Cumhurbaşkanlığı tarafından bir maddesi yeniden görüşülmek üzere Meclis‘e geri gönderilen kanun için bir açıklama yapan TÜSİAD, kanunun tarafların endişeleri giderilerek, öncelikli olarak yasalaşması gerektiğini bildirdi.
TÜSİAD: Endişeler giderilsin öncelikli olarak yasalaşsın
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), istihdamı teşvik etmeyi ve işsizlikle mücadeleyi güçlendirmeyi amaçlayan kanunun, tarafların endişeleri giderilerek, öncelikli olarak yasalaşması gerektiğini bildirdi. TÜSİAD, Cumhurbaşkanlığı tarafından bir maddesi yeniden görüşülmek üzere TBMM‘ye geri gönderilen 5920 sayılı ‘‘İş Kanunu, İşsizlik Sigortası Kanunu ve Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun‘‘ hakkında bir açıklama yaptı.
Güvenceli esneklik
TÜSİAD Basın Bürosundan yapılan açıklamada, şu görüşlere yer verildi: ‘‘Çalışma hayatını düzenleyen yasaların işgücü piyasasının ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde ele alınması; istihdamın gelişmesi ve uluslararası rekabet gücümüz açısından büyük önem taşımaktadır. İş yerinin ve üretimin sürdürülebilirliğini esas alan ve çalışma yaşamının dinamizmiyle uyumlu yasal düzenlemeler, ‘güvenceli esneklik‘ uygulamaları ve aktif işgücü politikaları ile birlikte, istihdam kapasitesinin artmasına ve toplumsal refaha katkı sağlayacaktır.
‘İş Kanunu, İşsizlik Sigortası Kanunu ve Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu‘nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun‘, bir yandan yeni yaratılacak istihdam üzerindeki mali yükleri hafifletmeyi, diğer yandan özel istihdam büroları aracılığıyla mesleki faaliyet olarak geçici iş ilişkisi kurulmasına olanak tanımayı amaçlamıştır.
Nihai hedefi istihdamı teşvik etmek olan söz konusu kanunun bir maddesi ile ilgili olarak kamuoyunda ciddi tartışmalar doğmuş olması ve Cumhurbaşkanlığının kısmi vetosu, hazırlık sürecinde düzenleme ile ilgili bazı endişeleri gidermek üzere yeterli çalışmanın yapılmadığına işaret etmektedir.
Mesleki faaliyet olarak geçici iş ilişkisi, ‘güvenceli esneklik‘ anlayışıyla hayata geçirildiği takdirde, işgücü piyasasında esnek çalışma olanaklarının gelişmesine, sosyal içermenin sağlanmasına, yeni istihdam yaratılmasına, kayıt dışılık ve işsizlikle mücadeleye destek olacaktır.
İçinde bulunduğumuz küresel kriz sürecinde, işsizlikle mücadelenin, sosyal politikanın en önemli unsuru olduğu dikkate alınmalıdır. Bu çerçevede, söz konusu kanunun TBMM‘nin olağanüstü toplanacağı dönemde öncelikle ele alınmasına ve tarafların endişelerini giderecek şekilde yasalaşmasına ihtiyaç vardır.‘‘
TİSK: Uzlaşmayla çözümlensin
TİSK, Özel İstihdam Büroları hakkındaki kanunun, devlet, işçi ve işveren temsilcilerinden oluşan üçlü danışma kurulunda uzlaşmayla çözümlenmesini istedi.
Türkİye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK), özel istihdam bürolarıyla ilgili düzenlemeyi içeren yasa tasarısındaki endişelerin, ‘‘devlet, işçi ve işveren temsilcilerinden oluşan Üçlü Danışma Kurulunda uzlaşmayla çözümlenmesini‘‘ önerdi. TİSK‘ten yapılan yazılı açıklamada, 26 Haziranda TBMM‘de kabul edilen 5920 sayılı Kanun‘un, mesleki anlamda geçici iş ilişkisini düzenleyen 1. maddesinin, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından TBMM‘ye geri gönderildiği hatırlatıldı.
Cumhurbaşkanı Gül‘ün iade gerekçesinin, söz konusu çağdaş sistemin özüne ilişkin olmadığı ifade edilen açıklamada, özel istihdam büroları aracılığıyla geçici istihdam sisteminin, AB üyesi ülkelerde yaygın biçimde uygulandığı belirtildi.
Avrupa uygulaması örnek gösteriliyor
Geçici istihdam sayesinde sadece Avrupa‘da her yıl milyonlarca kişiye istihdam yaratıldığı kaydedilen açıklamada, şu görüşlere yer verildi: ‘‘Ülkemize hem ekonomik, hem de sosyal alanda çeşitli katkıları olacak bu yasal düzenleme yoluyla yeni ve ilave istihdam imkanları yaratılarak toplam istihdamda artış, işsizlikte azalış sağlanacak. Özellikle ilk kez iş arayanların, gençlerin ve kadınların iş gücü piyasasına dahil olmalarının yolu açılacak. Daimi istihdama geçişte kurumsal bir atlama taşı oluşturulacak. Önemli büyüklükteki kayıt dışı istihdam kayda alınacak. İş gücü piyasasındaki gayriresmi ilişkiler disipline edilip kontrole kavuşturulacak. Ekonominin büyümesine ve rekabet gücüne olumlu katkıda bulunulacak. Devletin gelirleri ve çalışanların istihdam edilebilirlikleri artırılacak. Ekonomik kriz ortamında istihdam alanında belirli ölçüde iyileşme sağlanacaktır.
Türkiye‘de bu sistemin uygulanmasının, AB normlarının gereği ve Türkiye‘nin çağdaş bir iş gücü piyasasına sahip olması için zorunludur. Söz konusu Kanun, Sayın Cumhurbaşkanımızın uyarıları ve ilgili AB direktifi dikkate alınarak yeniden düzenlenmelidir. Kanun hakkındaki endişeler devlet, işçi ve işveren temsilcilerinden oluşan Üçlü Danışma Kurulunda uzlaşma ile çözümlenmelidir.‘‘



