TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, firmalara ciddi zaman kaybı, ek maliyet ve alıcı firmalara malın teslimi konusunda sorunlar oluşturan ‘‘kırmızı hat‘‘ olarak tabir edilen fiziki muayene uygulamasının bitmesini istediklerini bildirdi.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, firmalara ciddi zaman kaybı, ek maliyet ve alıcı firmalara malın teslimi konusunda sorunlar oluşturan ‘‘kırmızı hat‘‘ olarak tabir edilen fiziki muayene uygulamasının bitmesini istediklerini bildirdi. Büyükekşi, TİM‘in Haziran Ayı Genişletilmiş Başkanlar Kurulu Toplantısında yaptığı konuşmada, ihracatın Türkiye‘nin geleceği olduğunu belirterek, ihracatta kriz sonrasında tempolu bir artış yaşandığını hatırlattı.
Kriz yılında, ciddi kayıpların olduğu pazarlarda, tekrar kuvvetli artışlar sağladığını ayrıca geçen yıllarda büyük açılım yaptıkları pazarlarda da durumun iyi olduğunu bildiren Büyükekşi, ‘‘Biz, yine, ülkemizin moral ve motor gücü olarak çalışmaya devam ediyoruz. Yeter ki biz, içeride politikalarımızı, ihracat artışını sağlamak için uyumlandıralım. İhracatçıya gerekli zemini hazırlayalım‘‘ dedi.
Rekabetçi kur önemli
İhracatçıların istediği zeminlerden birinin rekabetçi kur desteği olduğunu belirten Büyükekşi, rekabetçi kurun kârlılık, inovasyon ve istihdam için önemli olduğunun altını çizdi.
İhracatçılara, en temel sorunları sorulduğunda ihracatçıların yüzde 68‘inin bunun ‘‘kur‘‘ olduğunu söylediğini ifade eden Büyükekşi, ihracatı bir kalkınma stratejisi olarak belirlemiş tüm ekonomilerin, ihracatçılarına rekabetçi kur avantajı sağladığını anlattı.
Kurda yaşadıkları sorunun dışında son dönemde, pariteden kaynaklanan sorunlar yaşamaya başladıklarına dikkati çeken Büyükekşi, şunları kaydetti: ‘‘Parite bizim dışımızda gelişiyor. Ama sonuçları canımızı yakıyor. Pariteden kaynaklanan sorunun çözülmesi için ciddi bir şekilde çalışmaya ihtiyacımız var. Aksi takdirde Avrupa‘da rekabet etmemiz çok zor olacak. Avrupa pazarında sorun yaşayacağımız gibi, içerde de ciddi bir rekabet baskısı yaşayacağız. Biz, bu şartlar altında, bir ‘kur istikrar fonu‘ kurulmasını öneriyoruz. Bu fonun kaynağı olarak da, kısa vadeli sermaye kazançlarından yüzde 1 stopaj kesilmesini öneriyoruz. Fonda birikecek kaynağın da, ihracatçının kur riskini hedge etmek için kullanılmasını öneriyoruz.‘‘





