Ermeni lobilerinin güçlü olduğu Fransa ASALA’ya her türlü desteği sağlıyordu. Öyle ki 1981 Paris’teki Türk başkonsolosluğunu basarak koruma görevlisini öldüren ASALA militanlarına Fransa 7 yıl hapis cezası vermekle yetindi. Olayın ardından Fransız Cumhurbaşkanı Giscard Estain, Dışişleri bakanı İlter Türkmen’e “Ermenilerin tarihsel haklarını arama ve hesap sorma yaklaşımlarına, Fransa’nın karşı çıkmayacağını” söylemişti. Fransa’nın yanı sıra Yunanistan’da ASALA’nın en büyük destekçilerindendi. ABD’de yaşayan Ermenilerin ASALA’ya verdiği her türlü desteğe ABD’de de göz yumuyordu. Avrupa ve ABD ASALA’yı alenen koruyup kolluyorlardı. Ermenilerin Hıristiyan oluşu da Batı dünyasında ASALA’ya duyulan sempatiyi arttırıyordu. Bu sempatinin en bariz kanıtı sözde Ermeni Soykırımının, başta Almanya, Fransa, İtalya, ABD olmak üzere otuzdan fazla ülke tarafından kabul edilmiş olmasıdır.

ASALA’NIN EYLEMLERİNE GÖZ YUMDULAR

Tekrar Günyol’a dönelim. MİT’çi Metin Günyol, Abdullah Çatlı ve arkadaşlarını ASALA’ya karşı kullandıklarını ve başarılı olduklarını söyleyecekti. Kısacası devlet, ASALA terörüne karşı ülkücü gençleri taşeron olarak kullanarak karşı operasyonlara girişmişti. Bu operasyonların varlığını Mehmet Ali Ağca’da doğrulamış, fakat kendisine yapılan teklifi kabul etmediğini söylemişti. Abdullah Çatlı’nın arkadaşları arasındaki isimlerden birinin de Mehmet Ali Ağca’nın olması muhtemel. Ağca yurt dışında çıktığında orada kendisine Çatlı ve arkadaşlarından başka yardım ve yataklık yapmayacağı ortada. Daha önce Avrupa’ya kaçan ülkücülerin Çatlı’nı etrafında kümelendikleri biliniyor.

ÇATLI’NIN ETRAFINDA TOPLANDIKLARI BİLİNİYORDU

MİT’in bu operasyonlara katılacaklara yaptığı teklif cezaların affedilecek olmasıydı. Günyol, Abdi İpekçi Suikasti sonrası yakalanan Mehmet Ali Ağca’yı da ilk sorgulayan kişiydi. Sizce Günyol Ağca’ya bir teklif yapmış mıdır? Yaptıysa bu teklifin içeriği nedir? Ağca ASALA ile mücadeleyle ilgili kendisine de yapılan ve kabul etmediğini söylediği bu teklifi, kimden nerede almıştır. Ağca’nın idam cezasıyla yargılanırken askeri cezaevinden kaçırıldığının da altını çizmemiz gerekiyor. Çatlı ile ilişki kuran ekibin, Mehmet Ali Ağca ile yurt dışında doğrudan ya da dolaylı olarak ilişki kurmaması, imkansız gibi duruyor. Demek ki Ağca ile ilişkiler yurt dışına çıkınca da devam etmiş, ya yüz yüze ya da ikinci, üçüncü kişiler üzerinden. Metin Günyol’un anlattıklarından bu yargıyı çıkartmak zor değil.

CEVAP BEKLEYEN SORULAR?

Ağca’nın çok sıkı korunan askeri cezaevinden nasıl kaçtığı, kaçtıktan sonra yurt dışına nasıl çıktığı da soru işareti. Türkiye’nin gündemindeki bir cinayetin sanığının, önce cezaevinden, sonra da ülkeden kolayca yurt dışına kaçması, sıradanlığın ötesinde bir durumu işaret ediyor. Ağca’nın kaçırılışını organize eden el, bu kaçışla tüm dünyayı sarsacak bir suikastinde aslında startını vermiş. O yıllarda Ağca’ya Papa’ya vurdurtan motivasyon Hıristiyan Batı’nın Ermeni Terör Örgütü ASALA’ya verdiği destekten, başka ne olabilir? ASALA terörü Türkiye’yi kasıp kavururken, Ağaca Papa II. John Paulus’ü başka hangi motivasyonla vurmuş olabilir. Bu suikast girişiminde yabancı istihbarat servislerinin adı sıkça geçse de, sizce Ağca gibi biri Bulgar, Sovyet ya da bir diğer başka ‘dış güç’ için bu tetiği çekmiş olabilir mi? Hem de ülkücülerin sokaklarda ‘Ne ABD ne Rusya ne Kızıl Çin…Her şey Türk’e göre Türk tarafından Türk için’ sloganını atarak yürüdüğü bir dönemde. ASALA’ya operasyon için ilk teklif ülkücü tutuklu İbrahim Çiftçi’ye yapılmıştı. Peki neden İbrahim Çiftçi. 1975 yılında tutuklanan Çiftçi, 1979 yılında idam cezasına çarptırılan ilk ülkücüydü.

DÜNYA AĞACA YERİNE ÇİFTÇİ’Yİ Mİ KONUŞACAKTI?

Mamak Cezaevi’nde bulunan ülkücü İbrahim Çiftçi’ye, ilk idam cezası verilmiş ardından ASALA ile mücadele için de yine ilk teklif Çiftçi’ye yapılmıştı. Bu bir tesadüf olabilir miydi? Fakat Çiftçi bu teklifi kabul etmemişti. Teklifi kabul etmeyen Çiftçi, Ankara Sıkıyönetim Mahkemeleri tarafından altı kere idam cezasına mahkum edildi. Çiftçi, 1987 yılında Askeri Yargıtay Daireler Kurulu kararı ile hakkında verilen idam cezaları kaldırılarak beraat etti. Çiftçi kendisine yapılan bu teklifi kabul etseydi, muhtemelen Mamak Askeri Cezaevi’nden kaçırılarak yurt dışına çıkarılacak ve ASALA karşı yürütülecek operasyonlarında ya da başka operasyonlarda kullanılacaktı. Kim bilir belki dünya Ağca yerine Çiftçi’yi konuşacaktı. Papa suikastiyle kime ya da kimlere nasıl bir mesaj verilmek istenmişti. Görünürde suikast Katolik dünyasının lideri Papa’ya yapılmış olsa da, bu eylemin muhatabının Vatikan olmadığını biliyoruz. Peki o zaman.

SON

Muhabir: Gökçen Göksal