ABD Dışişleri Bakanı Kerry ile CIA Direktörü nün açıklamaları

ile ilgili olarak Pazartesi günkü yazımda eleştirilerimi sıralamıştım. Ne var

ki, bugün aynı konuya bir kez daha dönme ihtiyacı duydum. Kerry nin

açıklamaları karşısında bazı siyasilerin bir sürpriz ile karşılaşılmış havası

estirmeleri burna sebep oldu. Çünkü Kerry nin Esad ile Müzakere masasına

oturabiliriz açıklaması bize göre sürpriz değildi. Belki gerçek niyetin hiçbir

kamuflaja ihtiyaç duyulmadan ifade edilmesiydi tepkiye sebep olan.

Suriye de çatışmalar 5. yıla girdi. Geçen zaman içinde

ABD ve AB ülkelerinin Esad ı sıkıntıya sokacak ciddi hiçbir adım atmadıkları

gerçeği ortada dururken gelinen noktada, Esad ile müzakere etmek zorunda

kalabiliriz ifadesinin sürpriz bir yanı olabilir mi Ukrayna konusunda ABD ve

AB ülkelerinin sergilediği tutuma benzer bir tavır Suriye konusunda

sergilenebildi mi Bu soruya evet demek mümkün mü Belki en dişe dokunur adım

eğit-donat kararı olabilir. O da ciddiyetten çok uzak. Suriyeli muhaliler

içinden seçilecek az sayıda asker eğitilecek ve sonra da silahlandırılacakmış.

Bu iş 3 yıl sürecekmiş. Üç yılda eğitilip donatılacak muhaliflerin sayısı net

olmamakla birlikte 3 binmiş. Peki, bu eğit donat işi tamamlanıp Esad ın karşına

ciddi bir güç(!) olarak çıkana kadar Suriye de daha kaç kişi hayatını

kaybedecek, kaç kişi daha ülkelerini terk ederek Türkiye ya da diğer komşu

ülkelere sığınmak zorunda kalacak Ölenleri geri getirmek mümkün değil ama

ülkelerini terk etmek zorunda kalanların hayatta kalmalarına yardımcı olmak

için Birleşmiş Milletleri hesaba katmıyorum ama ABD ve AB ülkeleri ne gibi

fedakârlıkta bulundular Birleşmiş Milletleri harekete geçirmek adına ne

yaptılar

Tüm bu soruların cevabı özellikle bu ülkeyi yönetenler ve

halkımız tarafından biliniyorken Kerry nin açıklaması üzerine ABD yi

tutarsızlıkla suçlamanın anlamı olabilir mi Çünkü ABD; Irak ve Suriye başta

olmak üzere İslam dünyasındaki terör olaylarının başlatıcı ve tetikleyici

durumundadır. Bu arada ABD Dışişleri Bakanı Kerry nin açıklamasının ardından

gelen tepkiler üzerine ABD Dışişleri Sözcüsü Esad ile doğrudan müzakere yok,

Politikamız değişmedi açılması yapıyor. Bu açıklamada Esad ile doğrudan olmasa

bile dolaylı müzakerelerin başladığının itirafı olmaktan öte gitmiyor.

Kısacası, dünyayı şekillendirme iddiasındaki bir ülkenin Dışişleri Bakanı nın

açıklamasını Bakanlık Sözcüsü düzeltmeye kalkıyor. Aslında onunda düzelttiği

falan yok. Devam eden müzakereleri itiraf ediyor.

Gerek CIA Direktörü gerek Dışişleri Bakanı Kerry nin

açıklamalarında tutarsızlık söz konusu değil. Tutarsızlık gibi görünmesinin

sebebi bazılarının ABD nin İslam dünyasına yönelik niyet ve eylemlerinin gerçek

yüzünü görmemekte direnmelerinden ibaret.

Aslında ABD İslam dünyasını yeniden dizayn etme,

çıkarlarına itirazsız hizmet edecek yönetim kadrolarını oluşturmaya çalışıyor.

Bunun için akan kanın önemi yok. Irak,bu ülkeye özgürlük getirmek işgal

edilmediği gibi,Libya da Kaddafi nin katledilmesinin de insan hakları ve

özgürlüklerle bir ilgisi olmadığını, Mısır da halkın oyları ile iş başına gelen

Mursi nin Sisi tarafından devrilmesinin de gerçek sebebinin ABD ye kayıtsız

şartsız tabi ve İsrail için tehlike olmayacak yönetimler oluşturmaktan öte bir

amacı olmadığını hala göremeyenler varsa onlara söyleyecek fazla bir sözüm

olamaz.