Yapısal faydaları ve pratik bakım imkanları, bu türü öne çıkaran en önemli etkenler arasında yer alıyor. Konutların peyzaj alanlarında sıklıkla karşılaşılan altyapı sorunları bu bitkide görülmüyor. Ağacın kök sistemi, bahçelerdeki beton zeminleri veya yürüyüş yollarını kesinlikle tahrip etmiyor.
Kök yapısı boru hatlarına ve kaldırımlara zarar vermiyor
Bahçe sahiplerinin yeni bir fidan dikerken en fazla endişe duyduğu konuların başında altyapı güvenliği geliyor. Gelişen ağaç kökleri zamanla beton zeminleri patlatabiliyor, su borularını veya kaldırımları yerinden oynatabiliyor. Rosaceae familyasına dahil olan bu meyve ağacında ise böyle bir risk bulunmuyor. Yüzeye oldukça yakın ve esnek formda bir kök ağı oluşturuyor. Bu sayede zeminlerde herhangi bir kabarma meydana gelmiyor. Ağacın ulaşabileceği maksimum boy altı metre olarak kaydedildi. Ortalama veya daha dar ölçekli bahçelerde alan daralmasına yol açmadığı için peyzaj planlamasına kolayca dahil edilebiliyor.
İklimsel zorluklara karşı ciddi direnç gösteriyor
Anadolu, Kafkasya ve İran coğrafyaları, bu ağacın tarihsel anavatanı olarak biliniyor. Toprağa ekildiği ilk seneden itibaren hızla gelişerek çiçeklenme evresine geçiş yapıyor. Uzmanlar, köklerde oluşabilecek don riskini ortadan kaldırmak için dikim işleminin kış mevsiminin sonlarında yapılmasını istiyor. Ağaç en yüksek gelişim performansını ise yaz aylarının sıcak günlerinde sergiliyor. Temelde ılıman iklim bitkisi olmasına karşın, soğuk havalara karşı da son derece dayanıklı bir yapıya sahip. Hatta ilkbahar aylarında beklenmedik şekilde bastıran geç don olayları bile ağacın gelişimini durdurmuyor.
Ağustos ayında sulu meyveler hasat ediliyor
Bu türün en büyük avantajlarından biri de toprak konusunda seçici davranmaması. Kireçli, derinliği yetersiz veya sıkışmış toprak yapılarında sorunsuz şekilde yaşayabiliyor. Dikkat edilmesi gereken tek husus, alt toprağın nemli tutulması. Dikim aşamasında fidanın günde en az dört saat güneş ışığına doğrudan maruz kalacağı bir yer seçilmesi büyük önem taşıyor. Kazılacak çukurun ebadı, bitkinin kök torbasından tam iki kat daha büyük olmalı. Ayrıca aşı noktasının kesinlikle toprak yüzeyinin üzerinde kalması isteniyor. Dikim sonrası bol miktarda can suyu verilmesi şart. Daha sonra haftada iki kez düzenli sulanan ağaç, ağustos ayında etli ve bol sulu meyveler vererek üreticisini sevindiriyor.