Cezayir, Kamerun, Angola ve Ekvator Ginesi’ni kapsayan 11 günlük yoğun dış gezisini tamamlayan Papa 14. Leo, Roma yolunda çarpıcı açıklamalarda bulundu. Özellikle 28 Şubat'ta patlak veren ABD-İsrail ve İran gerilimine dair konuşan Papa, elinde taşıdığı öldürülen bir çocuğun fotoğrafıyla dünyaya "dur" mesajı verdi.

- "ÇOCUKLARIN KATLEDİLDİĞİ BİR DÜZENDE DEĞERLER SAVUNULAMAZ!"
İran’da süregelen ateşkes durumuna rağmen dökülen kanın durmadığını vurgulayan Papa 14. Leo, kendisine ulaşan acı dolu mektuplardan bahsetti.
Saldırıların ilk gününde evlatlarını kaybeden ailelerin feryadını dile getiren Papa, şu ifadeleri kullandı:
"Az önce, saldırının ilk gününde öldürülen çocukların ailelerinden gelen bir mektup gördüm. Mesele, bir ülkede rejim değişikliği olup olmaması değildir. Asıl mesele, inandığımız insani ve dini değerleri, bu kadar çok masum insanı katletmeden nasıl savunacağımızdır."

- "BELİRSİZLİK KÜRESEL KAOSU TETİKLİYOR!"
İran ile Batı arasındaki müzakerelerin içinden çıkılmaz bir hal aldığını belirten Papa, sürecin tutarsızlığına dikkat çekti.
ABD ve İran’ın her gün değişen tutumlarının küresel ekonomi üzerinde yıkıcı etkiler bıraktığını söyleyen Katolik dünyasının lideri, "Bir gün 'evet' denilen şeye ertesi gün 'hayır' deniliyor. Bu belirsizlik dünyayı kaotik bir noktaya sürüklüyor" dedi.

- REJİM DEĞİŞİKLİĞİ TARTIŞMALARINA SERT ELEŞTİRİ!
İran’da planlanan "rejim değişikliği" senaryolarına mesafeli yaklaşan Papa 14. Leo, savaşın neden olduğu otorite boşluğuna değindi.
İsrail ve ABD saldırılarının ardından İran’da nasıl bir yapının hüküm sürdüğünün bile belirsizleştiğini ifade eden Papa, bu karmaşadan en büyük zararı yine halkın gördüğünü hatırlattı.

- "SAVAŞTAN YANA OLMAYACAĞIM!"
Haberin en dokunaklı anı ise Papa’nın Aralık 2025’te Lübnan’a yaptığı ziyareti hatırlatması oldu.
Kendisini o ziyarette karşılayan Müslüman bir çocuğun, İsrail’in son saldırılarında hayatını kaybettiğini açıklayan Papa, çocuğun fotoğrafını yanından ayırmadığını söyledi.
"Savaştan yana olmayacağım" diyen Papa 14. Leo, tüm tarafları uluslararası hukuka saygı duymaya ve barış için gerçekçi bir diyalog kurmaya davet etti.




