Şanlıurfa’da daha büyük deprem olacak mı? 24 Eylül 2026 saat 10.40’ta Karaköprü’de meydana gelen ve AFAD’ın 5,4 büyüklüğünde kaydettiği depremin ardından uzmanlar özellikle Bozova Fayı üzerinde duruyor. Prof. Dr. Okan Tüysüz, sarsıntının 6 Şubat depremlerini oluşturan faylardan farklı olan Bozova Fayı üzerinde gerçekleştiğini, bu fayın büyük deprem üretme potansiyeli bulunduğunu ancak mevcut 5,4’lük sarsıntıyı bir öncü deprem olarak değerlendirmediğini söyledi. Tüysüz’e göre bölgede 4,5 büyüklüğüne ulaşabilecek artçı depremler görülebilir. Prof. Dr. Osman Bektaş da 5 büyüklüğündeki bir depremin ardından mutlaka daha büyük deprem geleceği sonucunun çıkarılamayacağını vurguluyor.
Şanlıurfa Karaköprü depremi kaç büyüklüğünde oldu?
AFAD’ın resmi Son Depremler kaydına göre 24 Eylül 2026 saat 10.40.58’de Karaköprü merkezli 5,4 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremin derinliği 7,39 kilometre, koordinatları ise 37.45717 kuzey ve 38.81533 doğu olarak kaydedildi.
Depremin sığ olması, sarsıntının yüzeyde güçlü şekilde hissedilmesinde etkili oldu. Şanlıurfa’nın yanı sıra Adıyaman, Gaziantep, Diyarbakır ve bölgedeki diğer illerde de sarsıntı hissedildi.
Karaköprü depremi hangi fayda meydana geldi?
Uzmanların ilk değerlendirmelerinde Bozova Fayı öne çıktı. Prof. Dr. Okan Tüysüz, depremin 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerini meydana getiren faylardan farklı bir yapı üzerinde, Bozova Fayı üzerinde gerçekleştiğini belirtti.
Jeoloji Mühendisi Adnan Evsen ise deprem merkezinin Bozova Fayı’na yaklaşık 15 kilometre mesafede olduğunu ifade etti. Buna karşılık Prof. Dr. M. Muhammet Yıldırım, Haluk Eyidoğan ve Ramazan Demirtaş’ın ilk değerlendirmelerinde sarsıntının belirgin bir yüzey fayına doğrudan oturtulmasının henüz kesin olmadığı yönünde görüşler bulunuyor. Bu nedenle depremin hangi fay parçasında meydana geldiğine ilişkin ayrıntılı değerlendirmelerin saha ve sismolojik analizlerle netleşmesi gerekiyor.
Bozova Fayı nerede, ne kadar uzun?
Prof. Dr. Okan Tüysüz’ün değerlendirmesine göre Bozova Fayı’nın en az 60-70 kilometrelik bölümü aktif durumda. Fay sistemi bütün olarak ele alındığında uzunluğunun 100 kilometrenin üzerine çıkabildiğini belirten Tüysüz, sistemin geçmişte de deprem ürettiğini söyledi.
Prof. Dr. Süleyman Pampal da Bozova Fayı’nı aktif bir fay olarak değerlendiriyor. Pampal, Atatürk Barajı’nın yer seçimi sırasında yapılan araştırmalarda da bölgedeki aktif fayların dikkate alındığını belirterek Bozova Fayı’nın büyük deprem üretme potansiyeline sahip olduğuna dikkat çekti.
Şanlıurfa’da daha büyük deprem olur mu?
Uzmanların açıklamalarında iki konunun birbirinden ayrılması gerekiyor: Bozova Fayı’nın gelecekte büyük deprem üretme potansiyeli ile 24 Eylül’deki 5,4’lük depremin hemen ardından daha büyük bir deprem meydana gelip gelmeyeceği aynı soru değil.
Prof. Dr. Okan Tüysüz, Bozova Fayı’nın uzunluğu nedeniyle büyük deprem üretme potansiyeli bulunduğunu ancak bunun bugün veya yarın büyük deprem meydana geleceği anlamına gelmediğini belirtti. Tüysüz ayrıca mevcut depremi bir öncü deprem olarak düşünmediğini ve kısa vadede daha büyük bir deprem beklentisi içinde olmadığını söyledi.
5,4 deprem daha büyük bir depremin öncüsü mü?
Mevcut verilerle “5,4’lük Karaköprü depremi daha büyük bir depremin öncüsüdür” demek mümkün değil. Prof. Dr. Okan Tüysüz, ilk değerlendirmesinde sarsıntıyı öncü olarak görmediğini açıkça ifade etti.
Prof. Dr. Osman Bektaş da benzer şekilde orta büyüklükteki bir sarsıntının arkasından mutlaka büyük deprem geleceği sonucuna varılamayacağını belirtti. Bektaş, depremlerin nerede, ne zaman ve hangi büyüklükte meydana geleceğinin önceden kesin biçimde bilinemeyeceğini vurguladı.
Şanlıurfa depreminden sonra artçı olacak mı?
Prof. Dr. Okan Tüysüz’e göre 4,5 büyüklüğüne ulaşabilecek artçı depremler mümkün. Bu nedenle ana sarsıntının ardından daha küçük depremlerin yaşanması olağan bir süreç olarak değerlendiriliyor.
Kandilli verilerine dayandırılan ilk haberlerde de ana depremden sonra 2,5 büyüklüğünde bir artçı sarsıntı kaydedildiği aktarıldı. Artçıların sayısı ve büyüklüğü zaman içinde değişebileceği için güncel deprem listelerinin AFAD ve Kandilli Rasathanesi üzerinden takip edilmesi gerekiyor.
Artçı depremler kaç büyüklüğünde olabilir?
Tüysüz’ün mevcut deprem için verdiği ilk tahmine göre artçılar 4,5 büyüklüğüne kadar ulaşabilir. Bu rakam, mutlaka 4,5 büyüklüğünde bir artçı meydana geleceği anlamına gelmiyor; uzman tarafından olası üst seviyeye ilişkin yapılan ilk değerlendirmeyi ifade ediyor.
Özellikle hasarlı veya taşıyıcı sisteminde sorun bulunan yapılarda daha küçük artçıların bile risk oluşturabileceğine dikkat çekiliyor. Tüysüz, depremden sonra hasar oluştuğundan şüphe edilen binalara yetkililer tarafından kontrol edilmeden girilmemesini önerdi.
Karaköprü depremi 6 Şubat depremleriyle bağlantılı mı?
Prof. Dr. Okan Tüysüz’e göre Karaköprü’deki deprem, 6 Şubat 2023 depremlerini oluşturan fayların üzerinde meydana gelmedi. Ancak 6 Şubat depremlerinin bölgede oluşturduğu gerilme ve sıkışmanın çevredeki diğer fay sistemleri üzerinde etkisinin bulunabileceğini belirtti.
Prof. Dr. Naci Görür de Şanlıurfa’daki sarsıntıyı değerlendirirken 6 Şubat 2023 depremleri ve Doğu Anadolu Fayı’nın kırılması sonrasında bölgede oluşan tektonik değişime dikkat çekti. Görür, Güneydoğu bindirme kuşağı ile Arap Levhası çevresinde enerji birikiminin sürdüğünü ifade etti.
Naci Görür Şanlıurfa depremi için ne dedi?
Prof. Dr. Naci Görür, depremden sonra yaptığı ilk değerlendirmede Şanlıurfa ve çevresindeki tektonik hareketliliğe dikkat çekti. Görür, bölgede daha önce deprem meydana gelebileceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunduğunu belirterek 6 Şubat depremleri sonrasında oluşan gerilme değişimlerini işaret etti.
Görür’ün değerlendirmesinde Doğu Anadolu Fayı, Bozova Fayı, Güneydoğu bindirme kuşağı ve Arap Levhası bölgedeki deprem tehlikesi açısından öne çıkan tektonik unsurlar arasında yer aldı.
Okan Tüysüz Şanlıurfa depremi için ne dedi?
Prof. Dr. Okan Tüysüz, depremin sığ bir deprem olduğunu belirterek Bozova Fayı üzerinde durdu. Fayın aktif bölümünün yaklaşık 60-70 kilometre olduğunu ve bütün sistemin 100 kilometreyi aşabildiğini ifade eden Tüysüz, böyle bir fay sisteminin büyük deprem üretme kapasitesinin bulunduğunu söyledi.
Ancak Tüysüz, bu jeolojik potansiyelin 24 Eylül’deki depremden hemen sonra daha büyük bir deprem yaşanacağı anlamına gelmediğinin altını çizdi. Mevcut sarsıntıyı öncü deprem olarak değerlendirmediğini, kısa vadede daha büyük bir deprem beklemediğini ve yaklaşık 4,5’e kadar artçıların görülebileceğini ifade etti.
Osman Bektaş Şanlıurfa depremi için ne dedi?
Prof. Dr. Osman Bektaş, 5 büyüklüğü civarındaki bir depremin arkasından büyük deprem geleceği sonucuna varılamayacağını söyledi. Bektaş’a göre Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki fayların 6 Şubat 2023 depremlerinden kaynaklanan gerilme değişimlerinden etkilenmiş olması mümkün.
Bektaş ayrıca Arap Levhası’nın hareketinin devam ettiğini ve bölgenin genel deprem tehlikesinin sürdüğünü belirtti. Bununla birlikte belirli bir yerde, belirli bir zamanda daha büyük deprem olacağı yönünde kesin tahmin yapılmasının mümkün olmadığını vurguladı.
Süleyman Pampal daha büyük deprem için ne söyledi?
Prof. Dr. Süleyman Pampal, Bozova Fayı’nın aktif olduğunu ve büyük deprem üretme potansiyeli taşıdığını belirtti. Ancak 24 Eylül’de meydana gelen depremin ardından hemen daha büyük bir deprem beklenmesi gerektiği yönünde bir değerlendirme yapmadı.
Pampal, Şanlıurfa ve çevresinin Arap Levhası, Anadolu Levhası ve Güneydoğu Anadolu Bindirme Zonu gibi önemli tektonik yapıların etkisinde bulunduğunu hatırlatarak bölgedeki deprem tehlikesinin uzun vadeli bir gerçek olduğunu ifade etti.
Depremden sonra hasarlı binalara girilir mi?
Uzmanların ortak uyarılarından biri hasar şüphesi bulunan yapılara dikkat edilmesi. Prof. Dr. Okan Tüysüz, özellikle eski veya depremde hasar görmüş olabilecek binalara yetkililer tarafından inceleme yapılmadan girilmemesini önerdi.
AFAD’ın ilk açıklamasında deprem sonrasında olumsuz bir durum bulunmadığı ve saha taramalarının sürdüğü bildirildi. Buna rağmen artçı ihtimali nedeniyle binasında yeni çatlak, kolon-kiriş hasarı, duvar ayrılması veya başka belirgin yapısal değişiklik fark edenlerin resmi ekiplerin değerlendirmesini beklemesi önem taşıyor.





