BAŞLIĞA aldığım cümle bana ait değil. İktidar yanlısı bir
gazeteden aynen aktardım. Başlığı biraz açmak için haberin spotunu vermek
istiyorum:
Çok sayıda asker kökenli Amerikalının Kuzey Suriye de
YPG saflarında savaştığının bilinmesine rağmen ABD ilk defa bölgeye asker
göndereceğini açıkladı. Böylelikle önceden giden bu askerlere meşru zemin de
sağlanmış olacak.
Sanıyorum söz konusu haberin başlık ve spotu olayın özünü
ortaya koymaya yetiyor. Spot ile başlık arasındaki tek fark, başlıkta ABD nin
PKK ya asker desteği verdiği belirtilirken spotta Kuzey Irak ta uzun bir
süreden beri PYD saflarında ABD askerinin savaştığının bilindiğinden söz
ediliyor. Hemen belirtelim ki başlıkta PKK, spotta PYD denilmesi bir yanlışlığın
ya da çelişkinin ifadesi değil. Çünkü artık herkes biliyor ki, PYD, PKK nın
Suriye kolunun adı. Bu noktada akla gelen soru, Türkiye, Suriye de ABD ile
birlikte hareket ettiğine hatta topraklarını ABD askerlerine açtığına göre
bunda bu ülkeyi yönetenlerin sorumluluk payı yok mu Yani, Suriye de ABD ile
birlikte hareket etmek aynı zamanda PYD ve dolaylı olarak PKK nın ABD
tarafından desteklenmesine en hafif ifadesiyle göz yumulduğu anlamına gelmez
mi Bu da dünkü bir gazetemizin manşete taşıdığı, Gâvuru sevindirme
çağrısını anlamsız kılmıyor mu
Bugün herkesin seçim sonuçlarını konuştuğunu, tüm
dikkatlerin bu noktaya yoğunlaştığını biliyorum. Ancak, insanımız tercihini
ortaya koymuş, sözünü söylemiş olduğuna göre bugün Suriye de yaşananları
hatırlatmanın, kimin kimin yanında, kimin elinin kimin cebinde olduğuna dikkat
çekmek sanıyorum bizleri gündemin dışına itmiş olmaz.
Bu noktada bir başka iktidar yanlısı gazetede yer alan ve
Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar a dayandırılan O silahlar PKK ya gidiyor
başlığı altında yer alan haberi aktarmak istiyorum. Haberin spotunda PKK, PYD
berberliğine dikkat çekiliyor ve bu gerçeğin ABD lilere belgeleriyle
anlatıldığı vurgulanıyordu.
Haberin detayında şu bilgiler yer alıyordu:
Geçtiğimiz Pazartesi İspanya nın başkenti Madrid de IŞİD
karşıtı koalisyon ülkelerinin genelkurmay başkanları bir araya geldi.
Toplantıya Genelkurmay Başkanı Org. Hulusi Akar da bir heyetle katıldı. Bu
görüşmede, PYD yi terör örgütü olarak görmeyen ABD nin askeri yöneticilerine
PYD nin PKK nın Suriye uzantısı olduğu, PYD ye verilen silah ve mühimmatların
PKK ya gittiği, Türkiye nin bu silahlar ile karşılaştığı belgeleriyle
anlatıldı.
Son olarak ABD, Suriye deki PYD unsurlarına 50 ton silah
ve mühimmat yardımında bulunmuş, Washington un Suriye deki Kürt gruplara
verdiği silahların Kandil de PKK nın gizli depolarında depolandığı ortaya
çıkmıştı.
Sanıyorum PKK-PYD ve Suriye deki yaşananlar çerçevesinde
söylenecek başka söze gerek yok.
Sadece, bu haberlerle birlikte Kandil in dokunulmaz bir
karargâh haline ABD nin Irak ı işgalinin ardından getirildiğini ve buranın Kürt
yönetimi bölgesine dâhil olduğunu hatırlamak yeterli olacaktır. Böyle olunca 12
yıldan beri bu ülkeyi yönetenlerin ABD yi stratejik müttefik ilan ettikleri de
düşünüldüğünde kimlere verilen oyların gâvuru sevindireceğini sanıyorum uzun
boylu düşünmeye gerek yok.