Bismillahirrahmanirrahim
Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah (c.c)’a hamd ederim. Salât ve selâm, peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v)’ya, âline ve sahabelerine olsun.
Ülkemizde sorun üreten bir siyaset anlayışı hâkimdir. Sorun üreten siyaset, batıcılığı referans alan siyasettir. Bu siyaseti esas alan, başta iktidar partisi AKP olmak üzere bütün partiler, iktidara geldiklerinde milletimizi aç bırakıyorlar işsiz bırakıyorlar, borca esir ediyorlar, manevi değerlerden uzaklaştırıyorlar. Bu siyaset anlayışı ait olduğu batı dünyanın mayasında olan kin ve düşmanlık sebebiyle toplumun bütün dengelerini alt üst etmektedir. Bu siyaset anlayışından kurtulmadan milletimiz rahat ve huzura kavuşamaz. Bu siyaset anlayışının tek alternatifi MİLLİ GÖRÜŞ siyasetidir. Milli Görüş siyaseti, İslamsız saadet olmaz inancının siyasetidir. Bu siyasetin tek temsilcisi SAADET PARTİSİ’DİR. Milletimiz, 7 Haziran seçimlerinde Ya Saadet Partisi’ni tek başına iktidara taşıyıp kurtulacak, ya da yok olup olmaya doğru yolculuğa devam edecektir. Saadet Partisi BBP ittifakının seçim beyannamesine devam ediyoruz.
GÖÇ: “Milli İttifak iktidarında; tersine göçün sağlanması için maddi ve manevi kalkınma dengeli ve planlı bir şekilde yürütülecek, Türkiye’nin tamamı yaşanılır hale getirilecektir. Bölgeler arasındaki gelir dengesizlikleri giderilecek herkese doğduğu yerde yaşama ve iş bulma imkânları sağlanacaktır. Devlet öncülüğündeki sanayi ve ileri teknoloji yatırımları Anadolu’nun her bölgesine yaygın/yatay olarak yapılacaktır. Yatay, dengeli, ölçülü, insani şehirler inşa edilecektir. Ucuz ve kaliteli konut projeleri ile vatandaşlarımızın barınma sorununa rant odaklı değil, insan odaklı ve ihtiyaca göre çözümler üretilecektir. Kentsel dönüşüm adı altında şehirlere yöneltilen rantçı ve yağmacı saldırılar son vereceğiz. Kentsel dönüşüm uygulaması 35 ilde yaklaşık 6.5 milyon konut ve 26 milyon insanımızı ilgilendiren önemli bir konudur. Bu kanun çıkarılmadan önce yeterince tartışılmamış; sosyal, hukuk, psikolojik ve hak boyutu çok önemli olmasına rağmen, ilgili insanların, STK’ların, meslek odalarının, üniversitelerin katkısı talep edilmeden kelime ve kavram kargaşası içerisinde değerini yitirmiştir. Şehirlerimizi kısa vadeli kişisel rant ve menfaatlere kurban ettirmeyeceğiz. Yüz yıl sonrasını düşünerek şehirlerimizi planlayacağız. Yaşanabilir şehirler inşa etmenin temel kriterini rant, menfaat, yolsuzluk değil, bir arada, mutlu yaşam olacaktır.
Gerçek bir kentsel dönüşüm şu şekilde yapılacaktır:
Riskli alanlarda yaşayanlar, mahalli yönetimler, STK’lar ve meslek odaları süreçlere katılacaktır. Bölgesel ve sosyal durum göz önüne alınacak, yerel kültür korunacaktır.
Alan içerisindeki sağlam ve yeni binalar korunacaktır. İnsanların beton kulelerin arasına sıkıştırıldığı, komşuluk ilişkilerini yitirdiği, sosyal gelişimlerini sekteye uğratarak birbirinden uzaklaştığı dikey betonlaşma hastalığı terk edilecektir.
Milli İttifak; Her yıl “Sosyal Devlet Projesi” kapsamında; evi olmayan en alt gelir düzeyindeki ailelere 100 bin sosyal konut yapacaktır. Parklarda, sokaklarda hayat mücadelesi veren kimsesiz, evsiz insanların ve sokak çocuklarının sorunlarını ayrıntılı olarak gözden geçirip, kalıcı, yapısal çözümler üreteceğiz.
Eğitim Ve Öğretmeni
Milli Eğitim Kurumu dünyanın içinde bulunduğu koşullara ayak uyduramıyor. Köklü bir yeniden düzenlenmeye ihtiyaç vardır. İlk olarak öğretmenlerin maaşlarını ve özlük haklarını iyileştireceğiz. Meslek olarak öğretmenliğin saygınlığını artıracağız. Sayıları yüzbinleri bulan ve kamuoyunda “atanamayan öğretmen” olarak nitelenen öğretmenlerimizin sorunları çözülecek; objektif ölçütlere göre atamaları gerçekleştirilecektir.”
Oyunun kıymetini bilenler, kendi saadetleri için Saadet Partisi’ne, Milli İttifaka oy verip saadet bulacaklardır vesselam.