Suriye’de uzun süredir devam eden çatışmalı süreçte yeni bir döneme girildi. Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile ateşkes anlaşması imzalandığını açıkladı.
İki taraf arasında varılan anlaşma, sahadaki askeri yapıdan enerji kaynaklarına kadar birçok başlığı kapsıyor. Anlaşmanın, özellikle ülkenin doğu ve kuzeydoğusunda dengeleri değiştirmesi bekleniyor.
ANLAŞMANIN DETAYLARI BELLİ OLUYOR
İmzalanan ateşkes anlaşmasının maddeleri kamuoyuyla paylaşıldı. Buna göre, SDG bünyesindeki tüm silahlı unsurlar Suriye Savunma Bakanlığı’na bağlanacak. Böylece ülkedeki askeri yapıların merkezi otorite altında toplanması hedefleniyor. Ayrıca SDG’nin kontrolünde bulunan petrol sahalarına ilişkin tüm haklar Suriye hükümetine devredilecek. Bu adımın, ekonomik ve stratejik açıdan Şam yönetimini güçlendirmesi öngörülüyor.
SURİYE ORDUSU ÜÇ VİLAYETİ ALACAK
Yapılan anlaşmanın bir diğer önemli maddesi ise sahadaki kontrol alanlarını kapsıyor. Buna göre Suriye ordusu, doğu ve kuzeydoğuda SDG’nin elinde bulunan üç vilayete giriş yapacak. Güvenlik ve idari düzenlemelerin aşamalı şekilde hayata geçirilmesi planlanıyor.
ŞARA’DAN ATEŞKES AÇIKLAMASI
Suriye geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, ateşkese ilişkin yaptığı açıklamada sürecin devam edeceğine işaret etti. Şara, "Suriye’nin kuzey doğusunda ateşkes ilan edildi. Mazlum Abdi ile planlanmış bir toplantımız vardı ancak hava koşulları nedeniyle yarına ertelendi. SDG ile ilgili tüm sorunlar giderilecektir" ifadelerini kullandı.
İŞTE SURİYE İLE SDG ARASINDA İMZALANAN ATEŞKESİN METNİ
Birinci: Suriye hükümet güçleri ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki tüm cephelerde ve temas noktalarında kapsamlı ve derhal ateşkes sağlanması; buna paralel olarak, yeniden konuşlanmaya hazırlık adımı olarak tüm SDG askeri oluşumlarının Fırat'ın doğusuna çekilmesi.
İkinci: Deyrezzor ve Rakka vilayetlerinin idari ve askeri olarak derhal ve tamamen Suriye hükümetine teslim edilmesi. Bu süreç, tüm sivil kurum ve tesislerin devralınmasını, mevcut çalışanların Suriye devletinin ilgili bakanlıkları bünyesine kadrolu olarak atanmasına dair kararların derhal çıkarılmasını ve hükümetin bu iki vilayetteki SDG çalışanlarına, savaşçılarına ve sivil yönetime müdahale etmeme taahhüdünü kapsar.
Üçüncü: Haseke vilayetindeki tüm sivil kurumların Suriye devleti kurumlarına ve idari yapılarına entegre edilmesi.
Dördüncü: Bölgedeki tüm sınır kapılarının, petrol ve gaz sahalarının Suriye hükümeti tarafından devralınması ve kaynakların Suriye devletine dönüşünü garanti altına almak amacıyla bu alanların korunmasının nizami ordu ekipleri tarafından sağlanması.
Beşinci: SDG'nin tüm askeri ve güvenlik unsurlarının, gerekli güvenlik incelemeleri yapıldıktan sonra "bireysel" olarak Suriye Savunma ve İçişleri Bakanlıkları bünyesine dahil edilmesi; kendilerine usulüne uygun olarak askeri rütbeler, mali ve lojistik hakların verilmesi ve Kürt bölgelerinin mahremiyetinin (özel durumunun) korunması.
Altıncı: SDG liderliği, "feshedilmiş rejimin" kalıntılarını saflarına katmamayı ve Kuzeydoğu Suriye bölgelerinde bulunan bu kalıntılara ait subayların listelerini teslim etmeyi taahhüt eder.
Yedinci: Siyasi katılımın ve yerel temsilin bir güvencesi olarak, Haseke Valisi görevine bir adayın atanması için cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılması.
Sekizinci: "Ayn el-Arab/Kobani" şehrinin ağır askeri silahlardan arındırılması, şehir sakinlerinden oluşan bir güvenlik gücü kurulması ve idari olarak Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı yerel bir polis gücünün muhafaza edilmesi.
Dokuzuncu: IŞİD mahkumları ve kampları dosyasından sorumlu yönetimin ve bu tesisleri korumakla görevli güçlerin Suriye hükümetiyle birleştirilmesi; böylece bu dosyanın tam hukuki ve güvenlik sorumluluğunun Suriye hükümeti tarafından üstlenilmesi.
Onuncu: Ulusal ortaklığı güvence altına almak amacıyla, merkezi devletin üst düzey askeri, güvenlik ve sivil kademelerinde görevlendirilmek üzere "SDG" liderliği tarafından sunulan aday listesinin onaylanması.
On Birinci: Kürtlerin kültürel ve dilsel haklarını tanıyan, kayıtsız kişilerin hukuki ve sivil durumlarını ele alan ve geçmiş dönemdeki sözleşmelerden kaynaklanan birikmiş mülkiyet haklarının iadesini öngören 2026 yılı 13 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin memnuniyetle karşılanması.
On İkinci: Egemenliği ve komşu ülkelerle olan istikrarı güvence altına almak için SDG'nin, Suriyeli olmayan tüm Kürdistan İşçi Partisi (PKK) lider ve unsurlarını Suriye Arap Cumhuriyeti sınırları dışına çıkarma taahhüdü.
On Üçüncü: Suriye devletinin, bölgenin güvenliğini ve istikrarını sağlamak amacıyla bu çerçevede Amerika Birleşik Devletleri ile ortak koordinasyon içinde, Uluslararası Koalisyonun aktif bir üyesi olarak terörle mücadeleye devam etme taahhüdü.
On Dördüncü: Afrin ve Şeyh Maksud halkının kendi bölgelerine güvenli ve onurlu bir şekilde geri dönüşünü sağlayacak mutabakatlara varmak için çalışılması.




