Yeni Yol Grubu Grup Başkanvekili ve Muğla Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlediği basın toplantısında Manisa’nın mevcut durumu ve temel sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
MANİSA TARIMDA TÜRKİYE’NİN LOKOMOTİF İLLERİNDEN BİRİ
Manisa’nın Batı Anadolu’nun denize kıyısı olmayan ancak kıyıya en yakın illerinden biri olduğunu belirten Özdağ, ilin özellikle tarımsal üretim gücüyle öne çıktığını söyledi. Türkiye’de üzüm, zeytin, mısır, kiraz, kavun-karpuz, pamuk ve tütün üretiminde Manisa’nın ön sıralarda yer aldığını ifade eden Özdağ, özellikle üzüm, tütün ve zeytin üretiminde ilin Türkiye birincisi konumunda olduğunu vurguladı. Kurutmalık üzümün yüzde 91’inin, tütünün yüzde 36’sının, kirazın yüzde 7’sinin ve zeytinin yüzde 12’sinin Manisa’da üretildiğini dile getiren Özdağ, organik tarımda da ilin Türkiye genelinde üçüncü sırada bulunduğunu kaydetti. Manisa’nın çekirdeksiz kuru üzüm ihracatının yüzde 80’ini tek başına gerçekleştirdiğini belirten Özdağ, Türkiye’nin dünya kuru üzüm ihracatındaki liderliğine önemli katkı sağlandığını söyledi.
SANAYİ VE ENERJİ ÜRETİMİNDE ÖNEMLİ MERKEZ
Manisa’nın sanayi alanında da güçlü bir altyapıya sahip olduğunu dile getiren Özdağ, Organize Sanayi Bölgesi’nde 224 tesisin faaliyet gösterdiğini ve yaklaşık 60 bin kişinin istihdam edildiğini ifade etti. Enerji üretimi konusunda da kentin önemli bir rol üstlendiğini belirten Özdağ, Soma Termik Santrali ve Demirköprü Hidroelektrik Santrali başta olmak üzere çeşitli santrallerde yılda yaklaşık 6 milyar kilovat saat elektrik üretildiğini söyledi. Ayrıca jeotermal ve rüzgâr enerjisi yatırımlarının da bölgede hızla geliştiğini kaydetti.
SU KİRLİLİĞİ VE SU KESİNTİLERİ KRONİK HALE GELDİ
Manisa’nın karşı karşıya olduğu temel sorunlara da değinen Özdağ, özellikle su kirliliğinin ilin en önemli çevre sorunlarından biri olduğunu söyledi. Tarımsal ilaç kullanımı, sanayi kaynaklı atıklar ve altyapı yetersizliğinin su kaynaklarını ciddi şekilde kirlettiğini belirten Özdağ, Gediz Nehri’ne yapılan atık deşarjlarının su kalitesini bozduğunu ifade etti. Belediyelerin atık su arıtma hizmetine erişim oranının yüzde 73 ile Türkiye ortalamasının altında kaldığını da sözlerine ekledi. Kentte yaşanan su kesintilerinin de vatandaşlar açısından önemli bir sorun haline geldiğini vurgulayan Özdağ, kesintilerin bazı bölgelerde haftada birkaç kez tekrarlandığını ve zaman zaman 24 saate kadar uzayabildiğini belirtti.
HAVA KİRLİLİĞİ VE TRAFİK SORUNU BÜYÜYOR
Hava kirliliğinin sanayi emisyonları, düşük kaliteli yakıt kullanımı ve artan araç sayısı nedeniyle ciddi bir sorun haline geldiğini belirten Özdağ, topografik ve meteorolojik koşulların da kirliliği artırdığını söyledi. Şehirde trafik ve otopark sorunlarının da giderek büyüdüğünü dile getiren Özdağ, artan nüfus ve araç sayısının şehir içi ulaşımı zorlaştırdığını ifade etti. Şehir merkezinde yalnızca 6 kapalı otopark bulunduğunu ve toplam kapasitenin yaklaşık 2 bin araçla sınırlı kaldığını kaydetti.
ULAŞIM VE SAĞLIKTA YAPISAL EKSİKLİKLER
Ulaşım projelerine de değinen Özdağ, hızlı tren projesinde güzergâh belirsizlikleri ve kamulaştırma sorunları nedeniyle gecikmeler yaşandığını belirtti. Organize sanayi bölgelerinin demiryolu bağlantılarının yetersiz olduğunu da sözlerine ekledi. Sağlık alanında da ciddi eksiklikler bulunduğunu vurgulayan Özdağ, bebek ölüm hızının Türkiye ortalamasının üzerinde olduğunu ve uzman hekim ile sağlık personeli sayısının yetersiz kaldığını ifade etti.
UYUŞTURUCU, ÇEVRE VE DOĞAL AFET RİSKİ
Özdağ, kentte uyuşturucu ile mücadele kapsamında 2026 yılının ilk üç ayında 1200 olay meydana geldiğini, 1456 şüphelinin yakalandığını ve 268 kişinin tutuklandığını açıkladı. Ele geçirilen uyuşturucu miktarının sorunun boyutunu ortaya koyduğunu söyledi. Balıkçılık açısından önemli olan Marmara Gölü’nün kuruma noktasına gelmesinin ciddi bir kriz yarattığını dile getiren Özdağ, yanlış su politikaları ve kirliliğin bu tabloya yol açtığını ifade etti. Orman yangınlarının özellikle yaz aylarında büyük risk oluşturduğunu belirten Özdağ, yangınların çoğunun insan kaynaklı ihmaller nedeniyle çıktığını söyledi.
“MANİSA’NIN POTANSİYELİ DOĞRU DEĞERLENDİRİLMELİ”
Manisa’nın deprem riski açısından da dikkat edilmesi gereken bir bölgede bulunduğunu belirten Özdağ, ilin Gediz Grabeni üzerinde yer aldığını ve önümüzdeki 10 yıl içinde 6 büyüklüğünde veya daha büyük bir depremin yaşanma ihtimalinin bulunduğunu ifade etti. Şehrin inanç turizmi açısından da önemli bir potansiyele sahip olduğunu dile getiren Özdağ, tarihi ve kültürel mirasın uluslararası ölçekte değer taşıdığını söyledi. Manisa’nın sahip olduğu güçlü potansiyele rağmen yapısal sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Özdağ, şu değerlendirmede bulundu:
“Manisa sadece bugünün değil, yarının da şehridir. Amacımız bu sorunları bir şikâyet konusu olmaktan çıkarıp çözüm seferberliğine dönüştürmektir.”





