Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer yeni anayasayla işçilerin dayanışma grevi, siyasi amaçlı grev ve benzerlerini yapabileceklerini ve bu tür faaliyetlerin önündeki engellerin kalktığını söyledi. Anayasa‘nın 53. maddesindeki değişiklikle memurlar ve diğer kamu görevlilerinin toplu sözleşme yapmalarına imkan veren bir düzenleme yapıldığını dile getiren Dinçer, gerekli kanun düzenlemelerinin yapılacağını bildirdi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, Anayasa değişikliklerini yasalara yansıtmak için hazırlıklara başladıklarını belirterek, "İşçilerimiz dayanışma grevi, siyasi amaçlı grev ve benzerlerini yapabilecek. Bunun önündeki engel kalkmış oldu" dedi. Anayasa değişikliğiyle ilgili 8 başlığın doğrudan doğruya Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığını ilgilendirdiğini ifade eden Dinçer, bu 8 başlıkta değişiklik yapmak üzere hazırlıklara başladıklarını bildirdi. Bu başlıklardan belki de en önemlisinin Anayasa‘nın 51. maddesinde yapılan değişiklikte ‘‘birden çok sendikaya imkan veren düzenleme‘‘ olduğunu vurgulayan Dinçer, Anayasa‘nın 51. maddesinin 4. fıkrasının önceki halinin birden çok sendikaya üyeliği yasakladığına dikkati çekti.

Anayasa‘nın 53. maddesindeki değişiklikle memurlar ve diğer kamu görevlilerinin toplu sözleşme yapmalarına imkan veren bir düzenleme yapıldığını dile getiren Dinçer, bunun da 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu‘nda değişiklik yapmayı gerektirdiğini ifade etti. Aynı kanunda Kamu Görevlileri Hakem Kurulu‘nun oluşturulmasına yönelik bir düzenlemeye de ihtiyaç olduğuna değinen  Bakan Dinçer, bu açıdan bakıldığında ilgili kanunda iki tür değişikliğin söz konusu olduğunu kaydetti.

İş yerlerine maddi zarar verilmesi, iş yeri işgali gibi maddeyle ilgili düzenlemeye bakıldığında bu ve benzeri hususların aslında Ceza Kanunu‘nda düzenlendiğine işaret eden Ömer Dinçer, Ceza Kanunu‘ndaki düzenlemeler varken Anayasa‘ya böyle bir yasağı koymaya gerek olmadığını belirtti. Dinçer, ‘‘Onun dışında siyasi amaçlı grev veya dayanışma grevi gibi grevler normalde Türkiye‘de zaten yapılmaktaydı ve bunun fiilen önlenmesi de çok mümkün görünmüyordu. Hukuken yasak ama fiilen yapılan bir şeydi. Mevcut yapıya baktığımızda bu ortamın rahatlatılmasının çalışma hayatımızda çok fazla bir yansıması olacağı kanaatinde değilim‘‘ dedi.

Muhabir: Haber Merkezi