Ahmet Altan‘ın Star‘daki ‘Ergenekon‘u Nabucco mu yakalattı?‘ başlıklı yazısı başlıktakı soruyu akla getiriyor... Ama yazıyı okuyunca derin düşüncelere dalmak ihtimali de mevcut:
"(...) Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) Boru Hattı Anlaşması‘nın 12‘inci maddesinin 1‘inci fıkrası ne diyordu? ‘Tüm proje boyunca devlet makamları tüm kişilerin güvenliğini sağlayacak, tesisler ve kişileri iç savaş sabotaj, abluka, ihtilal, ayaklanma, isyan, karışıklık, terörizm, adam kaçırma, ticari zorbalık, organize suç veya diğer tahripkár olaylardan kaynaklanan tüm zarar ve ziyana karşı koruyacaktır.‘ Yani... 20. yüzyılın projesi olarak nitelendirilen Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı Projesi‘nde, projeyi tehdit edebilecek unsurlar arasında darbe ihtimali de risk olarak sayılmıştı. Türkiye, ‘ihtilal‘ durumunda BTC için yüklü tazminat ödemek zorunda...
Rusya‘nın Avrupa‘daki gaz tekelinin kırılmasını sağlayacak olan Nabucco Projesi‘nde durum nedir? Türkiye‘ye 5 milyar Euro‘luk en büyük dış yatırım, 15 bin kişiye iş imkánı...
Ve ucuz doğalgaz tedariki sağlayacak olan Nabucco Projesi‘nde güvenliği AB sağlayacak, öncelikle bunu anımsatalım... Belli ki bu nedenle yıllardır ‘darbe‘ riski yüzünden uluslararası piyasalarda risk pirimi ödeyen Türkiye, Nabucco‘yla bu yüz kızartıcı riskten ve risk primi ödemekten azad edildi. AB ile müzakere ve sivilleşme yolunda atılan adımlar ‘darbe‘ riskini Nabucco Projesi‘nden çekip çıkarttı. Nabucco ile AB‘nin darbeyi risk primi dışına çıkarmasının Türkiye‘nin demokrasisi açısından da bir dönüm noktası olduğuna dair yorumlar, Ergenekon süreciyle de kesişiyor...
ABD‘yle Avrupa‘nın kendi kamplarının enerji nakil hatlarının geçeceği bölgeleri ‘darbecilere‘ ve ‘darbeciliğe‘ bırakmayacağı çok açık...
Bakü-Tiflis-Ceyhan‘dan Nabucco‘ya değişen ne? Ergenekon‘un didik didik edilmesi... Ve buna karşı da ‘darbenin‘ risk olmaktan çıkması. Ankara‘daki ‘Ergenekon direnişçileri‘ bunları görmüyor mu ya da görüyor da ‘çaresiz‘ oldukları için mi maskeleri fütursuzca atıyor, bilemiyorum...(...)"
(Ahmet Altan / STAR)





