Körfez'in karanlık sularından birbiri ardına kopup gelen fırtınalı haberler, pompada indirim hayali kuran milyonların hesaplarını fena şaşırttı. Vatandaşın gözü telefonda ateşkes müjdesi beklerken, okyanus ötesinden savrulan çelişkili mesajlar tencerelerdeki yangını daha da hararetlendirdi. Bir yanda diplomatik fısıltılarla sönmeye başlayan varil fiyatları, diğer yanda koskoca bir bakanın ağzından dökülen o korkutucu tırmanış uyarısı... Kafalar oldukça karışık ve belli ki masalarda oynanan bu acımasız diplomatik satrancın en ağır bedeli yine direksiyon başındaki vatandaşa kesilecek.
Barış Masası Yeniden Kuruluyor mu?
Amerika Birleşik Devletleri ile Tahran hattında koptu kopacak denilen o ince bağın, Hürmüz ablukasına rağmen yeniden güçlendiği aktarıldı.
Kulislere sızan sarsıcı bilgilere göre, 7 Nisan'da ilan edilen iki haftalık çatışma arası sona ermeden tarafların daha uzun vadeli bir ateşkes için yüz yüze görüşmeye hazırlandığı kaydedildi. Bu kritik yumuşama sinyali, enerji piyasalarına anında derin bir nefes aldırdı. Brent petrolün varil fiyatının hızla 97 dolara doğru çekildiği, ABD ham petrolünün ise yüzde 3,4'lük sert bir düşüşle 95,69 dolara kadar indiği ifade edildi. ABD Başkanı Donald Trump'ın, "Bu sabah doğru kişiler, uygun kişiler tarafından arandık ve bir anlaşma yapmak istiyorlar" şeklindeki resmi açıklaması, iyimser rüzgarları iyice hızlandırdı. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın ise ülkesinin uluslararası hukuk çerçevesinde barış görüşmelerine devam etmeye hazır olduğunu vurguladığı dikkati çekti.
Körfez'de Abluka Çatlağı
Tansiyonun zirve yaptığı bölgede dengeleri sarsacak bir diğer hamlenin ise Suudi Arabistan'dan geldiği raporlandı.
Wall Street Journal'ın Arap yetkililere dayandırdığı o çarpıcı haberde, Riyad yönetiminin ABD'ye baskı yaparak ablukayı derhal kaldırmasını ve müzakere masasına dönmesini istediği belirtildi. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance cephesinden gelen mesajlar da bu baskının yavaş yavaş karşılık bulduğunu kanıtlar nitelikteydi. Tahran'a uygulanan ablukayla ellerinin güçlendiğini savunan Vance'in, "Hedeflerimize ulaştığımız bir noktadayız. Artık bu süreci yavaş yavaş sonlandırmaya başlayabiliriz" diyerek geri adım sinyali verdiği gözler önüne serildi.
Zirve Kâbusu Kapıda
Barış fısıltılarıyla gevşeyen piyasalara asıl ağır darbe ise bizzat ABD Enerji Bakanı Chris Wright'tan geldi.
Ablukanın enerji arzında yarattığı ölümcül tahribata dikkat çeken Wright'ın, "Hürmüz Boğazı'ndan anlamlı gemi trafiği sağlanana kadar enerji fiyatlarının yüksek ve hatta artıyor olduğunu görebiliriz. Petrol fiyatlarının zirve yapması da muhtemelen önümüzdeki birkaç hafta içinde gerçekleşecek" şeklindeki o karamsar tahmini ortalığı adeta buz kestirdi. Yaz aylarına kadar fiyatlarda kalıcı bir düşüş beklemenin iddialı bir hayal olduğu vurgulanırken, Avrupa'da jet yakıtı ve dizel fiyatlarının varil başına 200 doları aşarak rekor kırdığı hatırlatıldı.
Washington ile Tahran arasında yeniden kurulacak o kritik masadan çıkacak nihai kararlar ve akaryakıt istasyonlarında patlamaya hazır bir bomba gibi bekleyen tabelalara etkisi bekleniyor.




