Orta Doğu'da füzelerin gölgesinde geçen saatlerin ardından diplomatik fay hatları da kırılmaya başladı. Amerikan savaş uçaklarının İran'ın güney sahil şeridine bomba yağdırmasının yankıları sürerken, Tahran yönetiminden savaşın seyrini daha da sertleştirecek ilk resmi tehdit yükseldi. Bölgede tansiyonun bir an bile düşmediği, halkın korku içinde sokaklara döküldüğü o kritik gecenin ardından gelen bu açıklama, Körfez'deki barut fıçısının her an patlamaya hazır olduğunu bir kez daha kanıtladı.

"Güvenliklerini Ellerinden Alacağız"

İran devlet televizyonunda canlı yayın konuğu olan Meclis Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, Amerikan yönetimini doğrudan hedef aldı. Kameraların karşısında oldukça gergin bir tonda konuşan Azizi, askeri misilleme planlarının masada olduğunu ima etti. Beyaz Saray'a sert mesajlar gönderen İranlı yetkili, "ABD'liler, onlara ezici bir karşılık vereceğimizi bilmeli" ifadesini kullanarak askeri seçeneklerin hızla devreye sokulacağının sinyalini verdi.

Hastane Vuruldu, Kentler Karanlığa Gömüldü

Azizi’nin bu sert çıkışının arka planında ise güney eyaletlerinden gelen acı raporlar yer alıyor. ABD'nin saldırı tehditlerinin fiiliyata dökülmesiyle birlikte Hürmüzgan eyaletine bağlı Sirik ve Bender Abbas kentleri ile Sistan ve Beluçistan eyaletine bağlı Çabahar ve Kunarek kentlerinde peş peşe şiddetli patlamalar meydana gelmişti.

İran yerel basınına yansıyan haberlere göre, Çabahar kentinde bulunan İmam Ali Hastanesi'nin de saldırıların hedefi olduğu ve doğrudan vurulduğu bildirildi. Bombardımanın hemen ardından altyapı şebekelerinin zarar görmesi nedeniyle kentin büyük bir bölümünde elektrikler tamamen kesildi ve sokaklar karanlığa gömüldü.

Nükleer Santral Çevresinde Büyük Panik

Bombardıman dalgası sadece sınır kentleriyle sınırlı kalmadı. Basra Körfezi'nin stratejik noktalarından Buşehr ve Ebu Musa Adası'nda da patlama seslerinin yükselmesi bölgedeki paniği zirveye tırmandırdı. Özellikle Buşehr'de bulunan nükleer tesislerin tehlike altında olup olmadığı uluslararası kamuoyunda büyük bir endişe yarattı. Yapılan ilk hasar tespit çalışmalarının ardından, Buşehr Nükleer Santrali'nde herhangi bir zararın veya sızıntının meydana gelmediği aktarıldı.

Kaynak: Haber Merkezi