Sayman: Savunulacak tarafı yok

Eski İstanbul Barosu Başkanı Yücel Sayman, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu‘nun Ergenekon sanığı Mehmet Haberal‘ı tahliye etmedikleri gerekçesiyle bazı hakimleri tazminata mahkum eden kararı onamasının hukuka aykırı olduğunu söyledi. Sayman, "Hakimler bundan sonra ne yönde karar verirlerse versinler insanların aklına soru işareti gelecektir. Yargıtay, yargılamayı kendisi yapmakla anayasaya aykırı davranmıştır. Hukuki olarak savunulması mümkün değildir." dedi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu‘nun hakimlere verilen tazminat cezasını onamasının yankıları sürüyor. Karara tepki gösteren eski İstanbul Barosu Başkanı Yücel Sayman, "Hukuki açıdan nereden bakılırsa bakılsın savunulacak bir karar değil. Her alanda hukuka aykırı verilmiş bir karar. Tutuklama kararını kaldırmadıkları gerekçesiyle tazminata sanığın talebi üzerine hükmediyorlar. Yargıtay bu yargılamayı yaptı. Hakimlere atfedilen kusur hizmet kusuru değil, öyle olsa davanın Adalet Bakanlığı‘na açılması lazım. Şahsi kusur olduğu zaman özel hukuk davasıdır. Bu Yargıtay‘da görülmez, ilk derece mahkemelerde görülür. Onun da usulü vardır." diye konuştu.

Yargıtay‘ın dosya üzerinden karar verdiğini söyleyen Sayman, "Bu durum aynı zamanda hakimler üzerinde baskı oluşturuyor. Hakimlerin bundan sonra ne yönde karar verirlerse versinler insanların aklına soru işareti gelecektir. Yargıtay yargılamayı, kendisi yapmakla anayasaya aykırı davranmıştır. Hukuki olarak savunulması mümkün değildir." ifadelerini kullandı.

Nizam Hukukçular Derneği: TALİHSİZ BİR KARAR

Nizam Hukukçular Derneği Başkanı Emin Bayram, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu‘nun Ergenekon davası sanığı Mehmet Haberal‘ı tahliye etmeyen 9 hâkime verilen tazminat cezasını onamasını ‘tam bir hukuk skandalı‘ olarak değerlendirdi.

"Yargılama sürerken hâkime ceza verilemez" şeklindeki 84 yıllık içtihadın ilk kez yok sayıldığını ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK)‘nun 576/2.maddesinin açıkça ihlal edildiğini vurgulayan Bayram, "Yargıtay Hukuk Genel Kurulu‘nun bu talihsiz kararı tarihe büyük bir hukuk ve yargı skandalı olarak geçecektir." dedi. Kararın aynı zamanda Anayasa‘nın 138. maddesindeki "Mahkemelerin bağımsızlığı" ve 139. maddesindeki "Hâkimlik ve savcılık teminatı" hükümlerine apaçık aykırı olduğunun altını çizen Emin Bayram, yargıya müdahale anlamına gelen kararın çok tartışılacağını belirtti.  Bayram, şunları söyledi: "Karar, ayrıca Anayasamızın eşitlik ilkesine aykırıdır. Diğer yandan Ceza Muhakemesi Kanunu(CMK)‘nun da tutuklama sebepleri açıkça sayılmıştır. Devam eden bir soruşturma ve kovuşturmada hâkim 100.maddeye göre tutuklamayı gerektiren bir sebep görmüş ise tutulma tedbirine başvurma yönünde karar verecektir. Ergenekon terör örgütü davası kapsamında yargılanan sanık hakkında tutuklama karar verilmesi ve 9 farklı hâkimin tutuklama kararına yapılan itirazları ret etmesi tutukluğun devamını gerektirir. Bu bir durumun olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Ayrıca gerçekten haksız bir tutulama var ise yargılama neticesinde sanık beraat eder. Veya tutuklu kalınan süre verilen mahkûmiyet cezasından daha fazla ise yine sanık, CMK.141 ve 142.maddelerine göre devlete karşı tazminat davası açma hakkına sahiptir."

Böyle bir karardan dolayı kürsü hâkimlerinin bundan böyle tazminata mahkum olmamak için tutuklama kararı vermeme yolunu seçeceklerini hatırlatan Bayram, "Bu durum ise davaların uzamasını, delillerin karartılma sonucunu ortaya çıkartacaktır. Ve yargı adil karar veremeyecektir. Kürsü hâkimlerini de vesayet altında oldukları yönünde bir düşünce oluşturan bu karar tam bir hukuk ve yargı skandalıdır." şeklinde konuştu.

Osman Can: Yargıtay‘ın kararı Yargı‘ya müdahaledir

Panelin moderatörlüğünü yapan eski Demokratik Yargı Derneği Eşbaşkanı Doç. Dr. Osman Can da, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu‘nun  9 hakim hakkındaki tazminat kararını onamasını ‘yargıya müdahale‘ olarak değerlendirdi. Hakim ve savcıların yargılama yaparken hata yapmalarının mümkün olduğunu belirten Can, "Kişisel kusurlar söz konusu olabilir. Ama bunların giderilme yöntemleri vardır. Soruşturma açılır. Soruşturmalarının ardından kişisel kusurla mı? Yoksa başka bir şeyle ilgili olduğu anlaşılır. Ona göre de bir prosedür vardır ve işlemler ona göre yapılır." dedi. "Bu karar hakimler üzerinde bir baskı denemesidir." diyen Can, "Ergenekon gibi bir davayı bu şekilde bir müdahale ettiğiniz zaman insanlara bunun hukuki olduğunu anlatamazsınız." ifadesini kullandı.

Hüseyin Hatemi:  Hukuk devleti açısından çok tehlikeli

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Hatemi, Ergenekon sanığı Mehmet Haberal‘ı tahliye etmedikleri gerekçesiyle bazı hakimlerin tazminata mahkum edilmesinin hukuk devleti açısından tehlikeli olduğunu söyledi. Hatemi, "Hakimlere tazminat ödettirilmesi tehdittir." dedi. Bilgi Üniversitesi‘de düzenlenen ‘Demokratikleşen Türkiye‘nin Yeni Anayasası‘ konula panele katılan Hüseyin Hatemi, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu‘nun hakimlere verilen tazminat cezasını onamasına tepki gösterdi. "Bu karar tazminat tehdididir." diyen Hatemi, "Hukuka uygun bir karar değildir. Hakimler de savcılar da bu işte vazifelerini yapmaktadırlar. Daha yargılanma sonuçlanmamıştır. Yargılamadan önce ve sonra olmak üzere özel bir kanun vardır. O da haksız yere tutuklandığı kesinleşen kişilere devletin tazminat ödeyeceğine dairdir. Haksız yere tutuklanıp tutuklanmadığı belli olmadan önce hakimlerin tazminata mahkum edilmesi anlamsızdır ve hukuk devleti açısından tehlikelidir." şeklinde konuştu.

Muhabir: Haber Merkezi