Anayasa Mahkemesi, boşanmada yoksulluk nafakasının “süresiz” şekilde uygulanmasını düzenleyen Türk Medeni Kanunu’nun ilgili hükmüne yönelik iptal istemini 4 Haziran’daki Genel Kurul gündeminde esastan görüşecek. Antalya 12. Aile Mahkemesi’nin başvurusu üzerinden ele alınacak dosya, aile hukukunda uzun süredir tartışma konusu olan “süresiz nafaka” uygulamasını yeniden yargının en üst gündemine taşıdı.

SÜREKLİLİK TARTIŞMASI KARARIN MERKEZİNDE

Söz konusu düzenleme, Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde yer alan “süresiz olarak” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu iddiasına dayanıyor. Yüksek Mahkeme’nin vereceği karar, hem mevcut nafaka sisteminin geleceği hem de boşanma sonrası ekonomik denge açısından belirleyici olacak.

SÜRESİZ NAFAKA TARTIŞMASI YENİDEN YARGI GÜNDEMİNDE

Antalya 12. Aile Mahkemesi, baktığı bir boşanma davasında uygulanan hükmün Anayasa’ya aykırı olduğu kanaatine vararak dosyayı Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı. Başvuruda, boşanma sonrası yoksulluğa düşen eşe “süresiz nafaka” bağlanmasının anayasal ilkelere aykırı olduğu ileri sürüldü. Daha önce benzer bir başvuru 2012 yılında yine Yüksek Mahkeme tarafından reddedilmiş, düzenlemenin sosyal devlet ilkesinin bir gereği olduğu vurgulanmıştı.

2012 VE 2015 KARARLARI HATIRLATILIYOR

Aynı düzenleme daha önce de yüksek yargının gündemine gelmiş, 2012’de iptal istemi reddedilmişti. Gerekçede, nafakanın boşanma sonrası yoksulluğu önlemeye yönelik sosyal devlet uygulaması olduğu belirtilmişti. 2015 yılında yapılan bir başka başvuru ise esasa girilmeden reddedilmişti. Gerekçe olarak Anayasa’nın 152. maddesinde yer alan “10 yıl geçmeden aynı hüküm hakkında yeniden başvuru yapılamaz” kuralı gösterilmişti.

SEZEN: “SÜRELİ NAFAKA DAHA HAKKANİYETLİ OLABİLİR”

Alev Sezen

Konuya ilişkin hukukçular gazetemize değerlendirmelerde bulunurken, Saadet Partisi Genel İdare Kurulu (GİK) üyesi ve avukat Alev Sezen, mevcut sistemin yeniden ele alınması gerektiğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Evliliklerin süresi, şartları ve tarafların ekonomik durumları birbirinden farklı. Hepsini aynı kefeye koyamayız. Süresiz nafaka yerine süreli bir model daha uygun olabilir. Ancak düzenleme yapılırken tarafların hak kaybı yaşamaması da gözetilmelidir.”

SIRMA: “SİSTEM İKİ TARAFI DA ZORLUYOR”

Özgecan Sırnaü

Avukat Özgecan Sırma ise yaptığı değerlendirmede, süresiz nafakanın hem nafaka alacaklısı hem de yükümlüsü açısından ciddi sorunlar doğurduğunu ifade etti. Sırma,“Temelde problem süre sınırının olmaması. Boşanma sonrası taraflar arasında bitmeyen bir ekonomik bağ oluşuyor. Bu durum hem yeni bir hayat kurmayı zorlaştırıyor hem de ekonomik yük oluşturuyor” ifadelerini kullandı. Sırma, sosyal devlet vurgusu da yaparak şu öneride bulundu: “Devletin bir boşanma fonu oluşturması gerekiyor. Kadının da erkeğin de mağdur olmadığı bir sistem kurulmalı. Süresiz nafaka kaldırılmalı, yerine sosyal devlet destekli bir mekanizma getirilmeli.”

ERGİNCAN: “ESKİ EŞ ÖMÜR BOYU GEÇİM KAPISI OLAMAZ”

Sdasda

Türkiye Aile Hareketi Başkanı İlhan Ergincan da mevcut sistemi eleştirerek nafaka düzenlemesinin değiştirilmesi gerektiğini söyledi. Ergincan, “Süresiz nafaka, boşanmayı bir bitiş olmaktan çıkarıp tarafları ömür boyu birbirine bağlı hale getiriyor. Bu durum aile kurumuna olan güveni zedeliyor” dedi. Ergincan ayrıca şu değerlendirmede bulundu: “Nafaka süresi evlilik süresi, ekonomik durum ve kusur oranına göre en fazla bir yıl ile sınırlandırılmalıdır. Sosyal devlet ilkesi gereği boşanma sonrası destek için devlet eliyle bir fon oluşturulmalıdır.”

Muhabir: Abdullah Kutay Eskalen