Geçtiğimiz gün oğlum, sigara paketlerinin üzerindeki yazılara kafası takılmış sordu:
"Baba.. Madem sigara öldürüyor, devlet niçin satışına izin veriyor "
Bir anda soruya inandırıcı bir cevap bulamadım.. Tek tesellim o berbat bağımlılıktan yıllar önce kurtulmuş olmam oldu. Çocuğuma bizim devlet yapımızda ve sistemimizdeki çelişkilerin sadece sigara paketleri üzerine "Sigara öldürür" yazdırıp ondan sonra da piyasada serbest satılıyor olması, hatta bu öldürücü maddeyi devletin uzun yıllardan beri ürettiğinin izahında insan gerçekten zorluk çekiyor.. Devletin paraya ihtiyacı oldukça sigara fiyatlarına zam yaparak para ihtiyacını karşıladığını çocuğa nasıl anlatayım Anlatamadım. O da arada bir sorusunu tekrarlıyor. Sadece sigara mı Her türlü alkollü içki için de aynı şey geçerli değil mi Binlerce yuvanın yıkılışının ve pek çok insanın iş yapamaz hale gelişinin sebeplerinden birisi de içki değil mi Ama, buna rağmen devlet içki üretmez mi Satışından vergisini almaz mı
Hele hele şimdilerde içki ve sigara fabrikalarının özel sektöre devretme suretiyle yukarıda izah ettiğimiz çelişki ortadan kalkmış mı oluyor Bu mümkün mü Yani sigara ve içki üretip millete satan ve toplumun zehirlenmesine yol açanlar devlete vergilerini ödemek suretiyle bu maddelerin zararı ortadan kalkmış mı oluyor
Kumarın ocak söndürdüğünü, yuvaların yıkılmasına sebep olduğunu bilmeyen var mı Hatta, kumar borcu sebebiyle hayatına son verenlerin olduğunu bile biliyoruz..
1960lı yıllarda Tarım Bakanlığında çalışıyordum.. Ek gelir olur diye amirlerim Hipodromda hafta sonları bana da görev verdiler.. İlk göreve gittiğim gün Hipodromun girişinde görev verilmişti.. İçeriye girenlerin biletlerini alıyor iptal ediyordum.. Derbeder kılıklı, yorgun ve bitkin görünümlü orta yaşlarda birisi kapıdan bilet falan göstermeden yürüyüp geçti.. Bilet vermeden nereye gittiğini tam soracakken başımızdaki ağabey, "Abdülkadir ona dokunma, geçsin" dedi.. Ben de sesimi çıkarmadım ama niçin ayrıcalıklı olduğunu da merak ettim.. Amirimiz durumunda olan ağabey az sonra yanıma gelerek bilet vermeden geçen kişinin geçmişini kısaca özetledi..
Bu kişinin geçmişte koşan atları varmış.. Yani hanları apartmanları olan, mutlu bir ailenin reisi imiş.. At yarışlarına düşkünlüğü sonucunda herşeyini kaybetmiş.. Onun bu yarış tutkusuna dayanamayan eşi ve çocukları da onu terkederek kendi başlarının çaresine bakmak zorunda kalmışlar.. Şimdi sokaklarda yatıyor, eski dostlarının verdiği 3-5 lira ile hipodroma gelip onunla oyun oynuyormuş... Bilet almaya kalkarsa içeride oynayacak parası kalmayacağı için de görevliler seslerini çıkarmıyormuş.. Bu hikayeyi dinledikten sonra hipodromdaki görevimi bıraktım.
Bunu niçin anlattım
Sigara ve içki gibi kumarın her türlüsünün nice ocakları söndürdüğüne bir misal olsun istedim..
Bu memlekette bir yandan kumar yasaktır.. Kumar oynatılan mekanlara sık sık baskınlar yapılır.. Ama, kumarı devlet oynattığı takdirde yasak olmaktan çıkar.. Sanki ülkemizde bir şeyin yasak olup olmayışı vergisinin verilmiş olması ile ilgilidir.. Söz gelimi fuhuş yasaktır.. Ama belli mekanlarda bu iş yapıldığında ve vergisi verildiğinde yasak olmaktan çıkar.
Kısacası görünen o ki, her ne yaparsanız yapın vergisini ödüyorsanız yaptığınız iş kutsallık(!) kazanıverir..
Peki bunun mantığı var mı
Bana göre yok ama, ülkemizin de bir gerçeği.
At yarışlarından, Spor Totoya, Milli Piyangodan Altılıya kadar daha pek çok kumar devlet eliyle oynatılmıyor mu Bunlardan ocaklar sönmüyor, yuvalar yıkılmıyor mu
Sanıyorum, "İnsanlar iradelerine sahip olsunlar da yuvaları yıkılmasın" denerek bu çarpıklık ortadan kaldırılamaz..
Devlet toplumun tüm fertlerini her türlü kötülüklerden korumakla görevlidir.. Sigara paketlerinin üzerine "Sigara öldürür" yazmakla toplum onun kötülüğünden korunmuş olur mu
Kumarı şahısların oynatmasını yasaklayarak devletin oynatıyor olması onun zararlarını yok eder mi Kısacası haramlar devlet elinde helale dönüşebilir mi
Ne diyeyim ben.. Tam bir çelişkiler ülkesinde yaşıyoruz.