Ülkenin yönetiminden sorumlu olanların başarısı, sorun olmayan sorunların çözümünün güç sorunlar haline gelmesini bekleyip ondan sonra ilan edilen bir kararla sorunları önlemeye çalışmak genellikle sorunların çözümünü daha da güçleştiriyor. Söz gelimi sokak hayvanlarına yönelik geçen yılın sonlarında bir takım kararlar alındı. Böylece sokakların sahipsiz kedi ve köpeklerden temizleneceğini belirttiler. Alınan kararların son uygulama tarihinin geldiği yılsonunda özellikle sokak kedi ve köpeklerinin çip takılarak belediyeler tarafından oluşturulacak hayvan evlerinde toplanması mümkün olmadı. Çünkü öncelikli olarak elde yeteri kadar çip yoktu. Bu arada belediyelerin sahip olduklar hayvan barındırma evleri de ihtiyaca cevap vermiyordu. Sonuçta yılsonu geldiğinde sokaklardaki kedi ve özellikle de köpeklerin sayısı arttı. Çünkü insanlar sahip oldukları kedi ve köpekleri götürdükleri veteriner ve tarım il müdürlüklerinde çip bulunmadığı cevabını aldılar. Bunun yanında bir takım insanlar ellerindeki kedi ve köpeklere çip takıldığı takdirde onların üzerlerine kayıtlı hale geleceğini düşünerek kayıt işlemi yaptırmadan özellikle ellerindeki köpekleri sokağa saldılar. Böylece bir anda sokaklardaki köpek sayısı birdenbire arttı.
Bu noktada kedi ve köpeklerin kısırlaştırılmasının birkaç ay öncesine göre fiyatı büyük oranda arttı. Söz gelimi bir kedinin 500 ile 750 lira arasında kısırlaştırılması sağlanabilirken fiyatlar birdenbire 2 bin liranın üzerine çıktı. Buna bir de ekonomik şartların kötüleşmesi eklenince, kedi ve köpek mamalarının 30-40 liralardan 150-200 liraya çıkması, hatta bazı mamaların 200 lirayı da aşması eklenince insanlar ellerindeki sahipli hayvanları sokağa bıraktılar. Böylece sokaklardaki kedi ve köpek sayısının daha da artmasına sebep olundu. Bu bakımdan alınan kararların uygulanmasında gerekli tedbirlerin önceden alınması gerekiyor. Bu yapılmadığı takdirde alınan karar istenen sonucu vermediği gibi, istenmeyen hususların daha da artmasına vesile oluyor.
***
Hayatın hemen her alanında benzer durum ile karşılaşılıyor. Söz gelimi içeride tarım ürünlerinin üretiminin artırılması için tedbirler alınması gerekirken güya içeride hububat fiyatlarının artışını önlemek, hatta düşürmek için ithalata gidilmesinin dar ve sabit gelirli insanımıza hiçbir yararı olmadığı gibi, bu senenin tarım ürünleri hasat edilip TMO’ya teslim gündeme geldiğinde depoların ithal tarım ürünleri ile dolu olduğu söylendi, bu yüzden de çiftçimizin ürettiği ürünlerin fiyatı tüccarın keyfine kalmış oldu. Yani, üreticimiz emeğinin karşılığını alamazken ithal ürünlerden depolar hâlâ kurtulabilmiş değil. Bu bakımdan alınan karardan çok söz konusu kararın derde derman olup olmadığı önemli aksi halde sokakları sahipsiz hayvanlardan kurtarmak için bir takım kararlar aldığımız örneğinde olduğu gibi hatta uygulamaya koyduğumuz halde sokaklarda sahipsiz hayvanların artışına hizmet edilmiş oluyor.
***
Dikkat çekmek istediğim bir diğer husus ise son zamanlarda düzensiz göçle ciddi bir mücadele başlamış bulunuyor. Her gün binlerce düzensiz göçmen İstanbul başta olmak üzere toplanarak sınır dışı ediliyor. Buna rağmen sokaklar düzensiz göçmenlerden temizlenebilmiş değil. Hâlbuki mesele bu noktaya gelmeden ülkemizin milyonlarca düzensiz göçmen tarafından işgal edilmesinin engellenmesi sanıyorum daha kolay olurdu. Yapılması gereken tek husus öncelikli olarak sınırlarımıza sahip çıkılması, daha sonra da milyonlarca insanın ülkemizin her yerine yayılmasının engellenmesiydi. Kısacası bir takım kararların alınması ile yeni bir gündem oluşturuluyor.
Bunun için Türkiye’de sorunların başa çıkılamaz hale gelmeden gerekli tedbirlerin alınması insanımız ve ülkemiz açısından daha yararlı olacağının unutulmaması gerekiyor.