Kongreler, özeleştiri yapmanın zeminini oluşturur.
İktidarın ve muhalefetin yapacağı kongreler buna imkân tanımalıdır. Bu ülkenin
gençliğinin, hayallerinin, geleceğinin, ideallerinin koltuk kavgası uğruna
demagojiye kurban edildiği masaya yatırılacak mı İdealler uğruna siyaset yapan
bir milleti reel politik emellerine alet eden anlayışlar sorgulanacak mı
Bundan sonra da, her olayda kamplaşmanın kutuplaşmanın kendisine sağlayacağı
fırsatları düşünmeye devam mı edecek
Bu açıdan bakıldığında görülmüş ve yaşanmıştır ki AKP
Türkiye yi dönüştüremediler sistem değişikliğine gidemediler. Bozuk tezgâhı
değiştiremediler, bozuk tezgâhın başındaki adamı değiştirdiler. İyi niyetli de
olsa süreç içerisinde kendisi değişti, başkalaştı. Yeni diye geldiler eski
düzenin parçası oldular. Şimdi bunu örtmek için bir genel başkan değişimi
yapılacaksa değişen ne olacak
Ülkemizde, üçüncü dönemini bitirmekte olan AKP hükümeti,
ne birinci dönemde bir hazırlık yapmış ne de ikinci dönemde bundan ders
çıkarmıştır. Birinci dönem yanlışlıkları cumhurbaşkanı seçimiyle, ikinci dönem
yanlışlıkları ise yeni anayasa süreciyle örtülmüştür. 2014 Türkiye sinde
elimizde ne yeni bir anayasa var ne de üçüncü dönemini bitirmekte olduğu halde
ülke meselelerini çözmüş bir hükümet var. Derinlik isteyen, orta ve uzun vadeli
yatırımlar isteyen ülke meselelerimiz maalesef algı yönetimi ile demagoji ile
örtmeye çalışmıştır.
Son 12 yıllık gelişmeleri ekonomi, hukuk ve dış politika
açısından tek tek incelendiğinde ortaya çıkan sonuç şu ki; AKP yöneticileri hem
ekonomide hem de dış politikada hem sosyal politikalar da Erbakan ı değil
Demirel i örnek almışlardır. Saman dolu kuş gibi, güçlü bir görüntü ortaya
kondu ama kendisinden beklenen canlı lığı sergileyemedi. Bölgesel hatta
küresel güç olarak gösterilen Türkiye olayları izlemekten başka bir şey
yapamıyorsa, bu gücün ne anlamı olabilir ki 2023 ya da Yeni Türkiye ne
ifade edebilir ki!
AKP girdiği bütün seçimlerden oyunu arttırarak çıktı ama
bilinmelidir ki, AKP oy almak üzere
kurgulanmış, söylenen sözler ve atılan adımlar bütünüyle oy almak için bir nevi
seçim rüşveti olarak gerçekleştirmiştir. AKP taraftarlarını rahatlatıcı
söylemlerle bugüne kadar ayakta durdu. 12 yıldır vicdanındakini söyledi ama
önüne konulanı yaptı. Sabredemeyenler,
meşakkat çekmeden kısa hedefe ulaşmak isteyenler, hülyalara dalanlar, güneşin
doğuşuna sabredemeyenler kendilerine yarasalardan dostlar edinenler, yaza
çıkacak kışta kara saplanıp kalanların, bu milletin, bu ülkenin hiçbir temel
meselesine kalıcı bir çözüm getiremediği ortadadır.
Adam kayırma, kendinden olmayanın hakkını yeme, son
dönemde zirve yaptıysa bu zihniyet masaya yatırılmalıdır. Herkesi şartsız
itaate, biate mecbur bırakan, küfrü, hakareti, kavgayı, kural tanımamayı siyasi
söylem olarak benimseyen bu zihniyetin, ülkemizin yaşanmaz hale getirilmesine
razı olmayanları karşısında bulma zamanı gelmiştir. Bu kararlılıkta olanların
kurulacak yeni hükümetin rutin dışına çıkması adına yapacağı her eylem ve her
işbirliği büyük önem taşımaktadır. Gelecek dönemin geçmiş dönemden farklı
kılınması ancak bununla gerçekleşebilir.