Amerikan sivil havacılığında 43 yıllık serüven en karanlık sonla noktalandı. Ultra düşük maliyetli taşımacılığın öncüsü Spirit Airlines, içine düştüğü finansal darboğazdan çıkamayarak tüm operasyonlarını durdurduğunu ve tasfiye sürecine girdiğini duyurdu.

TRUMP YÖNETİMİNDEN BEKLENEN DESTEK GELMEDİ

Şirketin çöküşünü hızlandıran en kritik gelişme, Washington hattında yaşanan bütçe trafiği oldu. Spirit yönetiminin Trump hükümetinden talep ettiği 500 milyon dolarlık federal can suyu paketi kesin olarak reddedildi. Alacaklıların "cesedi canlandırmanın artık mümkün olmadığını" ifade etmesi ve nakit akışının tamamen tıkanması, yönetimi uçuşları kalıcı olarak durdurma kararı almaya itti. JetBlue ile planlanan birleşmenin daha önce mahkeme engeline takılması, dev şirketin elindeki son stratejik kurtuluş kapısını da kapatmıştı.

YOLCULARA KRİTİK UYARI: HAVALİMANINA GİTMEYİN

Havayolu şirketinden yapılan resmi açıklamada, kaosu önlemek adına yolculara yönelik sert bir uyarı yayımlandı. Duyuruda, "Tüm Spirit uçuşları iptal edilmiştir ve misafirlerimiz havalimanlarına gitmemelidir" denilerek operasyonun bittiği ilan edildi. Müşteri hizmetlerinin de kapatılmasıyla birlikte bilet iadesi almak imkansız hale gelirken, uzmanlar mağdur yolcuların vakit kaybetmeden bankaları üzerinden harcama itirazı" sürecini başlatmaları gerektiğini vurguladı. Havalimanlarında mahsur kalan binlerce yolcu için diğer havayollarının indirimli kurtarma ücreti uygulayıp uygulamayacağı ise henüz netlik kazanmadı.

DÜŞÜK MALİYETLİ UÇUŞ MODELİNDE KRİZ KAPIDA

Spirit’in vedası, düşük maliyetli havayolu modelinin (ULCC) geleceğine dair ciddi soru işaretlerini de beraberinde getirdi. Sektör temsilcileri, yakıt maliyetlerinin bu denli yüksek seyrettiği bir dönemde verimlilik odaklı yeni bir konsolidasyon döneminin başlayabileceğine dikkat çekiyor. Pazar payının diğer dev havayolları tarafından nasıl paylaşılacağı ve bu devasa boşluğun bilet fiyatlarına nasıl bir zam dalgası olarak yansıyacağı ise merak konusu.

Kaynak: Haber Merkezi