Saadet Partisi Sosyal İşler Başkanlığı, “Kentte Çocuk Olmak: Türkiye’de Parklar, Oyun Hakkı ve Belediyelerin Sorumluluğu” başlıklı sosyal gündem analiz raporunu kamuoyuyla paylaştı. Raporda, çocukların kent yaşamında karşı karşıya kaldığı oyun alanı ve park sorunlarını kapsamlı şekilde değerlendirilirken çocukların güvenli oyun alanlarına erişim hakkının temel bir çocuk hakkı olduğu vurgulandı. Ayrıca yerel yönetimlerin bu alandaki sorumluluklarına da dikkat çekildi.

"OYUN HAKKI TEMEL BİR ÇOCUK HAKKIDIR"

Raporda, Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'ye atıf yapılarak, oyunun yalnızca bir eğlence aracı değil, çocukların fiziksel, zihinsel, duygusal ve sosyal gelişimlerini destekleyen temel bir hak olduğu ifade edildi. Hızlı kentleşme, yoğun yapılaşma, trafik yoğunluğu ve güvenlik kaygılarının çocukların serbestçe oyun oynayabileceği alanları her geçen gün azalttığına işaret edildi.

MAHALLELER ARASINDA PARK EŞİTSİZLİĞİNE DİKKAT ÇEKİLDİ

Araştırma verilerine yer verilen raporda, parkların mahalleler arasında eşit şekilde dağılmadığı, özellikle nüfus yoğunluğu yüksek bölgelerde çocuk başına düşen oyun alanı miktarının oldukça düşük seviyelerde kaldığı belirtildi. Bu durumun çocukların oyun hakkına erişiminde ciddi fırsat eşitsizliklerine yol açtığı kaydedildi.

Raporda, mevcut parklara ilişkin öne çıkan sorunlar; oyun ekipmanlarının eski ve bakımsız olması, gölgelik alanlar ile temiz tuvalet ve içme suyu gibi temel ihtiyaçların yetersizliği, güvenlik ve aydınlatma eksiklikleri, parkların yoğun araç trafiğine yakın konumlandırılması ve engelli çocuklara uygun ekipman eksikliği olarak sıralandı.

ENGELLİ ÇOCUKLAR İÇİN KAPSAYICI PARKLAR TALEBİ

Raporun önemli başlıklarından biri de engelli çocukların karşılaştığı erişilebilirlik sorunları oldu. Birçok parkta erişim rampalarının bulunmadığı, mevcut oyun gruplarının ise engelli bireylerin kullanımına uygun şekilde tasarlanmadığı belirtilerek, bu durumun çocukların eşit kullanım hakkını sınırlandırdığı ifade edildi.

BELEDİYELERE BEŞ MADDELİK ÇAĞRI

Saadet Partisi Sosyal İşler Başkanlığı, belediyelerin çocuklara yönelik stratejik planlarında sosyal yardım ve eğitim hizmetlerine yer verildiğini ancak çocukların mekânsal ihtiyaçları ile oyun hakkına ilişkin somut ve ölçülebilir hedeflerin yetersiz kaldığını belirtti. Raporda, "Çocukların park tasarımlarında ve kent planlama süreçlerinde söz sahibi olması hâlâ yaygın bir uygulama değil" değerlendirmesi yapıldı.

Bu çerçevede belediyelere; Her mahallede güvenli ve kolay ulaşılabilir parklar oluşturulması, mevcut parkların bakım ve güvenliğinin düzenli olarak sağlanması, engelli çocuklara yönelik erişilebilir oyun alanlarının yaygınlaştırılması, çocukların kent planlama süreçlerine katılımını sağlayacak mekanizmaların geliştirilmesi, çocuk dostu şehir anlayışının kurumsal bir politika hâline getirilmesi çağrısında bulunuldu.

ULUSLARARASI UYGULAMALAR ÖRNEK GÖSTERİLDİ

Raporda ayrıca Danimarka, Hollanda, Almanya ve İsveç gibi ülkelerde hayata geçirilen çocuk dostu şehir uygulamalarına da yer verildi. Bu ülkelerde çocukların kent yaşamının aktif bir parçası olarak görüldüğü, park ve oyun alanlarının planlanmasında çocukların görüşlerinin dikkate alındığı ve yaya öncelikli şehir anlayışının benimsendiği aktarıldı.

TEKİN: "ÇOCUK DOSTU ŞEHİRLER HERKES İÇİN DAHA YAŞANABİLİR ŞEHİRLERDİR"

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Av. Sinan Tekin de rapora ilişkin değerlendirmesinde, çocukların güvenli ortamlarda büyümesinin toplumun ortak sorumluluğu olduğunu belirtti. Tekin, "Bir şehrin gerçek değeri, çocuklarına sunduğu yaşam kalitesiyle ölçülür. Çocuklarımızın güvenle oynayabildiği, ailelerin huzurla vakit geçirebildiği şehirler inşa etmek hepimizin sorumluluğudur. Oyun hakkı temel bir çocuk hakkıdır ve yerel yönetimler bu hakkı koruyacak somut adımları atmak zorundadır" ifadelerini kullandı. Tekin, "Saadet Partisi olarak belediyecilik anlayışımızın merkezine insanı, aileyi ve sosyal adaleti koyuyoruz. Çocuk dostu şehirler, aslında herkes için daha yaşanabilir şehirlerdir. Çocukların güvenle oynayabildiği bir şehirde aileler huzurlu, toplum daha güçlü olur" dedi.

Kaynak: Haber Merkezi