ABD nin İstanbul daki konsolosluğu önünde yaşanan çatışma, olayın hemen ardından bir anda çözümleniverdi. Saldırganların hangi örgüte bağlı oldukları, saldırıyı niçin yaptıkları en ince detayına kadar medyada yer aldı. İlk kesin ve ortak tespit teröristlerin ABD konsolosluğuna saldırdıklarıydı. Ancak, biraz düşününce görünen oydu ki, teröristler ABD konsolosluğuna saldırmamış, konsolosluğun önünde nöbet tutan emniyet mensuplarına saldırmışlardı. Konsolosluğu korumakla görevli emniyet mensuplarına yapılan saldırının konsolosluğa yapılmış sayılacağı söylenebilir. Ancak eldeki silahlarla konsolosluğa girmeleri mümkün müydü Yani kapıda polislerimiz olmasaydı teröristler ABD toprağı sayılan konsolosluk bahçesine girebilecekler, girseler bile konsolosluğa ulaşabilecekler miydi Bu konuların uzmanı değilim. Ancak gördüğümüz ve bildiğimiz kadarıyla  adeta kale duvarları ile çevrilmiş bir konsolosluk binasına teröristlerin o silahlarla girmesi ve saldırması mümkün değil. Bu gerçeği gören pek çok yorumcu  da saldırının   acele verilmiş kararla gerçekleştirildiğine ya da teröristlerin çok acemi olduklarına vurgu yapıyorlar. Kısacası tüm haber ve yorumlar çelişkilerle dolu. Bir yandan saldırının ABD konsolosluğuna yapıldığını söyleyip yazdıktan sonra arkasından da teröristlerin ellerindeki silahlarla konsolosluk bahçesine girmelerinin mümkün olmadığını söylemek ciddi bir çelişki değil midir

Öte yandan teröristlerin birinin ABD nin Guantanamo kampından kısa bir süre önce çıkmış olduğunu, saldırganların Afganistan da El Kaide kamplarında eğitim gördüğünü, hatta El Kaide içinde kime bağlı olduklarını belirttikten sonra çok acemice bir saldırıdan söz etmenin inandırıcılığı bana göre kalmıyor.

Teröristlerin niyetleri gerçekten ABD Konsolosluğuna saldırıp konsolosluk ve çalışanlarına zarar vermek idiyse sanıyorum bunun için farklı yol izlemeleri gerekirdi. Ölümü göze almış olan teröristlerin  çok daha farklı ve etkili bir plan hazırlamaları da  mümkün olabilirdi. Olay bir yandan intihar saldırısı gibi görünmekle birlikte yapılan iş intihar saldırısı değil.

Bütün bunlar düşünüldüğünde saldırının hedefinin ABD Konsolosluğu değil, konsolosluk önündeki polislerimiz olduğunu akla getiriyor. Görünün budur. Bunun ötesindeki tüm yorumlar niyet okumadan öte gitmez.

Bu arada üzerinde durulması gereken diğer çok önemli konu ise; Konsolosluğun güvenliğinden sorumlu  içeride 50 civarında Amerikan deniz piyadesi bulunduğundan söz ediliyor ama bu güvenlik sorumluları olaya hiçbir şekilde müdahale etmiyor, bırakın müdahale etmelerini, teröristlerle canları pahasına çatışan polislerimize destek vermiyorlar. Hatta haberlere göre yaralı polislerin içeri girmelerine bile izin vermiyorlar. Bu tavır teröristlere destek anlamına gelmez mi

Bana göre olayın bu boyutu üzerinde ciddi olarak durulması gerekiyor. Bir gazetenin "Amerika ya saldırı, 6 Türk öldü" başlığı bu açıdan dikkat çekicidir.

Teröristlerin hangi örgüte mensup oldukları ya da uyuyan bir hücrenin harekete geçmiş olmasından çok eylemin hedefinin doğru tespitine ihtiyaç var. Olay günü pek çok kişi ile konuştum, olayla ilgili ne düşündüklerini sordum, halkın büyük bir bölümü olayı ABD ye saldırıdan çok polislerimize saldırı olarak değerlendiriyordu. Bazıları da aynı anda iki yere birden mesaj verildiğini düşünüyordu.

Elbette tüm araştırmalar tamamlanmadan peşin olarak olay hakkında hüküm vermek doğru olmaz. Ama, medya olarak bu yanlışı hep yapıyoruz. Polisten önce incelemeyi tamamlıyor, hükmü yapıştırıyoruz. Kamuoyu da medyanın verdiği bu hükümle aylarca oyalanıyor. Aradan zaman geçiyor, olay unutuluyor bu defa olayla ilgili çok farklı gerçekler ortaya çıkıyor.

Olayın bir başka boyutu ise tüm yazılanlar doğru olsa, yani teröristler El Kaide militanı, hedefleri de geçmişteki Gaziantep ve Maraş operasyonlarının intikamını almaya yönelik olsa bile şu anda Türkiye nin en önemli gündem maddesi olan Ergenekon Operasyonunu gündemden düşürmüştür. Çünkü, günlerce kamuoyu bu olayla ilgilenirken, tüm dikkatini acaba ne olacak diye  Ergenekon konusuna toplamışken şimdi bu konu unutulmaya terk edilecektir.

Bu bakımdan Konsolosluk önündeki polislere yönelik terör eylemi hakkında ve biryerlerden kulaklara fısıldanan bilgilere dayanarak  düz mantıkla hüküm vermek insanları doğru neticeye ulaştırmaz diye düşünüyorum. Biraz sabırlı olmak, olayın arkasındaki sis perdesini aralamaya çalışmak gerekiyor.