Perşembe günü başlayacak iki günlük zirve, sarsılan dünya düzeninin yeni rotasını belirleyecek bir randevu olarak kayda geçti. Trump’ın İran’la yürüttüğü savaş mühimmat stoklarını eritirken, Şi’nin ekonomisi yükselen enerji fiyatlarının pençesinde; her iki başkent de nefesini tutmuş bu buluşmadan çıkacak tek bir habere kilitlendi. Küresel enerji krizinin kapıya dayandığı bir dönemde, dünyanın en büyük iki ekonomisinin "yüzleşmesi" piyasalarda şimdiden fırtınalar estiriyor.

Masada "5B" ve "3T" Pazarlığı

Washington tarafı Boeing uçakları, sığır eti ve soya fasulyesi gibi kalemleri içeren "Beş B" planıyla ekonomik iş birliği zemini ararken, Pekin'in ajandasında tarifeler, teknoloji ve Tayvan’dan oluşan "Üç T" kırmızı çizgisi yer alıyor. Trump'ın Çin mallarına uyguladığı üç haneli gümrük tarifelerinin akıbeti, bu zirvede alınacak kararlara bağlı. Özellikle gelişmiş yarı iletkenlere yönelik ihracat kısıtlamalarının esnetilmesi konusunda Şi’nin masaya sert bir dosya koyacağı kaydedildi.

Hürmüz Boğazı ve İran Çıkmazı

Savaşın tam ortasındaki ABD, askeri kaynaklarının Asya’dan kayması ve mühimmat stoklarındaki erimeyle boğuşurken; Trump'ın masadaki en büyük kozu, Çin'in İran üzerindeki nüfuzu olacak. Pekin'den, müttefiki İran'ı Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmaya ikna etmesi talep edilirken, Şi’nin ise "orman kanunlarına dönüş" olarak nitelediği ABD politikalarına karşı mesafeli duruşunu koruduğu vurgulandı. Çin tarafının, İran’ın barışçıl nükleer enerji hakkını desteklediği bir kez daha ifade edildi.

İnsan Hakları ve Fentanil Hattı

Diplomatik pazarlıklar sadece ticaret ve savaşla sınırlı değil. Trump’ın, Hong Konglu demokrasi aktivisti Jimmy Lai’nin 20 yıllık hapis cezasını ve ABD’deki uyuşturucu krizinin temelindeki fentanil akışını bizzat Şi’nin önüne koyacağı bildirildi. Güney Çin Denizi’ndeki nükleer kapasite artışı ve yapay zeka kaynaklı risklerin yönetimi de kapalı kapılar ardında konuşulacak diğer sıcak başlıklar arasında yer alıyor.

Devletlerin birbirine olan bağımlılığı azaltmak için zaman kazandığı bu süreçte, kapsamlı bir anlaşmadan ziyade kırılgan ticaret ateşkesinin uzatılması en güçlü senaryo olarak görülüyor. Gözler şimdi Pekin'den gelecek ortak açıklamaya ve liderlerin "dostluk" vurgusunun sahaya nasıl yansıyacağına çevrildi.

Kaynak: Haber Merkezi