Mısır da dünyanın gözleri önünde bir vahşet yaşanmakta.

Meydanlarda toplanan insanlar demokratik haklarını kullanırlarken eli silahlı

grupların, askerlerin saldırısına uğramakta ve acımasızca katledilmekteler.

Mısır tüm dünyaya özelde ise biz Müslümanlara direnişin

nasıl olması gerektiğini, bir davaya bağlılığın lafla değil icraatla olacağını

göstermekte. Ölüme göz kırpmadan koşanları yenebilecek hiçbir güç yoktur

yeryüzünde. Bizler full HD dev ekranlarımızın karşısında zoraki ağlamaklı cümleler

kurarken orada bir destan yazılmakta.

Ne kadar şehit resmi gördümse Mısır la alakalı neredeyse

hepsinin yüzünde tarifi imkânsız bir tebessüm var. Ölüme gülerek giden

insanların var olduğu bir mücadeleyi siz ne kadar şiddet uygularsanız uygulayın

bastırmazsınız. Onlar özel kurumlarda eğitilerek çıkmadılar meydanlara. Sadece

inançlarının gereğini yapmaktalar. O yüzdendir ki tankın üstüne de çıkmakta,

paletin altına da yatmaktalar. Rol yapmıyor ki onlar sadece doğru bildiklerini

harfiyen yerine getiriyorlar.

Gelecek yıllar bu direnişin nasıl bir mana taşıdığını

daha güzel gösterecektir. Yıllardır baskı, şiddet ve yıldırma ile uyutulmaya

çalışılan milletler artık uyanmaya ve başlarındaki idarecileri sorgulamaya

başlayacaklardır. Sureti Hakk tan görünüp perde arkasında stratejik

ortaklarıyla iş tutanları görecekler ve gerekeni yapacaklardır.

Selam olsun o direnişin şanlı neferlerine! Selam olsun

dirilirken insanlığın ölümüne tanıklık edenlere! Selam olsun onlarla aynı

havayı solumak için reklam yapmadan / ihtiyaç duymadan sadece Rıza-i Bari için

mesafe tanımaksızın yapılan her mitinge iştirak edenlere! Gelecek güzel günler

bu güzel insanların gayretlerinin hürmetine şekillenecek Allah ın izniyle

Zihinlerde inkılap başlatmak

İnsanoğlu gerçekten tuhaf bir varlık. En küçük bir

rahatsızlıkla bile başa çıkamıyorken kalkar dünyaya nizamat verme iddiasında

bulunur. Kendisini yoktan var eden Yaratıcısına bilmeden savaş açar. Pek çoğu

belki bunun farkında bile değilken bir kısmı ise zihinlerinde oluşturdukları

dünya şablonuna herkesi sokmaya çalışırlar.

Kılık kıyafetten tutun da düşüncelerin bile aynı olmasını

isteyenler biraz insaf sahibi olsalar düştükleri açmazın nasıl bir şey olduğunu

görecekler. Kendi fikrine katılanları sevmek ama farklı düşünen kardeşlerini

dışlamak en belirgin özellik olmamalı. Neticede insanız hepimiz ve inanç

çerçevesinde kardeşiz. İman için akıl öncelikli olmakla birlikte insan olmayı

ve insanca davranmayı tercih edenler hep kazançlı çıkanlardır baktığımızda.

Düşünce yapısına ters gördüğü insana nefretle bakan insan; gün geldiğinde o

insana muhtaç olduğunda ise ne yardım isteyecek yüzü kalır ne de yardım

olunacak hali.

İnandığı değerler insanın her anını kaplamalı ama

kafasındaki dünya da inancının önüne geçmemeli. Allah-u Teala kullarına nasıl

bir hayat sürmeleri gerektiğini açık seçik göstermişken birilerinin kalkıp

zihin dünyasını işte sizin için belirlenen yaşam budur. diye sunması doğru

değildir.

Bizler birbirimiz sırf Allah rızası için sevmedikçe ve

birbirimize kardeş gözüyle bakmadığımız müddetçe ne kadar gayret göstersek

netice alamayacağız. Zihni inkılabı gerçekleştirerek bambaşka ufuklara ulaşarak

özlenen ve beklenen o kutlu yürüyüşü gerçekleştireceğiz inşallah. Allah yar ve

yardımcımız olsun!..

Minik bir tebessüm

Kıssadan hisse: Ümmetin ağlaması gereken bir zamanda göz

pınarları kurumuş bir neslin en azından tebessüm etmeyeceğini düşünerek buraya

fıkra koymak gelmedi içimden.

İlgilisine notlar:

Üzülme! Çünkü Yaradan umudu en çaresiz anlarda yollar.

Unutma! Yağmurun en şiddetlisi kara bulutlardan çıkar. Hz. Mevlana

Rahmetli Erbakan Hoca nın bir yerlere getirip adam

ettiği insanlar şimdi kalkmışlar onun yolundan gidenlere laf etmekteler. Semer

altın da olsa eşeklik bakidir.

Ümmet elbet bir gün doğacak, hiçbir doğum da acısız

olmaz. Seyyid Kutup