Son yıllarda ülkemizde turizm gözde bir sektör haline

geldi. Bu halin tipik bir göstergesi, coğrafî açıdan turizme yönelik imkânı

olan herkes evini barkını pansiyon haline getirmesidir. Dumansız sanayi

denilen turizm niçin bu kadar önem kazandı Çünkü halkın ekonomik güç kazanmak

istemesinin yanı sıra, devletin turizm konusundaki politikaları bunda çok

önemli rol oynadı.

Daha düne kadar ülkemizin birçok yerine gitmek isteseniz

de gidilemiyordu. Yol yok iz yok, temizlik yok, düzen yok, konaklayacak yer

yok, en önemlisi güvenlik yoktu. Yokların olduğu böyle bir coğrafyada turizm,

seyahat, sosyal ilişkiler gelişir mi Seyahat etmenin yanı sıra turizm demek

yol demektir.

Turizm dediysem de illâ yabancıların ülkemize gelmesi,

tarihî yerleri gezmesi, sahillerimizde tatil yapması anlamında da söylemiyorum.

Yerli turizm için çok vahim olan manzaradan söz ediyorum. Son yıllarda

ülkemizde nüfusun artmaya başlaması ve yaşanılan köylerde, kasabalarda hatta

şehirlerde ekonomik şartların elverişli olmaması müthiş bir hareketliliğin

yaşanmasına sebep oldu.

Yer/mekân ve hatta yurt değişimi konusunda bunun en

önemli göstergesi iş bulmak için yurt dışı dâhil büyük şehirlerin göç almaya

başlamasıdır. İş bulup aş temin etmek için zorunlu seyahat olan böyle bir

durum için bile ulaşım çok ciddi bir problemdi.

Bilinen bir husustur ki yollar istekleri ve arayışları

birbirine kavuşturur. Eğitim için yapılan seyahatler de iç turizm açısından

oldukça önemlidir. Seyahat etmek, bir yerden bir yere gitmek-gelmek ciddi bir

işti. Yeterli yol ve araçların olmayışı hedefleri zorlaştırıyordu.

Son yıllardaki gelişmelerin başında turizmin önem

kazanmasının sebebi deniz, kara ve hava yollarıyla ilgili araçlara ait

problemin ciddi anlamda ortadan kaldırılmasıdır. Hatta bu alanlardaki

gelişmeler insanı tahrik bile ediyor: Durma yürü, gez, dolaş; ülkendeki

farklılıkları ve güzellikleri gör diyor.

Kalkınmanın ve yeni imkânlar elde etmenin en önemli

göstergesi hiç kuşkusuz kişinin / kişilerin çalışma azmidir. Çalıştıkça,

ürettikçe bir şeyler elde ediyorsanız, daha çok çalışma isteği oluşuyor insanın

içinde Muharrik güç haline gelen çalışma isteği , bulunduğu yeri daraltıyor,

koşmak için mekânlar aramaya başlatıyor. Bu da her alanda hareketliliğe sebep

oluyor.

Yollar maddî ve manevî anlamda en önemli iletişim

vasıtasıdır. Sizi bir yerlere ulaştırıyor, sizi birileriyle ve yeni şeylerle

iletişime geçiriyor. Yollara düştüğünüz zaman ülkemizde ulaşım ın ciddi

anlamda problem olmaktan çıktığını görüyorsunuz. İnsanlar yeni yeni ufuklara,

yeni yeni imkânlara doğru yelken açabiliyor artık.

Maddî imkânlar genişlerken manevî arayışlar ardından

sökün ediyor. Söz gelimi geçmişte haccetmek maksadıyla yola çıkmanın ne kadar

zahmetli bir uğraş olduğunu okuyoruz ve çevremizdeki insanlardan dinliyoruz.

Yakın geçmişte ulaşımın güçlüğü yüzünden büyük çoğunluğu

Müslüman olan ülkemizde hacca gitmek, hacı olmak bir ayrıcalık haline gelmişti.

Bu yüzden hacı uğurlamaları ve karşılamaları törensel bir özellik taşıyordu.

Bugün ise bir insanın hacca gitmesi ve gelmesi merak dahi

edilmiyor. Duyduğumuz zaman Allah kabul etsin! deyiveriyoruz. Geçmişte kara

yoluyla yapılan seyahatlerde çekilen çileler dillere destandı. Bugün kara

yolunu unuttuk bile. Varsa yoksa hava yolu Günümüzde yapılan umre yolculukları

ise neredeyse haccın boyutlarına ulaştı. Artık tatilini umre olarak geçiriyor

birçok insan...

Kültürümüze ait tarihî mekânların onarılmasının yanı sıra

çok düzenli bir şekilde yolların yapılması ve birbirine bağlanması kültür

turizmini de ayaklandırdı. Turistten ziyade uğrunda canını feda eden millet,

kendi vatanını, kültürünü, coğrafyasını tanımaya başladı. En ücra yerler bile

gidilemez olmaktan çıktı. Ne güzel ülkem varmış deme şansını yakaladı

insanlar.

Allah ın büyük bir nimeti olan deniz, güneş, dağ, ova

gibi dinlenme imkânı veren yerler ulaşılamaz, yapılamaz, bize göre değil gibi

ironik söylemleri yerle bir etti. Buralarda herkes kendi imkânlarına,

anlayışına göre bir yer bulabilir hale geldi. Millet fertleri birbirini tanıdı

ve birbiriyle kaynaştı. Birçok insan öcü gibi hayal ettiği bazı şeylerin öcü

olmadığını gördü.

Artık seyahat etmeye niyetlendiğinizde, turizmin en yoğun

olduğu zamanlarda bile kendinize kalacak, barınacak, dinlenecek güvenli bir yer

bulmanız mümkün. O kadar geniş bir alternatif ortamı oluşmuş ki iyi bir tatil

için yabancı ülkelere gitmenize hiç gerek kalmadı.

Allah ın bolca nimetler sunduğu ülkemizde tatilin âlâsını

yapmak mümkün Denizden, kumdan, güneşten sıkılan, yaylaların serinliğinde

zihnini ve bedenini dinlendirirken, küçük, uzak ve sarp mekânları görmek ve

tanımak için yollarda macera arayanlar da buralarda kafasını dinlendirebilecek

yerler bulmakta hiç de güçlük çekmiyor.

Fitne boş durmayacak, lütfen fitneye pirim vermeyiniz.

Fitnenin görevi insanı hayattan ve insanlardan koparmaktır. Hayata tutunmak ve

inandığımız gibi yaşamak için hayatın içinde olmak zorundayız. Bugün uzlet ,

Müslüman ın tercih edeceği bir yöntem değildir. Onurluca yaşamak için ülkene,

bayrağına, ezanına, coğrafyana, diline, dinine sahip çıkmak zorundasın.