Sektör ekleri editörlüğü dolayısıyla kendisiyle röportaj yaptığım sektör aktörlerinden birisi, Türkiye de reel ekonominin masa başında çarpıtılarak halka yansıtıldığını belirterek ilginç bir benzetme yaptı: "Ekonomi büyüyor, enflasyon düşüyor, fakat halka yansıyan hiçbir şey yok. Bu neye benziyor biliyor musunuz Bir insan, günde üç kilo kırmızı et yiyor. Hem de ızgara filan değil, yağlı tavada. Fakat, dört buçuk senede, bir gram bile kilo alamıyor. AKP hükümetinin bizlere takdim ettiği ekonomi tablosu da buna benziyor. Eğer böyle bir ekonomi tablosu varsa, Türkiye de işçi, memur, emekli, asgari ücretli dahil olmak üzere herkesin ceplerinden paraların sarkmış olması gerekmiyor mu "

Makro ekonomi, mikro ekonomi muhabbetleri ve yaşadığımız paradoks için yapılabilecek harika bir benzetme Plastik işleriyle uğraşan bu işadamı, Türkiye nin en beceriksiz hükümeti Yamasol un ekonomiyi duvara tosladığı günlerde bile işlerinin bu kadar kötü olmadığını vurguluyor ve ekliyor: "Kapasite kullanım oranımız yüzde 30 lara düştü. İstim üzerindeyiz Piyasa topu atan ve kepenklerini kapatan işletmelerle doldu"

Bunları niye yazıyoruz Önceki günlerde, sabahleyin evden çıkma hazırlıkları yaparken, bir ara TV 8 in Sabah programına gözümüz ilişti Erkan Tan ın sunduğu programın konuğu Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun idi. Coşkun, Erkan Tan ın verdiği ara gazıyla, habire ekonomiyle ilgili pembe tablolar çiziyordu "Sürdürelebilir ekonomik büyüme sağlanmış. Tarih boyunca ilk kez kapasite kullanım oranları yüzde 81 e ulaşmış "

Geçtiğimiz günlerde 2. Matbaacılar Sitesi Yönetim Kurulu Başkanı yla görüşmüştüm Başkan, yaklaşık 900 matbaacının ortak sıkıntılarını bilen, aynı zamanda bu sektörde iş yaptığı için sorunları bizatihi yaşayan birisi. "Bu sektörde iş yapan birisi varsa, gelsin işlerimizi değiştirelim" diyecek kadar da açık yürekli. Diyor ki, "Bundan böyle bu sektöre hiç kimse yatırım yapmaz. Bizim işlerimiz dört sene önce çok daha iyiydi. Bundan sonra iyi olacağı konusunda kuşkularım var"

Acaba diyorum, benim yaşadığım Türkiye ile Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun un yaşadığı Türkiye ayrı ayrı iki ülke mi Bizde mi terslik var, anlatılanlarda mı

Kerli ferli medya kalemşörlerinin mesleğimizin temeliyle ilgili söyledikleri bir şey vardır: "Gazeteciliğin temeli muhabirliktir" Yani, sırtında çantası dolaşan, haber toplayan, piyasaların nabzını, halkın tansiyonunu yerinde tesbit eden insandır

Dört senedir AKP nin ekonomi politikalarına ve piyasalarla ilgili yönetimine her fırsatta övgüler düzen, masa başında memleketi pembe renklerle bezeyen medya kalemşörlerimiz, senenin bir günü bile olsa, sokaklara çıkıp esnafın, küçük işletmelerin, KOBİ lerin sesini neden duymazlar Bu paradoks nereden besleniyor biliyor musunuz Hemen her sektörde cirit atan, devletle ve hükümetle işlerinin limoni olmasını istemeyen medya baronlarından Al gülüm, ver gülüm "Bizim işlerimiz yürüsün de, memleketin esnafı batmış, çıkmış kimin unurunda"