“Akarımızı kesmişler”, “şahsi faturalarımızı ödettirmeye çalışmışız”, “şantaj habercilik yapıyormuşuz”, dahası “bazı meslek örgütleriyle para operasyonu yapıyormuşuz”!

Gazetecilik mesleğinde bazı zorluklarla karşılaşıyoruz ama böylesi ciddi ithamlara pek maruz kalmamıştık. Bir gazeteci ile ilgili böyle ciddi ithamlarda bulunan bir kişinin, bunu da ispat etme sorumluluğu var. Hele hele bu ithamlarda bulunan kişi önemli bir makamda oturan üst düzey bürokratsa!

Ama gelin görün ki; bu üst düzey bürokrat, 5 aydır şahsımla ilgili ortaya attığı ithamlarla ilgili (belgesi var demesine rağmen) ne belge getirebildi, ne de yüzleşmeye gelebildi! Belge getiremeyen bürokrat, bu sefer bir aracı vasıtasıyla “sulh sağlamak istediğini ve her türlü reklam desteğinin verileceği teklifinde” bulundu.

Bizim kimseyle şahsi olarak bir kavgamız ve derdimiz olamaz. Kamuyu ve milleti ilgilendiren bir konu varsa mesleğimiz gereği haberini yapıyoruz. Onun için “sulh sağlamak” ve ‘reklam teklifi” garibimize gitse de bu bürokratla ancak “helalleşme” konusunda görüşebileceğimizi ilettik. Ama kaç hafta geçti ona de gelmedi!

Bunları niye anlattım? Şahsımla ilgili bu yaşadıklarım kamuyu ilgilendirmiyor. Ancak, kamuyu, milleti ilgilendiren bir kurumun başında oturan bir bürokratın, sırf “aleyhinde haber yaptı diye” bir gazeteciyi itibarsızlaştırmaya çalışması gerçekten düşündürücü. Böyle bir bürokrattan da ülke ve millet adına nasıl bir hizmet beklenir onu da kamuoyunun takdirine bırakıyorum.

Bunu belirttikten sonra sahada çiftçi gerçekten zor günler geçiriyor. Geçtiğimiz gün Anadolu’dan bir çifti arayarak “ intihar ” aşamasına geldiğini anlattı. Bunu, çiftçinin ruh halini ortaya koymak için yazıyorum. Bu çiftçi kardeşimiz, buğdaydan para kazanamadığını, fazla kotası bulunmadığı için pancardan da bir gelir elde edemediğini, hayvancılıkta yaşanan sıkıntılardan dolayı da hayvanlarını kestiremediğinden bahsetti. Bunları bahsettikten sonra da doğal olarak; “Ben ne yapacağım?” diyerek çaresizliğini ortaya koydu.

Tarım Bakanlığı da inşallah durumun ciddiyetinin farkındadır. Vakit geçirmeden üreticiyi rahatlatacak bazı adımların atılması gerekiyor. Öğrendiğimiz kadarıyla Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba ’nın et konusunda birkaç gün içinde bir açıklama yapması bekleniyor.

Et ve Süt Kurumu’nun marketlere verdiği karkas etin fiyatı ne olacak? Bakanın yapacağı açıklamada bu konu büyük önem taşıyor. Mevcut durumda 23 liradan verilen fiyatlar, “vatandaş daha ucuza et yesin maksadıyla” aşağıya çekilmek istenebilir. Bakan Fakıbaba, böyle bir açıklama ile üreticinin karşısına çıkarsa, bu durum üretici açısından sıkıntının daha da büyüyeceği anlamına geliyor.

Diğer yandan et spekülatörleri konusunda da bir şeyler söylemek istiyorum. Hatırlayacaksınız, kırmızı et fiyatlarının her yükselişinde, Bakanlar, kendi sorumluluklarını bir tarafa bırakarak bunun sorumlusu olarak hemen “et spekülatörlerini” gösteriyorlardı. Ama ne acıdır, Tarım Bakanlığı’nın et fiyatlarını haksız bir şekilde yükselttiği iddia edilen bu “et spekülatörleri” ile ilgili bir adım atmadığı ortaya çıktı. Önceki gün Ekonomi Muhabirleri Derneği üyeleri ile bir araya gelen Rekabet Kurumu Başkanı Prof. Dr. Ömer Torlak, kırmızı et fiyatlarının olması gerekenden yüksek şeklindeki şikâyetlere yönelik kendilerine ulaşmış çok somut, altı dolu bir müracaat ya da şikâyetin olmadığını söyledi.

Tarım Bakanlığı’nın hakkı olmasına rağmen “et spekülatörleri” ile ilgili olarak Rekabet Kurumu’na bile bir müracaatta bulunmaması gerçekten düşündürücü!

Buradan da şunu anlıyoruz ki; ‘et spekülatörlerinden’ dert yanan Bakanlar, aslında tribüne oynamışlar!