Bismillahirrahmanirrahim
Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah (c.c)›a hamd ederim. Salât ve selâm, Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v)’ya, âline ve sahabelerine olsun.
ŞİAR: Bir nevi kimliktir. Düşünce ve inanıştaki ayırıcı özellik, alamet, işaret, yani bir şeyi başka bir şeyden ayıran, onu diğerlerinden farklı kılan, onun tanınmasına sebep olan özellik ve nitelik demektir. HAC 32: “İşte böyle; kim Allah’ın şiarlarına (alamet ve işaretlerine) saygı gösterirse, şüphesiz bu saygı, kalplerin takvasındandır.” Sadakat ve itaat; Milli Görüşçüleri diğer düşünce sahiplerinden ayıran iki şiardır.
SADAKAT: Verilen sözü yerine getirmek, ahdinde durmak, din ve salim akılca lüzumlu görülen işleri yapmak, emanetlere riayet etmek, üzerine aldığı vazifeleri hakkını vererek yapmaktır. Müslümanların Allah’a Resulüne sadakat ve itaat görevi vardır. Müslümanlar; sözlerinde, işlerinde ve dostluklarında sadık olanlardır. Peygamberimiz “Bizi aldatan bizden değildir” buyurmuştur. Ziya Paşa’nın şu sözü meşhurdur: “İnsana sadâkat yakışır görse de ikrah. Yardımcısıdır doğruların Hazreti Allah” Sadakat; bir dava adamının sahip olacağı en önemli ahlaktır. Mümin olmak ile sadakat arasında kuvvetli bir irtibat vardır. HUCURAT 15: “Mümin olanlar, ancak o kimselerdir ki, onlar, Allah’a ve Resulüne iman ettiler, sonra hiç bir kuşkuya kapılmadan Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad ettiler. İşte onlar, sadık olanların ta kendileridir.” Sadakatin mükâfatı da çok büyüktür. MAİDE 119: “Allah, şöyle diyecek: ‘Bugün, sadıklara, sadakatlerinin yarar sağlayacağı gündür.’ Onlara içinden ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetler vardır. Allah, onlardan razı olmuş, onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. İşte büyük kurtuluş budur.” İşte bu sadakat, Milli Görüş’ün en önemli şiarıdır.
İTAAT: Söz dinlemek, emir ve talimatları yerine getirmek, alınan karara uymaktır. İtaatin zıddı, itaatsizlik, serkeşlik ve muhalefet etmektir. Bir ümmetin, huzur ve güven içinde yaşayabilmesi, işlerinin sağlıklı yürüyebilmesi, bir takım uygulama esaslarının varlığına bağlıdır. Söz konusu uygulama esasları olmadan, ümmetin huzur ve güven içinde iş görmesi mümkün olmaz. Ümmet; liderine aldığı kararlarda, itaat etmediği sürece, bu uygulama esaslarının hiçbir yararı olmaz. O halde “liderin” usulünce aldığı kararlara “itaat etmek” zaruridir. Allah lidere itaati emretmektedir: NİSA 59: “Ey iman edenler! Allah’a itaat edin. Peygamber’e ve sizden olan emir sahibine (lidere) de itaat edin. Eğer bir hususta anlaşmazlığa düşerseniz; Allah’a ve ahirete gerçekten inanıyorsanız, onu Allah’a ve Resul’e götürün (Kur’an’a ve Sünnete havale edin); bu hem hayırlıdır, hem de netice bakımından daha güzeldir.” Peygamberimiz (s.a.v) de ümmete itaati emrediyor: “Zenginken, fakirken; neşeliyken, kederliyken ve başkası sana tercih edilirken bile söz dinleyip itaat etmen şarttır.” (Müslim) Müslümanlıkta Allah’a ve Resulüne itaat etmek mutlak farzdır. Lidere itaat ise marufu emrettiği sürecedir. Maruf ise İslam’ın uygun ve mubah gördüğü şeylerdir. Müslümanlıkta şarta bağlı itaat kınanmıştır. Peygamberimiz buyuruyor: “Kıyamet gününde üç kişiyle Allah konuşmayacak ve onları temize de çıkartmayacaktır. Onlar için acıklı bir azap vardır. O kimselerden… İkincisi ise, bir lidere sadece dünya çıkarı için biat edip, istekleri yerine getirildiği sürece itaat eden, istediği verilmeyince de itaatten çıkıp isyan eden kimsedir…” (Buhari ve Müslim) Müslümanlığın disiplinine uymayan bir toplum hak davayı zafere taşıyamaz. Bunun için Milli Görüş’ün ikinci önemli şiarı itaattir.
KONGREYE GİDERKEN
Milli Görüş’ün tek temsilcisi Saadet Partisi, 6. Olağan Büyük Kongresi’ni 30 Ekim 2016 Pazar günü Ankara’da yapma kararı almıştır. Bu karar, Milli Görüş’ün temel esaslarına ve uygulama esaslarına uygun olarak Genel Başkanımız başta olmak üzere bütün başkanlık divanının ve GİK üyelerinin müşterek kararı ve YİK başkanımızın bilgisi dâhilinde alınmıştır. Bu kapsamda, çalışmaların disiplin içinde yürütülebilmesi için, Başkanlık Divanınca Seçim İşleri Başkanımız Mehmet Karaman’ın başkanlığında, başkanlık divanı üyelerinden oluşan bir “kongre tertip heyeti” oluşturulmuştur. Kongreye kadar yapılacak bütün işler bir takvime bağlanmış ve bu takvime uygun olarak süreç yürütülmektedir. Saadet Partisi YİK Başkanımız Oğuzhan Asiltürk’ün de, dediği gibi bu kongre “Çelikleşme ve Yeni Hamle” kongresi olacak ve Saadet Partisi bu kongreden güçlenerek çıkacaktır. Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak ise kongreyi, özlenen ve beklenen “Yeni bir hamle ve yeni bir şahlanış” kongresi olarak tanımlamıştır. Saadet Partisinin bu kongre ile gerçekleştirmek istediği şeyi YİK Başkanımız Oğuzhan Asiltürk özetle şöyle açıklamıştır: “Bizim yeni bir görüntü vererek toplumu yanımıza çekmemiz lazım. Toplum bizi başka algılıyor. Önce bu yanlış algıyı değiştirmeliyiz. Bu kongrenin birinci hedefi bu görüntüyü değiştirmek ve bunu da millete kabul ettirmektir. Bu değişimin, herkesin kabul edeceği bir şekilde “nöbet değişikliği” şeklinde yapılması gerekir. Sonra ise biz, Erbakan Hocamızın zamanında olduğu gibi topluma “manası olan şeyleri” aktaracağız. Bu çalışmaları kimseye haksızlık yapma niyetiyle değil davamızı daha ileriye taşımak maksadıyla yapıyoruz.” Milli Görüşçüler, hayatın “iman ve cihaddan” ibaret bir imtihan olduğuna inanan kimseler olarak, bu kongre sınavından da, yapacağı geniş istişarelerden sonra “YİK’in vereceği karar” etrafında kenetlenerek, zaferle çıkmayı başaracaktır. Biz işimizi, Allah’ın rızasına uygun yaparsak Allah’ta bize yardım eder. Peygamberimiz bize yol gösteriyor “Her kim insanlar gücense bile (işinde) Allah’ın rızasını gözetirse, Allah o kimseyi insanların sıkıntısından kurtarır. Ve her kim de (işinde) Allah’ın gazabına karşılık insanları razı etmeye çalışırsa Allah da o kimseyi insanlara havale eder…” (Tirmizi) Biz İslam’ın hem şekline hem de ruhuna uyar, sadakat ve itaatten ayrılmazsak kazananlardan oluruz. Selam hidayete tabi olanlara…