Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde, Abdullah Gül ün eşi Hayrunnisa Gül üzerinden kısır bir çekişme üreten, "Başörtüsü Çankaya ya çıkmasın" dayatmalarına girenler, ne kadar boş bir işle uğraştıklarını anlamış oldular. Bu işler böyle olmuyor Eğer Çankaya da kendi adayınızı, ya da kendi meşrebinize uygun birisini istiyorsanız, siz de demokratik yollarla çalışma yapacaksınız. Bel altı yumruk, gizli saklı dirsek, hakemden üstü kapalı şike, kenar hakemlerini etkileme gibi yöntemlerle bu iş yürümez Bizim, bu süreçte dikkatimizi çeken en önemli unsur, "Medyanın güvenilirliği" konusunun yeniden tartışılmaya açık hale gelmesidir. Bir yandan kamuoyunu, yaptıkları gizli, açık yönlendirmelerle AKP iktidarına hazır hale getirenlerin, bir yandan da AKP nin ortaya çıkaracağı aday açık seçik belliyken, "Olmasa iyi olur" gibi bir tavra bürünmeleri gerçekten anlaşılmazdı.

Dikkatinizi çektiyse, 22 Temmuz seçimlerinde medyanın kamuoyuna manipüle etmeye çalıştığı adres, "Güçlü bir CHP" ve onlara monte edilecek MHP iktidarıydı Seçimler sonrasında, bambaşka bir tablo ortaya çıkınca, medyada kendilerini "akil adam" olarak pazarlayanların bile yaptıkları kıvırmalar, en ünlü dansözlerin hünerlerini gölgede bıraktı. Medyanın güvenilirliği ile kastımız işte bu noktadan başlıyor Malumaliniz, bizim medyamız, hiçbir zaman, kamuoyuna doğru bir bilgi akışı sağlamaz Hep yönlendirme, hep kıvırma, açık manipülasyon, rıza üretme Genelde de, onların verdiği bilgilerin ters çıkması dolayısıyla, halkımız gazeteleri ve medyayı tersten okur Yani, onların dediğinin tersine gider Medya gider Mersine, halk gider tersine Medyamız da, kendileri üzerine yapışan bu "güvenilmezlik kılık kıyafeti"nin nasıl durduğunu, ne işe yaradığını biliyor olsa gerek ki, hep aynı yöntemi kullanarak kamuoyunu yönlendirmeye çalışır Velhasıl, medyamız bilir ki, "AKP iktidarına açık destek olmanın kuralı, onu açıkça pohpohlamaktan, yağlamaktan, yıkamaktan geçmez" Peki ne yapmak gerekir "Kıyısından köşesinden muhalefet edeceksiniz, belki çok önemli yumuşak karnı olan meselelerde değilse bile, onun puan kazanabileceği konularda, tepki çeken, mimli kalemlere yazı yazdıracaksınız, ortalığı bulandırıp, hükümetin çıkan krizi yönetmesine de izin vereceksiniz" Yöntem budur

Bir yandan muhalefet ediyor gibi görünmek, bir yandan da işbirliği içinde olmak budur

"Biz sizin iktidarınızı istemiyoruz" demek, elbet tepki çeker Ama, bunu söylemenin milyonlarca yöntemi var "Biz Abdullah Gül ü istemiyoruz " derken de, onların yaptıkları böyle bir şey "Hem istememek, hem mecbur kalmak" gibi tasavvur edin Yarın birgün, diyeceklerdir ki, "Biz istememiştik Ama, böyle oldu " Peki sizin bu süreçte katkınız ne oldu Kamuoyuna yaptığınız manipülasyon, göstermelik muhalefetinizin ters tepmesi, halk nezdinde perişan olan itibarınız

Kısacası, medyamızın bu süreçte, "Abondone olduğuna" bakmayın Onlar, zaten böyle bir şeye dünden razı Sadece, "-mış gibi yapıyorlar" Muhalefet-miş İstemez-miş Gazetecilik yapıyor-muş Televizyonculuk yapıyor-muş