Sabahların vazgeçilmezi olan kahve cepleri yakmaya hazırlanıyor.
Market raflarına ve kafelere doğrudan yansıması beklenen bu yükseliş, her sabah uyanmak için bardağına sarılan vatandaşın keyfini kaçıracak gibi görünüyor.
Üretim Merkezlerinde Neler Oluyor?
Küresel kahve piyasasında kafalar oldukça karışık. Dünyanın en büyük kahve üreticileri olan Brezilya ve Vietnam’da ardı ardına yaşanan olumsuz hava olaylarının, ciddi bir arz endişesi doğurduğu aktarıldı. İklimsel faktörlerin etkisiyle küresel kahve stoklarının hızla eriyeceğine dair yayılan panik dalgasının, fiyatlardaki tırmanışı tetikleyen en büyük unsur olduğu kaydedildi.
Fiyatlar Nereden Nereye Geldi?
Yılın ilk 6 ayında kahve severler için işler yolunda gidiyordu. Yıla 3,48 dolar seviyesinden başlayan kahve fiyatları, özellikle Güney Amerika'daki elverişli iklim koşulları ve ABD'nin Brezilya'ya uyguladığı ek gümrük vergilerini kaldırmasıyla ciddi bir düşüş trendine girmişti.
Finans çevrelerinde, ABD/İsrail-İran Savaşı nedeniyle tavan yapan navlun ve sigorta maliyetlerinin kahve talebini baltaladığına dikkat çekildi. Yaşanan küresel krizlerle kahvenin libresi yılın ilk yarısında yüzde 15 birden geriledi.
Gelişmelerin ardından haziran ayında kahve fiyatları 2,38 dolarda taban yaptı. Tabandan dönen piyasada kahve fiyatları, haziran ayını yüzde 11,62 artışla 2,96 dolardan tamamladı. Temmuz ayına da adeta alev alarak başlayan piyasada, dün itibarıyla 3,57 dolara ulaşılarak 28 Ocak'taki 3,72 dolarlık rekor seviyenin ardından son 6 ayın en yüksek zirvesinin görüldüğü bildirildi.
Gözler şimdi üretici ülkelerdeki hava durumuna ve küresel tedarik zincirinden gelecek yeni hamlelere çevrildi.





