Körfez'de aylardır süren askeri ve diplomatik bilek güreşinde hararet en üst seviyeye tırmandı. Amerikan ablukası ve uranyum zenginleştirme krizinin gölgesinde yürütülen temaslar, Tahran'dan gelen resmi açıklamalarla ilk kez bu kadar net şekilde deşifre oldu. Dışişleri Bakanlığı koridorlarında hareketli saatler yaşanırken, İran devlet televizyonunun karşısına geçen Bakan Erakçi'nin her kelimesi Washington ve Tel Aviv'de yankı buldu. Küresel piyasaların ve petrol koridorlarının kaderini belirleyecek bu kritik hamlede, masaya sürülen şartlar ise adeta birer ültimatom niteliğinde.

İki Sayfalık Metin İçin Geri Sayım

Bakanlığın talep edilen tüm hususları titizlikle metne işlediğini kaydeden Erakçi, olası mutabakat zaptının teknik detaylarına dair ipuçları verdi. Belgenin iki sayfadan az olduğunu ve her kelimesinin defalarca gözden geçirildiğini aktaran İranlı Bakan, "Mutabakat zaptının gelecek birkaç gün içinde dijital ortamda imzalanması ihtimali mevcut" sözleriyle yeşil ışık yaktı. Ancak bu imzanın bir açık çek olmadığını hatırlatan Erakçi, zaptın içindeki maddelerin hayata geçirilmemesi durumunda, nihai anlaşma için masaya dahi oturulmayacağını kesin bir dille vurguladı.

Uranyum ve Yaptırımlar İçin Tek Şart

Masadaki en büyük kördüğüm olan nükleer program konusunda Tahran'ın tavrı oldukça net. Yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş uranyum stoklarının akıbetine değinen Erakçi, "Bunun tek yolu bu malzemenin İran'da seyreltilmesidir" diyerek sınır dışına çıkarma formüllerine kapıyı kapattı. Ambargoların tamamen kaldırılması ve ülkenin yeniden inşası için kurulacak özel fon mekanizması gibi can alıcı başlıkların ise ancak nihai anlaşma aşamasında karara bağlanacağı ifade edildi.

ABD'nin cephede havlu attığı için müzakere talep ettiğini öne süren Erakçi, şu değerlendirmede bulundu:

"Düşman savaşta hedeflerine ulaşamayacağını anladı ve ümitsizliğe kapıldı. Bununla birlikte müzakere talep etti. Müzakerelerin sonucunun İran'ın çıkarları için iyi olacağını ve savaş meydanındaki kazanımları pekiştireceğini düşünüyorum."

Hürmüz Boğazı'nda Ücretsiz Dönem Bitti

Haber kanallarının ve askeri analistlerin pürdikkat kesildiği en sert çıkış ise deniz ticareti koridorları üzerine oldu. ABD'nin bölgeye uyguladığı deniz ablukasının kaldırılması şartının metinde yer aldığını doğrulayan Erakçi, Hürmüz Boğazı'nın yönetim modelinin tamamen değişeceğinin sinyalini verdi. Boğazın Umman ve İran egemenliğinde olduğunu hatırlatan Bakan, "İki ülke bundan önce boğazdaki hizmetleri ücretsiz sağlıyordu. Umman ile idareye ilişkin olumlu görüşmeler yaptık. Kılıcımız, Hürmüz Boğazı'nın üzerinde olacaktır" ifadelerini kullandı.

İsrail Pusuya Yattı Karar Konseyde

Medyada dolaşan sahte taslak metinlere itibar edilmemesi gerektiğinin altını çizen Erakçi, İran'ın dondurulmuş varlıklarının serbest kalması için de özel bir sistem kurulduğunu kaydetti. Sürecin sabote edilmek istendiğini de gizlemeyen Bakan, "Bu anlaşmanın düşmanları var ve bunların başında İsrail rejimi geliyor. Eğer altyapımıza yönelik tehditler nedeniyle geri adım atacak olsaydık, bunu daha önce yapmış olurduk" dedi. Siyasi kulisleri hareketlendiren bu dev hamlenin son durağı ise İran Ulusal Yüksek Güvenlik Konseyi olacak.

Erakçi, kararın ortaklaşa alınacağını ve netleştiği an kamuoyuna ilan edileceğini belirterek sözlerini noktaladı.

Kaynak: Haber Merkezi