Kuraklığın etkisiyle baş gösteren açlık ve susuzluk nedeniyle her gün insanlar hayatını kaybediyor. 40 milyon insanı etkileyen kuraklıktan en çok Somali‘ 4 milyon kişi zarar görüyor. Kuraklıktan en çok etkilenen Somali‘nin başkenti Mogadişu 19 kamp bulunuyor. Açlıktan ölümle pençeleşen insanlar, yiyecek bulabilmek ümidiyle, 400 - 500 kilometre yürüyerek Mogadişu ve Kenya‘ya göç ediyor. Somali ve Kenya‘da yardım çalışmaları ve incelemelerde bulunan İHH insani Yardım Vakfı Afrika Bölgesi Koordinatörü Murat Uyar,  Somali‘de yaşanan insanlık krizini Millî Gazete‘ye anlattı.

Somali‘deki kuraklık ve kuraklığını etkisiyle başlayan kıtlıktan kaç kişi etkileniyor?

Somali‘de yaşanan kuraklık krizi son 60 yılın en büyük kuraklık krizi. Bu kuraklık sıkıntısı 1967‘de ve daha sonrasında da yaşandı. Bu kadar zirve bir kuraklık Afrika‘da son 60 yılda yaşanmamıştı. 1991 yılında buna yakın bir açlık krizi Somali‘de yaşandı. Bu insani krizin çözümünde, sivil toplum kuruluşları özellikle Müslümanlara ait sivil toplum kuruluşları önemli bir rol oynamıştı. O zamanki çalışmalar yerindeydi. Şimdiki krizde sadece halk etkilenmedi. Somali‘de ciddi bir iç ve dış göç yaşandı. Açlık nedeniyle insanlar ülkenin güneyinden başkent Mogadişu‘ya ve başka şehirlere gittiler. Somali‘de 4 milyon kişi kronik açlıkla karşı karşıya. Gıda yetersizliği susuzluk insanları etkiliyor. Bu kuraklık sadece Somali‘yi etkilemiyor. Kenya sudan Etiyopya ve Uganda‘yı da etkiliyor.

Son 60 yılın en büyük kuraklığı

Şu anda insani yardım kuruluşlarına ait kaç kamp var?

Hayat bulma mücadelesi daha çok Mogadişu etrafında. Mogadişu‘da 19 tane kamp var. Bu kamplarda insani anlamda ciddi bir kriz var. Gün içinde insanlar ölüyor ve Birçok insan da ölme adayı. Bu insanlar temel gıda maddelerinden yoksun. İçecek suya ulaşamıyor. Su olmadığı için temizlik sorunu var. İnsanlar sağlıksız sulara müracaat ediyorlar. Bu da başta mide hastalıkları ortaya çıkıyor. Bağışıklıklarını kaybediyor, sıcak havada sivrisineklerin etkisiyle insanlar maleri olarak hayatları tehlikeye giriyor. Kenya‘da büyük bir kamp var. 1991 yılında BM tarafından kurulmuş. Kamp 90 bin kişilik. Bir kişi için yapılan bir yerde zaman içinde 6-7 kişi yaşamak zorunda kalmış. Bu kamptaki sayı 500 bine ulaştı ve bu sayı her gün artıyor. Somaliler sınırdan Dadaab kampına bir lokma yemek, bir içim su bulabilmek için geliyor.

Kenya, Somali sınırını kapattı. Sizce bunun sebebi ne?

Kenya da sonuçta bir Afrika ülkesi. İmkanları kısıtlı. Kenya‘nın her insani durumu, her insani krizi aşması mümkün görünmüyor. Bu nedenle sınırları kapatmış olabilirler. Ama insanlar açlıktan dolayı Kenya sınırının her gün değişik noktalarına yürüyerek yiyecek bir şey bulmaya çalışıyor. Bu insanlar Somali‘den 400 kilometre yürümek zorunda kalıyor. Ölmeden sınıra gelmeyi başaranlar, Dadaab kampına gelmek için 150 kilometre yürümek zorunda kalıyor.

Sadece gıda yardımı sorunu çözmez

Bu yaşanan insani krizi, sadece birkaç yardım kuruluşunun ya da bir ülkenin seferber olmasıyla çözülebilir mi?

Bu bir ülkenin tamamen yapabileceği bir çalışma değil. Hassas olunması gereken mesele sadece gıda değil. Gıda bunlardan sadece biri. Rastgele gıda göndermek sorunu çözmez. İhtiyaç olan belli gıda kalemleri var. Gönderilen gıdaların bol kalorili ve C vitamini içeren gıdalar olmasına dikkat edilmeli. Bebekler için gönderilen gıdalarda, onların ihtiyacına uygun vitaminler içerenler seçilmeli. Sadece çalışma bu gıda maddeleri olmamalı. Örnek olarak, su kuyularıyla alakalı bir çalışma yapılabilir. Çünkü su varsa hayat var demektir. Hayatını tarım ve hayvancılıkla geçiren insanların hayvanlarının çoğunluğu susuzluktan telef olmuş. Buradaki çalışmaları çeşitlendirmek gerekiyor. Sağlık olarak ayrı bir başlık açmak gerekiyor. Barınmayla alakalı ayrı bir başlık açmak lazım. Gıda ile ilgili ayrı bir çalışma yapmak gerekir.

Birleşmiş Milletlerin Somali ile ilgili bir çalışması var mı?

BM geçen hafta birliğe üye ülkeleri ve birlik içindeki kuruluşları toplantıya çağırdı. BM yapılaması gereken çalışmaları dünya kamuoyu ve sivil toplum kuruluşlarıyla paylaştı.

Somalililer Müslüman bir halk. Bu halkın dinin İslam olması nedeniyle, hem bir dini sorumluluk,  hem bir insani sorumluluk olarak dünyadaki tüm Müslüman sivil toplum kuruluşlarının orada olması gerekiyor. Mübarek ramazan ayının başladığı bugünlerde, Türkiye‘deki tüm sivil toplum kuruluşlarına ve devletin yetkili kurumlarına Somali için harekete geçme çağrısı yapmakta fayda var.

Kamplarda durum nasıl?

Ziyaret ettiğimiz kamplarda saydığımız sebeplerden dolayı, ziyaretimiz sırasında bir çocuk hayatını kaybetti.  Sebebi ise açlık ve kuraklık başka hiçbir sebebi yok. Hijyenik bir ortam yok. Kamplardaki barınaklar kesinlikle bir insanın kalabileceği hayatını sürdürebileceği ortam değil. 5 metre karelik bir branda ve brandanın altında çalılardan yapılmış çadırlar. 3-5 metrekarelik yerlerde hayatlarını sürdürmeye çalışıyorlar. Bu insanlar yarın nasıl bir yardım geleceğini bilmiyorlar sadece bir ümitle bekliyorlar. Eğer yeterli yardım olmazsa ölümler artabilir. Kuraklıktan etkilenen 4 milyon kişi sayısı daha da artabilir.

Sivil toplum kuruluşlarının acilen harekete geçmesi gerekiyor

İHH bu süreçte ne gibi çalışmalar yaptı, yapmayı planladığı yeni çalışmalar neler?

Biz Somali‘de son 15 yılda sağlık eğitim ve insanların bilinçlenmesi yönünde bu ülkede çalışmalar yaptık. Gıda yetersizliğinin de etkili olduğu katarakt sorununda, 10 bin 500 kişi yaptığımız çalışmayla tekrar ışığa kavuştu. Kadınlar toplumun önemli bir parçası ve en çok ihmal edilen kesimi. Vakfımız kadın rehabilitasyon merkezi oluşturarak ve dikiş nakış kursu ve benzeri çalışmalarla kadınların ekonomik ve sosyal hayata katılmasına yardımcı oldu. Somali‘de su ciddi bir problem. İHH 400‘e yakın  kuyu açtı. Somali‘ye yönelik gıda yardımlarımız sürüyor. Yakın bir zamanda bir gemi ile 3 bin tonluk yardım malzemesi göndereceğiz.

Somali‘de yaşanan insanlık dramı, diğer ülkelerde yaşayan insanlar tarafından tam olarak anlaşılıyor mu?

Televizyonlardan oralardaki sorunları izliyoruz ama ekran olduğu için insanlara pek inandırıcı gelmiyor. Orada insanlar ölüyor. Açlıktan insanların ölmesi büyük bir facia. Bu durum klimalı ortamda, karnı tok bir şekilde televizyondan izlenirken anlaşılacak bir durum değil. O kamplarda insanlar açlıktan ve susuzluktan ölüyor. Belki insanların günlük israf ettikleri suları yemekleri depolayıp oraya götürme imkanı olsa, o insanlar acından ölmeyecek. Bir insanın biraz sonra acından ölecek çocuğu görmesi garip bir duygu. İnsanlar şu anda ölümü bekliyor. Bu kamplarda salgın hastalıklar var. Bu hastalıkların tedavisini bir yana bırakın teşhis bile edilemiyor. Bir çocuk daha ölmesin diye tüm dünyanın, Türkiye‘nin ve Türkiye‘deki tüm sivil toplum kuruluşlarının acilen harekete geçmesi gerekiyor.

Muhabir: Haber Merkezi