4 metrelik iskeleden beton zemine düşen ve yıllarca adalet koridorlarında hakkını arayan bir işçinin davası, sonuçlandı. Yerel mahkemenin "Sakatlığın yok, tazminat da yok" diyerek kapattığı dosya, Yüksek Mahkeme'den döndü. İş dünyasını sarsacak bu karar, kazazedelerin kanayan yarasına merhem olurken patronlar için de yepyeni bir hukuki sürecin habercisi oldu.
11 YILLIK SÜREÇ SON BULDU
SGK Eski Başmüfettişi İsa Karakaş'ın aktardığı dosya detaylarına göre, kan donduran olay tam 11 yıl önce yaşandı. İnşaatta çalıştığı sırada 4 metre yükseklikten sert zemine düşen işçinin hayatı o gün karardı.
İlk etapta yüzde 26 oranında malul kalan ve yaşadığı ağır travma nedeniyle ruh sağlığı bozulan talihsiz adam, hakkını aramak için soluğu mahkemede aldı. İşveren tarafı ise savunmasında gerekli tüm eğitimlerin verildiğini iddia ederek topu "işçinin dikkatsizliğine" attı.

ADLİ TIP RAPORUYLA GELEN YIKIM
İlk Derece Mahkemesi'nde görülen davada, Adli Tıp Kurumu'nun hazırladığı belge davanın seyrini tamamen değiştirdi. Kurum, tedaviler sonucu işçinin kalıcı bir iş göremezlik durumunun bulunmadığını, yani maluliyet oranının yüzde 0 olduğunu raporladı.
Bu rapora dayanan yerel mahkeme, mağdur işçinin maddi tazminat talebini kesin bir dille reddetti ve yalnızca 30 bin liralık manevi tazminat ödenmesine hükmetti. Adalet bekleyen işçinin dünyası bu kararla bir kez daha başına yıkıldı.
YARGITAY'DAN TOKAT GİBİ YANIT
Yıllar süren bekleyişin ardından dosyayı titizlikle inceleyen Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, milyonlarca çalışana umut olan o kararı verdi. Yerel mahkemenin hükmünü bozan Yüksek Mahkeme, "İşçinin kalıcı maluliyeti olmasa bile raporlu olduğu süredeki ücret kaybı maddi zarardır" ifadelerine yer verdi. Kararda, sigortalının raporlu olduğu dönemde mahrum kaldığı kazancın net bir şekilde hesaplanarak karşılanması gerektiği vurgulandı.

İŞVERENLER DİKKAT
Tarihi kararı değerlendiren uzmanlar, hem işçi hem de işveren cephesi için ezber bozan uyarılarda bulundu. Kalıcı bir sakatlık olmamasının tazminat haklarını bitirmeyeceğine dikkat çekilirken, istirahatli geçen her günün hukuki bir bedeli olduğu kaydedildi.
Patronların "İşçi iyileşti, dosya kapandı" yanılgısına düşmemesi gerektiği ifade edilirken, iş güvenliği tedbirlerindeki en ufak bir zafiyetin telafisi güç maddi ağır faturalar doğuracağı hatırlatıldı.





