Dünyanın en büyük iki ekonomisinin liderleri Pekin'de bir araya geliyor.

Temasın yankıları enerji koridorlarında hissediliyor.

Akaryakıt fiyatlarından sanayi üretimine kadar her alanı doğrudan etkileyen petrol piyasası, liderlerin el sıkıştığı dakikalarda yatay seyrediyor.

Orta Doğu'da süren savaş ortamında diplomatik masadan gelecek her kelime küresel ekonominin hararetini ya düşürecek ya da yeni bir rekorun fitilini ateşleyecek.

Pekin'de Tarihi Zirve: "İlişkiler Hiç Olmadığı Kadar İyi"

ABD Başkanı Donald Trump’ın Pekin’deki karşılama töreninde dile getirdiği “Çin ile ABD arasındaki ilişki her zamankinden daha iyi olacak” ifadesi, piyasalardaki tansiyonu bir nebze olsun dindirdi. Bu diplomatik yumuşama sinyalinin ardından Brent petrol 106 dolar, ABD ham petrolü (WTI) ise 101 dolar seviyelerinde yatay bir seyir izlemeye başladı. Bu sakin görünümün perde arkasında, kısa vadede çözüme kavuşması beklenmeyen İran savaşı nedeniyle yatırımcıların temkinli adımları dikkat çekiyor. ABD'nin, İran petrolünün satışına aracılık eden bankalara yönelik yeni yaptırım hamleleri ise piyasadaki gergin bekleyişi tırmandırıyor.

Hürmüz Boğazı'nda Sevkiyat Durma Noktasında

Savaşın küresel enerji arzı üzerindeki tahribatı, uluslararası raporlara "tarihi erime" olarak yansıdı. Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre, çatışmalar bugün sona erse dahi piyasalardaki ekim ayına kadar sürecek "ciddi arz açığı" riskinin devam edeceği vurgulandı. Stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı’ndan geçen günlük sevkiyatın, savaşın başladığı şubat ayından bu yana 6 milyon varil gerilediği kaydedildi. Basra Körfezi'nden çıkış yapabilen tanker sayısının bir elin parmaklarını geçmemesi, küresel stokların alarm vermesine neden oldu.

Hark Adası'nda Sessizlik: Terminaller Boş Kaldı

İran’ın en büyük ihracat noktası olan Hark Adası’ndan gelen son uydu görüntüleri, ekonomik ablukanın boyutlarını gözler önüne serdi. ABD donanmasının limanlara yönelik baskısı sonucunda, yükleme iskelelerinin üst üste dördüncü inceleme döneminde de boş kaldığı saptandı. Diğer taraftan, deniz yoluyla taşınan Rus petrolüne yönelik yaptırım muafiyetinin bu hafta sonu dolacak olması, en büyük alıcı konumundaki Hindistan gibi ülkeler üzerinde baskıyı artırdı. Mevcut barış planlarında somut bir ilerleme sağlanamaması, Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapalı kalma ihtimalini güçlendiriyor.

Gözler şimdi, Pekin'deki dev zirveden çıkacak sonuçların enerji vanalarını yeniden açıp açmayacağına çevrildi.

Kaynak: Haber Merkezi