Danimarkada bir gazetede yayınlanan karikatür ile başlayan protesto olaylarında ipin ucu iyice kaçmaya başladı. Sanki, yapılan iş Peygamberimize yapılan saldırıya tepki değil de önceden hazırlanan bir oyunun sahnelenişi gibi görünmeye başladı. Bunu söylerken tüm protesto gösterilerini aynı kefeye koyuyor değilim.. Ancak, giderek olayların boyutu değişmeye konsolosluk ya da elçiliklerin basılması ve ateşe verilmesine, bir Hıristiyan din adamının öldürülüşüne kadar gidince insan ister istemez sanki bir oyuna alet olunuyor diye düşünüyor.
Dikkat edilirse olaylar Suriye ve Lübnanda kontrolden çıkıyor, Türkiyede belli bir dozda devam ederken birisi Trabzonda bir rahibi öldürüyor. Her ne sebeple ve ne adına olursa olsun bir rahibin şu günlerde öldürülmüş olması provakasyonu akla getiriyor. Gerçi Vatikandan yapılan açıklamada öldürülen rahibin fuhuş sektöründe çalışan yabancı kadınları bu bataklıktan kurtarabilmek için çaba sarfettiğini, bu sebeple fuhuş mafyası tarafından öldürülmüş olabileceğini açıklıyor ise de olayın protesto gösterilerinin giderek arttığı bir zamanda meydana gelmiş olması düşündürücüdür.
Ortada bir tezgah ve provokasyon varsa bunu ilk ateşleyenin Danimarkalı gazete editörü olduğu kesin. Çünkü, hala yaptığı işi savunan ve Türklerin de Hz. İsayı aşağıladığını iddia eden bu adam belli ki yaptığı işi bilerek yapmış ve fitili bilerek ateşlemiş.
Türklerin Hz. İsaya hakeret etmesi söz konusu olabilir mi Sadece Türkler değil, hiç bir müslümanın Hz. İsayı küçük düşürmesi ve hakeret etmesi söz konusu olabilir mi
Sanıyorum bu Danimarkalı editör kendileri ile müslümanları birbirine karıştırıyor. Çünkü, müslümanlar Hz.İsa ile birlikte tüm peygamberleri kabul eder ve onlara hürmeti inançlarının gereği olarak görürler. Halbuki Hıristiyanlar bizim peygamberimizi peygamber olarak tanımazlar. Aslında Hıristiyanlığın tahrif edilmemiş şeklinde bizim peygamberimizin hak ve son peygamber olduğu hükmü olmakla birlikte tahrif edilmiş Hıristiyanlıkta bu anlayışa yer yoktur. Buna karşılık müslümanlığın tüm mezhep ve tarikatlarında Hz. İsa dahil Kuranda adı geçen ve geçmeyen tüm peygamberler kabul ve hürmet edilir.
Dolayısıyla bu Danimarkalı editör kime hizmet için yola çıktı, kimin hesabına çalışıyor bilmiyoruz ama -yakında bu husus aydınlanacaktır- dünyayı ateşe verecek kıvılcımı ateşlemiştir. Onun ateşlediği kıvılcım çeşitli ülkelerde kendini göstermiş, hemen ana senaryonun sahiplerine hizmet etmeye hazır maşalar devreye girmiş, olaylar protesto sınırını aşıp yakıp yıkmaya dönüşmüştür. İranı ve Suriyeyi vurmayı kafaya koymuş olanlar belli ki boş durmuyorlar..
Suriye, Lübnan ve İran; ABDve yandaşlarını rahatsız etmektedir ve bunlara haddini bildirmeyi, İsraili bölgede tek güç haline getirmeyi kafasına koymuş olan dünya jandarmasının planı Danirmarkada uygulanmaya başlanmış ve bir anda bölgede de etkili olmaya başlamıştır..
Bu arada Türkiye de unutulmamış, ABDnin herhangi bir müdahalesi sırasında Türkiyenin Irakın işgalinde olduğu gibi kenarda kalmasını engellemek için provokasyonlar ülkemizde de kendini göstermeye başlamıştır.
Peygamberimize hakaret edenler tabii ki protesto edilecek, bunu yaptıklarına pişmanlık duymaları sağlanacaktır ancak, bunu yaparken farkına varmadan siyonizme ve emperyalist ABDnin hesaplarına hizmet etmekten uzak durulmalıdır.