Tahran-Washington hattında diplomatik trafik, nükleer detaylardan ziyade askeri ve ekonomik tansiyonu düşürmeye odaklı yeni bir safhaya evrildi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Araçi’nin Pakistan temasları sürerken, heyetteki bazı üyelerin acil istişare için Tahran’a dönmesi bölgedeki hareketliliği zirveye taşıdı. Wall Street Journal'ın (WSJ) haberine göre, İran tarafı nükleer başlıkları ikinci plana iterek, bölgedeki deniz trafiğini rahatlatacak bir ara formül sundu. Pazarlığın ana ekseninde Hürmüz Boğazı'ndaki düğümün çözülmesi yer alıyor. Tahran yönetimi, deniz ablukası altındayken herhangi bir nihai kararın çıkmayacağını açıkça bildirirken, Pakistan üzerinden Beyaz Saray'a iletilen mesajlarda tehdit dilinin yumuşatılması "kırmızı çizgi" olarak tanımlandı.

DENİZ ABLUKASI KALKMADAN MASAYA OTURULMAYACAK
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile yaptığı görüşmede, mevcut kuşatma şartlarını sert bir dille eleştirdi. Pezeşkiyan, "ABD'ye açık tavsiyemiz şudur; sorunların çözümü için uygun bir zemin oluşturulacaksa, öncelikle kuşatma dahil olmak üzere operasyonel engeller kaldırılmalıdır. Zira İran, baskı, tehdit ve kuşatma altında dayatılan müzakerelere girmeyecektir" dedi. Müzakere sürecinin ancak karşılıklı saygı ve güven inşasıyla yürütülebileceğini kaydeden Pezeşkiyan, İran'ın savaş isteyen taraf olmadığını ancak eşit şartlarda bir diyalog talep ettiklerini vurgulandı.

NÜKLEER REST: 20 YIL ŞARTI KABUL EDİLEMEZ
ABD tarafı, İran’ın nükleer faaliyetlerini 20 yıl boyunca askıya almasını şart koşarken, Tahran uranyum zenginleştirme hakkından geri adım atmıyor. İran’ın Hindistan Büyükelçisi Fatali, rakiplerinin İran’ın barışçıl nükleer enerji hakkını tanıması gerektiğini belirtti. İran Meclis Başkan Yardımcısı Ali Nikzad ise daha sert bir ton kullanarak, "Hiçbir koşulda bunu kabul etmeyiz. Biz hiçbir koşulda Hürmüz Boğazı’nı önceki haline döndürmeyeceğiz. Devrim Rehberi’nin talimatı da bu yöndedir" açıklamasını yaptı. Nikzad ayrıca, Hürmüz ve Babülmendep Boğazı’ndaki etkilerinin dünya ekonomisini yüzde 25 oranında sarstığını ve bu kozu ellerinde tutmaya devam edeceklerini ifade etti.

ESİR KAMPLARI HAZIRLANDI: TEHDİT SEVİYESİ YÜKSELİYOR
Bölgedeki askeri gerilim, resmi ajanslardan gelen bildirilerle tüyler ürpertici bir noktaya ulaştı. IRNA'da yayımlanan İran Silahlı Kuvvetleri bildirisinde, ABD askerleri için "esir kamplarının dahi hazırlandığı" detayı dikkat çekti. Öte yandan Hürmüz Boğazı’nda el konulan MSC FRANCESCA ve EPAMINODES isimli gemilerin İran Deniz Kuvvetleri kontrolünde demirli olduğu teyit edildi. Buna karşılık CENTCOM, uygulanan abluka kapsamında bugüne kadar 37 gemiyi İran limanlarına gitmekten men ederek geri döndürdüğünü açıkladı. 10 binden fazla ABD askerinin ve onlarca savaş gemisinin eşlik ettiği bu abluka, bölgedeki ticari damarları tamamen tıkamış durumda.
Sürecin akıbeti, Washington’dan gelecek muhtemel bir ton değişikliğine ve Tahran’daki muhafazakar direncin kırılıp kırılmayacağına bağlı görünüyor.





