiliyormuş.”
* “Talimat verip, onları oradan çıkardım.”
SONRA NE Mİ OLDU?
Bu olayın arkasından ilk önce ABD’nin Ankara Büyükelçisi, Türkeş’in makamına gelerek şikâyetini bildirdi.
Daha sonra Devlet Başkanı ve askeri darbenin lideri Cemal Gürsel “Amerikalıların şikâyetlerini”, Türkeş’e iletti.
13 Kasım’da yapılan bir iç darbe ile Türkeş ve 13 arkadaşı MBK´den (Milli Birlik Komitesi) uzaklaştırılarak yurt dışına sürüldü.
“14’ler” diye adlandırılan bu ekip; devrimci, inkılâpçı ve biraz da anti Amerikancı radikaller olarak tanınıyorlardı…
SORULAR… SORULAR… SORULAR…
1) Emniyet Genel Müdürlüğü binasına Amerikalı subaylar ve sivilleri kim nasıl ve ne zaman yerleştirdi?
2) Emniyet Genel Müdürlüğü binasında Amerikalı subaylar ve siviller kaç yıldır varlardı?
3) ABD’nin Ankara Büyükelçisi, Türkeş’in makamına gelerek ve hemen ardından da Devlet Başkanı ve askeri darbenin lideri Cemal Gürsel’e giderek hangi cesaretle şikâyetini bildirdi?
4) Devlet Başkanı ve askeri darbenin lideri Cemal Gürsel, Amerikalıların taleplerini neden elinin tersiyle reddetmedi?





