Bu başlığı sevgili Ahmet Kekeç in efsane öykü kitabından

ödünç olarak aldım. Bir süre kullanıp, iyi şeylerin ardı arkası gelmeye

başlayınca tekrar geri vereceğim. Aynı adla çok zamandır aylık söyleşi

programları yaptığımı da bilenler bilir. Kötü haberlere saplanıp kalmasak ne

çok iyi şeylerin var olduğunu görmekte zorlanmayacağız. Şayet burası dünya

ise-ki öyledir- kötülükler gibi iyiliklerin de sonu gelmeyecektir. O halde

apansız kapımıza gelen iyi şeylere ve iyiliklere hazır olalım. İşte benim en

karamsar günlerim de bile teğet geçmeyip yakalayabildiklerim:

Hâlâ İstanbul un erguvan ağaçlarını muhafaza etmek için

mesaisini veren, insanları duyarlığa davet eden İstanbul a sevdalı yürekler

var. Üstelik erguvanın derneğini de kurup erguvan severleri bir araya

toplamışlar. Bu çok iyi bir şey ve iyiliğin dünyaya egemen olması için bu

işlerin başında erguvanı başlangıç noktası kabul eden biri var: Hüseyin

Emiroğlu.

Butimar önce sevgili Kaan Murat Yanık ın romanına ad

oldu. Çok sevilmiş olmalı ki kısa sürede birbiriyle ilgisiz birçok yerde bu

isme rastladım. Bir süre önce aynı isimle bir dergi çıkarma niyeti olduğunu

söyleyince Şeyma Subaşı na bu niyetinden yol yakınken dönmesini söylemiştim.

Fakat o kadar kararlıydı ki Şeyma benim sözümü dinlemeye mecali bile yoktu.

Kafasına koyduğunu gerçekleştirdi. Şeyma gayet de güzel bir şey çıkarmıştı

ortaya. Azmin önüne hiçbir şeyin geçemeyeceğinin ispatı oldu Butimar dergisi

örneği. Üstelik dergide Mustafa Kutlu ile çok samimi-sıcak bir söyleşi

gerçekleştirilmiş. Son iyi şeylere Şeyma Subaşı katkısını unutmayacağız.

Milli Eğitim in hiç ihmale gelmeyecek zamanlarda

yaşıyoruz. Örgün eğitimin örülmemiş yerlerini ehline verip vakit geçmeden

ördürmek lazımdır. Mesele sadece derslik ve dershane meselesi değil. Sorun çok

daha derinlerde. Bunu idrak eden eğitim yöneticileri var çok şükür. Milli

Eğitim Müdürleri içerisinde kırtasiye işleri arasında kaybolmamış çok örnek

isim gösterebiliriz. Beşiktaş Milli Eğitim Müdürü Önder Arpacı, Kağıthane Milli

Eğitim Müdürü Muhammed Çayır, Beykoz Milli Eğitim Müdürü Kazım Bozbay, Şişli

Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür ve Eyüp Milli Eğitim Müdürü Murat

Öğütçü aklıma ilk gelenlerden. Bu isimlerin eğitim camiamız için taze kan olduğunu

kimse inkâr edemez. İyi örnekler tepeden başlar mucibince bu iyilik salgının

ülke sathını kuşatması tek dileğimiz.

TYB İstanbul Şubesi, Eyüp Sultan Belediyesi ve Eyüp Milli

Eğitim in paydaşlık ve katkılarıyla düzenlenen Necip Fazıl Günleri kapsamında

üstadı anmak ve anlamak konulu panel ve konferansların mimarı Eyüp Milli Eğitim

Müdürü Murat Öğütçü yü, şube müdürü Ekrem Aytar ı ve Eyüp Kültür Müdürü Davut

Akgül ü ayrıca anmalıyız. Murat Öğütçü gerçekten meselesi olan bir müdür. Bunu

koltuğunda oturarak değil gerektiğinde koşarak, işi bizzat takip etmekte

gösterdiği ciddiyetiyle ortaya koyuyor. Hem diriliş hem de büyük doğu esprisini

hakkıyla kavradığı etkinlikler karşısında gözlerinin parlamasından bile

anlaşılabiliyor. Bu parıltı ve coşku bir yerlerde bir şeylerin iyi gittiğinin

delili olsa gerektir.

Çok İmam Hatip Lisesi gördüm. Hepsinde kendime,

çocukluğuma, gençliğime rastladım.  Lakin

en çok öğrenciliğimi özlediğim okul Şişli Süleyman Şah Anadolu İmam Hatip

Lisesi oldu. Öğretmeni, öğrencisi, idarecisi ve hizmetlisi ile harika bir

kompozisyon oluşturmuş bu okul. Okul müdürü Samet bey gençlerin dünyasına

müdrik. Ben bu kadar çok şiir seven öğrenciyi bir arada ilk kez gördüm. Daha ne

olsun. İyi şeylerin sonu gelmez, bunu ispat et deseler bu okulu gösterirdim.

D.Mehmet Doğan ın en çok hangi yönünü seversin Diye

sorsalar hemen çalışkanlığını derim ve bunu iki kez söylerim. Çünkü bunu

fazlasıyla hak ediyor. Sustuklarını konuşan, konuştuklarını düşünen,

düşündüklerini yazan ve yazdıklarını yaşayan bir yazar Mehmet Doğan. Son kitabı

İki Yol Açıcı: Nurettin Topçu ve Necip Fazıl üzerine. Yapılmayan bir şeyi

yapmış Doğan ve yıldızları fazla barışmayan bu iki cins beyni birlikte

değerlendirmiş. Her ikisinin de hakkını hakkıyla vererek başarmış bunu. Çatıştırmanın

kısır gürültüsünden medet umanlar gibi yapmamış okuyucunun zihninde

uzlaştırmayı denemiş bu iki şahsiyeti. İyi de yapmış. Umudumuzu artıranlara

selam olsun.