Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah (c.c)›a hamd ederim. Salât ve selâm, Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v)’ya, âline ve sahabelerine olsun.

Siyonizm’in hedefindeki ülke Müslüman Türkiye’dir. Dünya Siyonizm’i Türkiye’yi ortadan kaldırmadan hedeflediği “Büyük İsrail’i” kurması mümkün değildir. Erbakan hocamızın ömrü boyunca bize tanıtmaya çalıştığı Siyonizm nasıl bir inanç ve nasıl bir zihniyettir? Siyonizm; Beni İsrail’in üstün ırk inanışına dayanan ırkçı ve emperyalist bir inanıştır. Bu inanışın amentüsü dört şeydir. 1- Ben-i İsrail, üstün ırktır. İnsan olarak yaratılan onlardır. Diğer insanlar maymun olarak yaratılmış, sonra beni İsrail’e hizmetkâr olmak için insana dönüşmüştür. 2- Beni İsrail’in dünyanın efendisi ve diğer insanların onların kölesi olması nazariyede kalmayacaktır, mutlaka gerçekleşecektir. 3- Bunun gerçekleşmesi için; Bir: Dünyanın her yerine sürgüne gönderilmiş olan Ben-i İsrail’in Kudüs’te toplanması. İki: Fırat’la Nil arasında ARZ-I MEV’UD sınırları içerisinde Büyük İsrail’in yeniden kurulması, emniyeti için Fas’tan Endonezya’ya kadar 28 ülkenin kontrol altına alınması ve Anadolu’da Selçukluların ve Osmanlıların mirasçısı büyük Müslüman Türkiye devletinin bulunmaması.  Üç: Süleyman Mabedinin yeniden inşa edilmesi, 4- Bunlar yapıldığında, Ben-i İsrail’in Mesihi yeryüzüne gelecek, Davut (a.s) tahtına Yahudi kralı olarak oturacak ve böylece ebedi dünya hâkimiyeti sağlanmış olacaktır. Bu dört şeye inanıyorlar ve bunun gerçekleşmesi için çalışıyorlar. Bunun için Avrupa’yı Protestanlık mezhebini kurup hâkimiyetleri altına aldılar. Faizci kapitalist nizam ile para gücünü ellerine geçirdiler. İkinci adım olarak Büyük İsrail’i kurmak ve korumak üzere ABD’yi kurdular. Osmanlıyı, kurdukları İttihat ve Terakki Partisi eliyle yıktılar. İslam coğrafyasını parçaladılar. Osmanlının yıkılmasından sonra Anadolu’da İslam devleti olarak kurulan Türkiye’yi Lozan anlaşmasıyla birlikte İslam’dan kopardılar. 1960 yılında uyanışı engellemek için ihtilal yaptılar, Menderesi astılar. 70 muhtırasını verdiler, istediklerini aldılar. 1969 yılında Erbakan hocanın arkadaşlarıyla birlikte Konya’dan başlattığı Milli Görüş hareketinin ilk partisi MNP’yi kapattılar. Yerine Kurulan MSP’yi yok etmek için her türlü tedbiri aldılar. MSP ile Milli Görüş TBMM’ye girmişti. İçinde görev aldığı hükümetler yoluyla Türkiye’yi maddeten ve manen kalkındırmanın öncülüğünü yapmıştır. 1980 ihtilalini yaptırdılar, bu ihtilal eliyle MSP’yi de kapattırdılar. Milli Görüş yoluna Refah Partisi ile devam ediyordu. Önünü kesmek için ANAP’ı kurdurdular. RP verdiği çetin mücadele sonunda önce yerel yönetimlerde, sonra genel yönetimde iktidara gelmeyi başardı. 28 Şubat Post Modern darbesini yaptırdılar. Refah ve Fazilet partilerini kapattılar. Milli Görüş yoluna Saadet Partisi ile devam kararı aldı. Siyonizm; Türkiye’yi aslına döndürmeyi başaran Milli Görüş’ten ebediyen kurtulmak için yepyeni bir planı devreye soktu. Hareketi içerden çökertmek için AK Parti’yi kurdurdu. Önceden beridir çalıştığı bir takım paralel yapılar ile AK Parti’yi yan yana getirdi. Bu koalisyon yoluyla bütün Millici kadrolardan kurtulmayı denedi. Kısmen başarılı da oldu. Ancak bütün bunlar Milli Görüş çalışmalarını engelleyemedi. Devleti zayıflatacak çalışmalara yöneldiler. Türk Silahlı Kuvvetlerini, Emniyet teşkilatını, yargıyı, eğitimi itibarsızlaştırmak için yine paralel yapıları kullandılar. Yine de Türkiye’nin Milli Görüş’e dönüşünü durduramadılar. İşbirliği içinde oldukları AK Parti ile milletin Milli Görüş’e dönmesini engellemede arzulanan sonuç alınamayınca yeni arayışlara girdiler. İşi kökten çözmek için yeni bir darbe planını devreye soktular. Uzun çalışmaların sonunda harekete geçtiler. Ancak fark edildiler. Erken çözüldüler. İslam’a taarruz gücü haline çevirdikleri NATO’yu yanlarına koydular başaramadılar. Milli Görüş!ün tepkisi, milli güçlerin karşı duruşuyla emellerini ulaşamadılar.

KALKIŞMA KİMİN ESERİDİR

15 Temmuz darbe kalkışması hiç şüphesiz Siyonizm’inin ve işbirlikçilerinin eseridir. Bu kalkışmada rol alan PARELEL YAPI bir kukladır. Bu kuklayı oynatan KUKLACI ise Irkçı Emperyalizmdir, ABD ve AB’dir. Bir de bu PARELEL YAPIYI besleyen, büyümesi için “ne istediler de vermedik” diyen işbirlikçi yönetimler de bu yapı kadar suçludur. Bu kalkışmanın amaçlarından birisi de ülkemizin en sağlam milli kuruluşu olan SİLAHLI KUVVETLERİMİZİ itibarsızlaştırmaktır. Millet olarak bu oyuna gelmemeliyiz. Milletimiz, inancına ve kurumlarına karşı yıkıcı faaliyetlerde bulunan diş güçler ve onlar ile işbirliği halinde olan iç mihraklara karşı yapacağı mücadeleyi, tarihte olduğu gibi ancak Milli Görüş ile yapabilir. Her zaman olduğu gibi bu kalkışmanın önlenmesinde de Milli Görüş etkin rol oynamıştır. Milletimizi meydanlara indiren şey, sahip olduğu Milli Görüş şuurudur. Allah bu şuura yardım etmiş ve milletimizi büyük bir beladan kurtarmıştır. Bizi bu beladan kurtaran şey çoğunluğumuz değil, Allah’a sığınan bir toplum olmamızdır. Kur’an’ın verdiği şu örnekten ders alalım TEVBE 25-26: “Andolsun ki Allah, birçok yerde ve Huneyn savaşında size yardım etmişti. Hani çokluğunuz size kendinizi beğendirmiş, fakat sizi hezimete uğramaktan kurtaramamıştı. Yeryüzü bütün genişliğine rağmen size dar gelmişti, sonunda (bozguna uğrayarak) gerisin geri dönmüştünüz. Sonra Allah, Resul’ü ile müminler üzerine sekinetini (yardımını) indirdi ve sizin görmediğiniz ordular (melekler) indirdi de inkârcılara azap etti. İşte bu, o inkârcıların cezasıdır.” Darbecilerinin amellerini ayaklarına dolaştıran, oyunlarını başına geçiren Allah’tır. Bu ancak milletçe şükredeceğimiz bir şeydir. Şükrün icaplarından birisi de günahlardan tevbe etmek, “Faizci Zulüm Düzeninden Adil Düzen’e” dönmektir. Bu darbenin baş destekçisi Siyonist İsrail ile yapılan bütün antlaşmaları çöpe atmaktır. AB yerine “İslam Birliğini” gaye edinmektir. Materyalist eğitimden maneviyatçı eğitime geçmektir. İktidar mensuplarının bir nefis muhasebesi içinde bunu değerlendireceklerine ve bu geçişi yapacaklarına inanıyoruz.

Milli Görüşçüler olarak görevlerimizden birisi de millete mal olmuş bu zaferi istismar ederek ranta çevirmek isteyenlerin aleti olmamaktır. Selam hidayete tabi olanlara…