An itibari ile…
Filistin diye bir devlet var mı?
Tamam, Türkiye başta olmak üzere Büyükelçilikleri var…
Tamam, Birleşmiş Milletler’de kıyısında köşesinde var…
Tamam, Mahmut Abbas adında bir Filistin Devlet Başkanı var…
Ama gelin görün ki, bu Mahmut Abbas Filistin topraklarından, Filistin Havalimanı’ndan uçağına atlayıp Ankara’ya, İstanbul’a ya da bir başka ülkeye gidebiliyor mu?
Gidemiyor…
Siyonistler izin verirse Siyonistlerin havalimanından kalkan uçaklarla gidebiliyor…
Peki, Filistin’in ulusal parası var mı? Yok!
Peki, Filistin’in bağımsız bir ordusu var mı? Yok!
Peki, Filistin’in bir korunan ülke sınırı var mı? Yok!
Filistin egemen bağımsız bir devlet mi? Hayır, devlet demek için en azından yukarıdaki şartlar gerekli…
Devletin zorunlu unsuru " egemenlik" tir. Bağımsız olmayan bir devlet, devlet kabul edilemez. Uluslararası devlet topluluğunca da hukuken tanınmaz.
Bir devletin rejimi yani hukuk tüzel kişiliği bulunmalıdır… Filistin’in var mı?
ACİLEN DEĞİL HEMEN ŞİMDİ BAĞIMSIZ FİLİSTİN DEVLETİ!
Acilen değil hemen şimdi bağımsız Filistin Devleti kurulmalıdır…
Bakınız Siyonist, soykırımcı İsrail hangi zulümleri yapıyor?
Soykırımcı İsrail, 17 binden fazla hastanın tedavi için yurt dışına çıkışını engelliyor…
Gazze‘deki Filistin Sağlık Bakanlığı, tedavi amacıyla yurt dışına sevk edilmesi gereken 17 binden fazla hastanın İsrail’in uyguladığı kısıtlamalar nedeniyle Gazze Şeridi’nden çıkış yapamadığını açıkladı.
Yetkililer, yaşanan gecikmelerin hasta ölümlerini artırdığına dikkat çekti.
GAZZE’DE 17 BİN 757 HASTA SEVK BEKLİYOR
Gazze Sağlık Bakanlığı Müsteşar Vekili Mahir Şamiye, Gazze kentindeki Şifa Tıp Kompleksi’nde düzenlediği basın toplantısında, 20 Mayıs itibarıyla yurt dışında tedavi edilmesi gereken hastalara ait 17 bin 757 sevk dosyasının bulunduğunu bildirdi.
Şamiye, Refah ve Kerem Ebu Salim sınır kapılarından şimdiye kadar yalnızca 3 bin 226 kişinin çıkış yapabildiğini belirterek, bunların sadece bin 204’ünün hasta olduğunu, geri kalanların ise refakatçilerden oluştuğunu ifade etti.
Tedavi bekleyen hasta sayısı ile Gazze’den ayrılabilenlerin sayısı arasındaki büyük farkın ciddi bir insani krize yol açtığını vurgulayan Şamiye, bu durumun hastaların yaşadığı acıları derinleştirdiğini ve günlük ölüm vakalarının artmasına neden olduğunu söyledi.
Sevk listelerinin tamamen tıbbi kriterler doğrultusunda hazırlandığını belirten Şamiye, uzman doktorlardan oluşan danışma kurulunun hastaları risk derecesi ve tedavi ihtiyaçlarına göre değerlendirdiğini kaydetti.
Şamiye, Hasta Hizmetleri Biriminin Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ile koordinasyon halinde çalıştığını, hasta listelerinin hazırlanması ve takibinin uluslararası standartlara uygun şekilde yürütüldüğünü ifade etti.
Tüm hasta isimlerinin ve sevk işlemlerinin çok aşamalı denetim ve inceleme süreçlerinden geçirildiğini belirten Şamiye, sürecin tamamen tıbbi gereklilikler temelinde işletildiğini söyledi.
Gazze’deki sağlık krizinin temel sorumlusunun İsrail olduğunu dile getiren Şamiye, uzun süren güvenlik soruşturmaları ve sınır kapılarındaki geçiş günlerinin azaltılmasının yurt dışına çıkabilen hasta sayısını ciddi şekilde düşürdüğünü belirtti.
Refah Sınır Kapısı üzerinden Mısır’a geçişlerin haftada en fazla üç günle sınırlandırıldığını aktaran Şamiye, Kerem Ebu Salim Kapısı üzerinden gerçekleştirilen tıbbi tahliyeler için ise haftada yalnızca bir gün ayrıldığını kaydetti.
Bu uygulamaların Gazze‘deki hastaların uzman sağlık hizmetlerine erişimini engellemeyi hedefleyen sistematik bir politika niteliği taşıdığını vurguladı.
Gazze Sağlık Bakanlığı, 7 Ekim 2023 öncesinde uygulanan mekanizmalar çerçevesinde yurt dışı tedavi sisteminin yeniden işler hale getirilmesini talep etti.
Şamiye ayrıca Filistin büyükelçiliklerinin Gazze dışına çıkarılan hastaların durumlarını takip etmesi gerektiğini belirterek, uluslararası kuruluşlar ve insan hakları örgütlerine İsrail üzerinde baskı kurmaları çağrısında bulundu.
Gazze‘deki hastane ve sağlık tesislerinin yeniden inşa edilmesi ve gerekli ekipmanlarla donatılmasının da yurt dışına sevk edilen hasta sayısını azaltacağını ifade eden Şamiye, her geçen günün daha fazla can kaybına yol açtığını ve tedavi bekleyen binlerce hastanın hayatının risk altında olduğunu söyledi.





