İslamabad’da yapılması planlanan ancak sonuçsuz kalan ikinci tur müzakerelerin ardından ABD’den ilk kapsamlı değerlendirme geldi. Amerikan Fox News kanalına konuşan Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran’ın mevcut şartlar altında bir anlaşma yapmaktan başka çıkış yolu kalmadığını ileri sürdü. Tahran’daki karar vericilerin "aşırılıkçı" kanatta yer alsa dahi, ülkedeki yangını söndürmek için adım atmak zorunda olduklarını belirten Rubio, sürecin hala canlı olduğuna dikkat çekti.
"İranlılar bu karmaşadan kurtulmak istiyor"
İran’daki derinleşen ekonomik krize vurgu yapan Rubio, ülkenin içinde bulunduğu durumun çatışma döneminden öncesine göre çok daha vahim bir noktaya evrildiğini kaydetti. Müzakere masasının hala bir ihtimal olduğunu söyleyen Rubio, ABD’nin taviz vermeyeceği noktayı şu sözlerle çizdi:
"İranlılar bence içinde bulundukları bu karmaşadan kurtulma konusunda ciddiler. Ancak yapılacak herhangi bir anlaşmanın, İran'ın nükleer silaha doğru ilerlemesini kesin olarak engelleyeceğinden emin olmak istiyoruz. Tahran yönetimi bu tür bir anlaşmayı kabul etmek zorunda."
Hürmüz Boğazı gerilimi: "Bunu tolere edemeyiz"
Rubio’nun açıklamalarındaki en sert bölüm ise bölgenin en kritik geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı’na ayrıldı. İran’ın "Boğazlar açık" yönündeki söylemlerinin bir illüzyondan ibaret olduğunu savunan ABD’li Bakan, Tahran’ın geçişler için "izin ve ödeme" dayatmasına tepki gösterdi.
Hürmüz Boğazı’nın uluslararası bir su yolu olduğunun altını çizen Rubio, "İranlıların, uluslararası bir su yolunu kimin kullanacağına ve bunun için ne kadar ödeme yapılması gerektiğine karar verdiği bir sistem normalleştirilemez. 'Bizim iznimizi almazsanız sizi havaya uçururuz' demek, boğazları açık tutmak değildir. Bunu asla tolere edemeyiz" ifadelerini kullandı.
Washington hattından gelen bu açıklamalar, bölgedeki diplomatik trafik kadar askeri dengelerin de ne kadar bıçak sırtı olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Gözler şimdi Rubio'nun bu "ya anlaşma ya yaptırım" eksenindeki çıkışına Tahran'dan gelecek yanıtta.



